Biz öğle yemeği saatine kadar Chicago'ya varmalıyız.We should get to Chicago by lunchtime.
Tarifede varış saatine baktım.I looked up the arrival time in the timetable.
O saatine baktı.He glanced at his watch.
O saatine baktı ve beşgeçtiğini kaydetti.She looked at her watch and noted that it was past five.
Öğle yemeği saatine kadar burada olması gerekiyor.She's supposed to be back by lunchtime.
Onun öğle yemeği saatine kadar geri dönmesi gerekiyor.She's supposed to be back by lunch time.
Saatimi her sabah istasyon saatine göre ayarlarım.Every morning I set my watch by the station clock.
Senin saatine gör saat kaç?What's the time according to your watch?
Tom genellikle günün bu saatine kadar sarhoştur.Tom is usually drunk by this time of day.
Tom saatine baktı.Tom glanced at his watch.
Tom hiç saati saatine olmadı.Tom has never been punctual.
Tom saatine baktı ve öğle yemeği vaktine sadece beş dakikası kaldığını gördü.Tom looked at his watch and saw that he only had five minutes left until lunchtime.
O çok değerli bir kol saatine sahip.He owns a very valuable wristwatch.
Tom saatine bakıp durdu.Tom kept checking his watch.
Tom saatine bakıp duruyordu.Tom kept checking his watch.
Tom habire saatine bakıyordu.Tom kept checking his watch.
Tom saatine baktı ve kaşlarını çattı.Tom glanced at his watch, and frowned.
Tom'un öğle yemeği saatine kadar dönmesi gerekiyor.Tom is supposed to be back by lunch time.
Tom saatine baktığında ne kadar geç olduğunu gördüğüne şaşırmıştı.When Tom looked at his watch, he was surprised to see how late it was.
Tom tekrar saatine baktı.Tom looked at his watch again.
Büyükbabanın altın saatine ne oldu?Whatever happened to your grandfather's gold watch?
Bugün Kolombiya, Kolombiya yerel saatine göre, akşam 9.30'da Paraguay'a karşı oynayacak.Today Colombia plays against Paraguay at half past 9 in the evening, Colombia local time.
Tom saatine baktı ve bana geri döndü.Tom looked at his watch and then back up at me.
Ana sayfanın rengi de günün saatine göre otomatik olarak değişti.The color of the homepage also automatically changed according to the time of the day.
Havalimanının çalışma saatleri Moskova saatine göre 09:00 ile 20:00 saatleri arasındadır .The airport's operational hours are from 09h00 to 20h00 Moscow time.
Bütün zamanlar Brezilya yerel saatine (UTC–3) göredir. ^ Veronica Costa (19 August 2016).All times are Brasília Time (UTC–3) Veronica Costa (19 August 2016).
Bütün zamanlar Brezilya yerel saatine (UTC–3) göredir. ^ "Jumping Team Round 2".All times are Brasília Time (UTC–3) "Jumping Team Round 2".
Bütün saatler Orta Avrupa Saatine göredir.All times in Central European Time.
Onu çıkardıklarında yayın saatine zar zor yetişirler.After getting him out, they barely make it in time for the broadcast.
Uçuş mühendisi Hiroshi Fukuda da, 9.800 toplam uçuş saatine sahipti.The Flight Engineer was Pan Mintsi , with a total flying hours of 4,980 hours.
Tüm zamanlar, CST (UTC+8) yerel saatine göredir.(CST – UTC+8) All times are local.
Not: Bütün zamanlar ev sahibi şehrin yerel saatine göredir.The distinguished people of the times visited the family home.
Tüm zamanlar (UTC+1) yerel saatine göredir.(CET – UTC+1) All times are local.
Sonra eski saatine dönmüştür.He then resumed his earlier course.
Hikaye anlatma saatine hoţgeldiniz.Welcome to story reading time.
Şarap içmeyi düşünün, ve "Long Now (Gelecek Şimdi)" vakfının Saatine yolculuk ettiğinizi.Think about drinking wine, about a journey to the Clock of the Long Now.
Restoranın bilmediğim bir arka kapısı vardı... ...kapanış saatine kadar onu bekledim.The restaurant had a back door, which I didn't know, so I waited for him till closing time.
Can saatine göre para kazanıyor.So Maria charges as a function of hours.
Saatine bak.Look at your watch.
O kıyamet saatine ilişkin bilgi Allah katındadır.Only God has the knowledge of the Hour.
Kıyamet saatine ilişkin bilgi O'nun katındadır. Siz de O'na döndürüleceksiniz.He alone has knowledge of the Hour, and to Him will you return.
O kıyamet saatine ilişkin bilgi Allah katındadır. Yağmuru O yağdırır.Indeed Allah has the knowledge of the Last Day!
Kıyamet saatine ilişkin bilgi, Allah'a bırakılır.To Him is referred the knowledge of the Hour.
Bu bileşen, el bilgisayarınızın saatini PC saatine bakarak ayarlar. NameTime Synchronization
Alt Ağaçtaki En Yeni İletinin Tarihine/ Saatine göreBy Date/ Time of Most Recent in Subtree
Gruptaki En Yeni İletinin Tarihine/ Saatine göreby Date/ Time of Most Recent Message in Group
Tüm zamanlar ( UTC+2) yerel saatine göredir. [1]All times are local (UTC+2).[2]
Uçak kaza yaptığında 6802 uçuş saatine sahipti.[1]The aircraft had sustained 6802 flight hours.[2]
Nicole ve Simon kapanış saatine kadar eşyaların konduğu bir dolapta saklanır.Nicole and Simon hide in a utility closet until closing time.
Khowyter, tristar'da 388 saat de dahil olmak üzere 7.674 uçuş saatine sahipti.Khowyter had 7,674 flying hours, including 388 hours in the TriStar.
Hasanain, tristar'da 125 saat de dahil olmak üzere 1.615 uçuş saatine sahipti.Hasanain had 1,615 flying hours, including 125 hours in the TriStar.
MIUI 11'de günün saatine göre kendiliğinden değişen bildirim ve alarm sesleri bulunur.MIUI 11 has notification and alarm sounds that change their sounds depending on the time.
Suriye'de içecekler günün saatine ve duruma göre değişiklik gösterir.Drinks in Syria vary, depending on the time of day and the occasion.
Saatine bakıp bir çay daha söyledi.Er blickte auf seine Uhr und bestellte noch einen Tee.
Bütün saatler Orta Avrupa Saatine göredir.Alle Uhrzeiten sind nach Mitteleuropäischer Zeit angegeben.
Sonra eski saatine dönmüştür.Anschließend kehrte er in seine alte Position zurück.
Planı saatine göre uygulamalısınız.Vous devriez exécuter le plan selon l'horaire.
Sonra eski saatine dönmüştür.Il revint ensuite à son état antérieur.
Ana sayfanın rengi de günün saatine göre otomatik olarak değişti.El color de la página de inicio cambia también automáticamente según a la hora del día.
Onu çıkardıklarında yayın saatine zar zor yetişirler.Después de sacarlo, apenas llegan a tiempo para la emisión.