Ana içeriğe geç
Sözlük

saatin ile cümle

saatin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yani her 189 gazeteyi dağıtmak için 3 saatiniz var.To znamená, že má 3 hodiny na každých 189 novin.
Yani her 189 gazeteyi dağıtmak için 3 saatiniz var.To znamená že má 3 hodiny na každých 189 novín.
Yani her 189 gazeteyi dağıtmak için 3 saatiniz var.Vagyis három óra jut a 189 újságra.
Yani her 189 gazeteyi dağıtmak için 3 saatiniz var.И така, вие разполагате с 3 часа време за доставката на всеки 189 броя вестници.
Yani her 189 gazeteyi dağıtmak için 3 saatiniz var.Отже, маємо 3 години для кожних 189 газет.
Yani her 189 gazeteyi dağıtmak için 3 saatiniz var.اذاً لدينا 3 ساعات لكل 189 صحيفة
Yemek saatinde bir arkadaşla spor yap.Пограти з другом в спортивну гру в обідню перерву,
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.Ik realiseerde me dat deze theorie ook verklaart waarom Chris' klok zoveel beter was dan de mijne.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.그리고 제 이론은 왜 크리스의 시계가 제 것보다 훨씬 더 좋았는지를 가르쳐 주었습니다.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.Mi-am dat seama că teoria mea explică şi de ce ceasul lui Chris e mult mai bun decât al meu.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.Mi sono reso conto che questa teoria spiega anche perché l'orologio di Chris è di gran lunga migliore del mio.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.Og jeg forstod at denne teori også forklarer hvorfor Chris' ur er så meget bedre end mit.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.Ta teoria wyjaśnia dlaczego zegar Chrisa był lepszy od mojego.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.Und ich begriff, dass diese Theorie auch erklärt, warum die Uhr von Chris besser als die meine war.
Ve dudukları her bir biip sesinin aralığının saatini kaydetmeye başlıyorlar.日時を記載しておきました そして 「あれ?
X SaatiNameX ClockName
X SaatiNameX ClockName
X SaatiNameX ClockName
X SaatiNameX ClockName
X SaatiNameX ClockName
X SaatiNameX ClockName
X SaatiNameX ClockName
X SaatiNameX ClockName
X SaatiNameX ClockName
X SaatiNameX clockName
X SaatiNameX- kelloName
X SaatiNameX 시계Name
X SaatiNameX UrName
X SaatiNameX ساعةName
X SaatiNameΡολόι XName
X SaatiNameГодинник XName
Yedi saatinizi almayacağım.Aber ich werde mir diese 7 Stunden nicht nehmen.
Yedi saatinizi almayacağım.Ale naštěstí pro vás to nebude trvat sedm hodin.
Yedi saatinizi almayacağım. Gerek yok.7시간이나 쓰지는 않으렵니다.
Yedi saatinizi almayacağım. Gerek yok.Ik zal de 7 uur niet volmaken.
Yedi saatinizi almayacağım. Gerek yok.Não vou demorar sete horas.
Yedi saatinizi almayacağım. Gerek yok.Nie zrobię tego...Dziękuję.
Yedi saatinizi almayacağım. Gerek yok.אני לא אקח את כל השבע שעות. תודה לכם.
Yedi saatinizi almayacağım. Gerek yok.لن أستغرق كل السبع ساعات. شكرا لكم.
Yedi saatinizi almayacağım. Gerek yok.ただ この例だけ ご覧いただきましょう
Yedi saatinizi almayacağım.Ja si neprivlastním všetkých sedem hodín.
Yedi saatinizi almayacağım.Je ne vais pas prendre sept heures.
Yedi saatinizi almayacağım.Nem fogok hét egész órát beszélni.
Yedi saatinizi almayacağım.Nhưng tôi sẽ không dành hết 7 tiếng đó.
Yedi saatinizi almayacağım.No me tomaré las 7 horas.
Yedi saatinizi almayacağım.Non mi prenderò tutte e sette le ore.
Yedi saatinizi almayacağım.N-o să vă țin șapte ore.
Yedi saatinizi almayacağım.Няма да ви отнемам тези седем часа.
Yedi saatinizi almayacağım.Я не потрачу семь часов.
Yemek saatinde bir arkadaşla spor yap.Поиграть с другом в спортивную игру в обеденный перерыв.
Restoranın bilmediğim bir arka kapısı vardı... ...kapanış saatine kadar onu bekledim.Restaurantul avea o uşă în spate, de care nu aveam habar, aşa că l-am aşteptat până la ora închiderii.
Restoranın bilmediğim bir arka kapısı vardı... ...kapanış saatine kadar onu bekledim.Wir waren in einem Restaurant. Ich wusste nichts vom Hinterausgang und blieb bis zum Schluss.
Restoranın bilmediğim bir arka kapısı vardı... ...kapanış saatine kadar onu bekledim.Το εστιατόριο είχε πίσω πόρτα, το οποίο δεν ήξερα, οπότε τον περίμενα μέχρι να κλείσει.
Restoranın bilmediğim bir arka kapısı vardı... ...kapanış saatine kadar onu bekledim.Мы были в ресторане, я не знала, что там есть черный ход. Поэтому я ждала его до закрытия.
Restoranın bilmediğim bir arka kapısı vardı... ...kapanış saatine kadar onu bekledim.Ресторантът имал изход отзад, а аз го чаках, докато затвориха.
Saatin nasıl görüntüleneceğini gösterir.So werden Zeitangaben dargestellt.
Saatin nasıl görüntüleneceğini gösterir.Sposób wyświetlania czasu.
Saatin nasıl görüntüleneceğini gösterir.Tako bo prikazan čas.
Saatin nasıl görüntüleneceğini gösterir.Takto bude zobrazen čas.
Saatin nasıl görüntüleneceğini gösterir.Takto bude zobrazený čas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod