Saatin altında zaman dilimininin adını göster.Naam van de tijdzone tonen onder de tijd.
Saatin altında zaman dilimininin adını göster.Näyttää aikavyöhykkeen nimen kellonajan alla.
Saatin altında zaman dilimininin adını göster.Pod časom prikaži ime časovnega pasu.
Saatin altında zaman dilimininin adını göster.Pokaż nazwę strefy czasowej pod czasem.
Saatin altında zaman dilimininin adını göster.Visa tidszonens namn under tiden.
Saatin altında zaman dilimininin adını göster.Vis navnet på tidszonen under tidspunktet.
Saatin altında zaman dilimininin adını göster.Visualizza il fuso orario sotto l' ora.
Saatin altında zaman dilimininin adını göster.Zobrazí názov časovej zóny pod časom.
Saatin altında zaman dilimininin adını göster.Zobrazit název časového pásma pod časem.
Saatin altında zaman dilimininin adını göster.Εμφάνιση της ωρολογιακής ζώνης κάτω από την ώρα.
Saatin altında zaman dilimininin adını göster.Показувати назву часового поясу під даними про час.
Saatin altında zaman dilimininin adını göster.Показывать часовой пояс под временем.
Saatin altında zaman dilimininin adını göster.הצג את שם אזור הזמן מתחת לשעה.
Saatin altında zaman dilimininin adını göster.أظهر اسم المنطقة الزمنية تحت الوقت
Saatin altında zaman dilimininin adını göster.時刻の下にタイムゾーンを表示します。
Saatin bir saat olarak mı yoksa geriye doğru sayan bir zamanlayıcı olarak mı kullanılacağına karar verir.Bestämmer om klockan används som klocka eller som tidtagning som räknar ner.
Saatin bir saat olarak mı yoksa geriye doğru sayan bir zamanlayıcı olarak mı kullanılacağına karar verir.Decide se o relógio é usado como tal ou como cronómetro que conta para trás.
Saatin bir saat olarak mı yoksa geriye doğru sayan bir zamanlayıcı olarak mı kullanılacağına karar verir.Décidez que l'horloge est utilisée comme une horloge ou comme un chronomètre qui compte à rebour.
Saatin bir saat olarak mı yoksa geriye doğru sayan bir zamanlayıcı olarak mı kullanılacağına karar verir.Decyduje o tym czy zegar jest używany jako zegar czy jako stoper, który odlicza czas odwrotnie.
Saatin bir saat olarak mı yoksa geriye doğru sayan bir zamanlayıcı olarak mı kullanılacağına karar verir.Indica si se utilizará el reloj como reloj o como cronómetro que cuenta hacia atrás.
Saatin bir saat olarak mı yoksa geriye doğru sayan bir zamanlayıcı olarak mı kullanılacağına karar verir.Καθορίζει αν το ρολόι θα χρησιμοποιηθεί ως χρονόμετρο ή ως αντίστροφη μέτρηση.
Saatin bir saat olarak mı yoksa geriye doğru sayan bir zamanlayıcı olarak mı kullanılacağına karar verir.يقرّر:: يفصل:: يحسُم:: يقضي بحكم IF ساعة هو مُستخدَم a ساعة أو a المؤقِت.
Saatine bak. Bakıyor musun?Schauen Sie auf die Uhr.
Saatine bak.Bardzo dobrze. Nie wygrał jeszcze.
Saatine bak.Erittäin hyvä. Et ole voittanut vielä.
Saatine bak.Kijk op je horloge.
Saatine bak.Meget god. Du har ikke vundet endnu.
Saatine bak.Molto buona. Non hai ancora vinto.
Saatine bak.Mycket bra. Du har inte vunnit ännu.
Saatine bak.Nézd meg az óráját.
Saatine bak.Podívejte se na hodinky.
Saatine bak.Poglej na svojo uro.
Saatine bak.Rất tốt. Bạn đã không chiến thắng được nêu ra.
Saatine bak.Regardez votre montre
Saatine bak.Sangat baik. Anda belum menang.
Saatine bak.Uită-te la ceas.
Saatine bak.Veľmi dobre. Ste nevyhrali ešte.
Saatine bak.Πολύ καλή. Δεν έχει κερδίσει ακόμα.
Saatine bak.Дуже добре. Ви не виграли ще.
Saatine bak.Очень хорошо. Вы не выиграли еще.
Saatine bak.Погледни часовника си.
Saatine bak.جيد جدا. أنت لم يفز حتى الان.
Saatine bak.あなたはまだ優勝していない。 時計を見てください。
Saatin gerçekten çok pahalı olduğunu söylediler.Eu spus ca e foarte scump.
Saatin gerçekten çok pahalı olduğunu söylediler.Hanno detto che è veremente costoso.
Saatin gerçekten çok pahalı olduğunu söylediler.Ils ont dit que c'était vraiment cher.
Saatin gerçekten çok pahalı olduğunu söylediler.Mereka bilang ini sangat mahal.
Saatin gerçekten çok pahalı olduğunu söylediler.Sie sagten die Uhr ist wirklich teuer.
Saatin gerçekten çok pahalı olduğunu söylediler.Είπαν οτι είναι πολύ ακριβό.
Saatin gerçekten çok pahalı olduğunu söylediler.Они сказали, что эти часы жутко дорогие.
Saatini çıkarmayı unutmuş, bileğinde metal bir nabız gibi tik tak atıyor.A uitat să-şi oprească ceasul care ticăie, un puls de metal pe încheietura mâinii.
Saatini çıkarmayı unutmuş, bileğinde metal bir nabız gibi tik tak atıyor.Er vergaß, seine Armbanduhr auszustellen, die wie ein metallener Puls gegen sein Handgelenk tickt.
Saatini çıkarmayı unutmuş, bileğinde metal bir nabız gibi tik tak atıyor.Ha dimenticato di spegnere l'orologio, che ticchetta con un battito metallico contro il suo polso.
Saatini çıkarmayı unutmuş, bileğinde metal bir nabız gibi tik tak atıyor.Han har glömt att stänga av sin klocka, som tickar, likt en metallpuls mot hans handled.
Saatini çıkarmayı unutmuş, bileğinde metal bir nabız gibi tik tak atıyor.Ha olvidado apagar su reloj, el cual hace tictac, como un pulso metálico contra su muñeca.
Saatini çıkarmayı unutmuş, bileğinde metal bir nabız gibi tik tak atıyor.Il a oublié d'éteindre sa montre, qui fait tic tac, comme une impulsion de métal contre son poignet.
Saatini çıkarmayı unutmuş, bileğinde metal bir nabız gibi tik tak atıyor.그런데 시계 꺼놓는 것을 깜박 잊었네요. 손목에서 차가운 맥박처럼 똑딱거려요.
Saatini çıkarmayı unutmuş, bileğinde metal bir nabız gibi tik tak atıyor.הוא שכח לכבות את השעון שלו, שמתקתק, כמו זרם מטאלי על מפרק ידו.
Saatini çıkarmayı unutmuş, bileğinde metal bir nabız gibi tik tak atıyor.鉄の鼓動のように 手首で時を刻んでいる 彼には聞こえていない
Saatiniz var, proteininiz var.. ve şimdi bunun gibi ipek bir bardak... ...suçluluk duymadan atılabilir.Así, tienen un reloj, tienen proteína, y ahora un vaso de seda como este puede ser descartado sin culpa.