Düşünsel içeriğin en son istenilen kullanılabilir saatini buradan belirleyin.Angiv senest beregnede tid for brug af det ophavsretslige indhold her.
Düşünsel içeriğin en son istenilen kullanılabilir saatini buradan belirleyin.Defina aqui a última hora de utilização do conteúdo intelectual.
Düşünsel içeriğin en son istenilen kullanılabilir saatini buradan belirleyin.Définissez ici l'heure prévue à partir de laquelle l 'œ uvre de l'esprit ne pourra plus être utilisée.
Düşünsel içeriğin en son istenilen kullanılabilir saatini buradan belirleyin.Establezca aquí la última hora prevista para el contenido intelectual.
Düşünsel içeriğin en son istenilen kullanılabilir saatini buradan belirleyin.Geben Sie hier die letzte vorgesehene Benutzungszeit des intellektuellen Inhalts an.
Düşünsel içeriğin en son istenilen kullanılabilir saatini buradan belirleyin.Imposta qui l' ora fino a quando è utilizzabile il contenuto intellettuale.
Düşünsel içeriğin en son istenilen kullanılabilir saatini buradan belirleyin.Voer de tijd in van het laatste moment van bedoeld gebruik van de intellectuele inhoud.
Düşünsel içeriğin en son istenilen kullanılabilir saatini buradan belirleyin.Wybierz najpóźniejszy zamierzony czas użycia zawartości intelektualnej.
Düşünsel içeriğin en son istenilen kullanılabilir saatini buradan belirleyin.Ορίστε εδώ την αργότερη χρήσιμη ώρα του πνευματικού περιεχομένου.
Düşünsel içeriğin en son istenilen kullanılabilir saatini buradan belirleyin.Тут ви можете встановити останній час придатності інтелектуальної власності вмісту.
Düşünsel içeriğin en son istenilen kullanılabilir saatini buradan belirleyin.Установить верхнюю границу времени использования интеллектуальной собственности.
Düşünsel içeriğin en son istenilen kullanılabilir saatini buradan belirleyin.知的コンテンツの使用を許可する期間の終了時間を設定します。
Filmin bir saatini bir karakterle geçirmek zorundaydık.Nous avions pour mission de créer un personnage pendant une heure du film.
Gecenin bu saatinde burada ne işin var?Apa yang membawamu ke sini pada jam ini?
Gecenin bu saatinde burada ne işin var?Apa yang membawamu ke sini pada jam ini?
Gecenin bu saatinde burada ne işin var?Bilo je medtem ko... skupaj. Sedi tukaj. Stop.
Gecenin bu saatinde burada ne işin var?Co tady děláš v tuhle hodinu?
Bu saati ve saatin kaç olduğunu göremiyorum,Не мога да видя този часовник и не мога да видя времето, така че свети Боже!
Bu saati ve saatin kaç olduğunu göremiyorum,בגדול, אני לא יכולה לראות את השעון הזה ואני לא יכולה לראות מה השעה.
Bu saati ve saatin kaç olduğunu göremiyorum,أنا لا أستطيع رؤية هذه الساعة ولا أستطيع رؤية التوقيت،
Bu saati ve saatin kaç olduğunu göremiyorum,だから それを理由に
Bu, sadece bu ülkede 4 milyar saatin boşa gitmesi demek.이 나라에서만 낭비되는 시간이 40억 시간입니다.
Bu, sadece bu ülkede 4 milyar saatin boşa gitmesi demek.40億時間の無駄です 91億リットルのガソリンが無駄になっています
Bu, sadece bu ülkede 4 milyar saatin boşa gitmesi demek.Asta înseamnă patru miliarde de ore irosite numai în această țară.
Bu, sadece bu ülkede 4 milyar saatin boşa gitmesi demek.C'est 4 milliards d'heures perdues rien que dans notre pays.
Bu, sadece bu ülkede 4 milyar saatin boşa gitmesi demek.Das sind vier Milliarden Stunden, die allein in diesem Land vergeudet werden.
Bu, sadece bu ülkede 4 milyar saatin boşa gitmesi demek.Dat zijn vier miljard uren die alleen al in dit land verspild worden.
Bu, sadece bu ülkede 4 milyar saatin boşa gitmesi demek.Det är fyra miljarder timmar som slösas bort bara i det här landet.
Bu, sadece bu ülkede 4 milyar saatin boşa gitmesi demek.Dette er fire milliarder spildte timer i dette land alene.
Bu, sadece bu ülkede 4 milyar saatin boşa gitmesi demek.Empat miliar jam terbuang di negara ini saja.
Bu, sadece bu ülkede 4 milyar saatin boşa gitmesi demek.Ez 4 milliárd elpocsékolt órát jelent, csak ebben az országban.
Bu, sadece bu ülkede 4 milyar saatin boşa gitmesi demek.Jsou to 4 milióny hodin promrhaných jen v této zemi.
Bu, sadece bu ülkede 4 milyar saatin boşa gitmesi demek.São quatro biliões de horas desperdiçadas só neste país (EUA).
Bu, sadece bu ülkede 4 milyar saatin boşa gitmesi demek.Sarebbero quattro miliardi di ore buttate via solo in questo paese.
Bu, sadece bu ülkede 4 milyar saatin boşa gitmesi demek.Son 4 mil millones de horas desperdiciadas sólo en este país.
Bu, sadece bu ülkede 4 milyar saatin boşa gitmesi demek.To je štiri milijarde ur zapravljenih samo v tej državi.
Bu, sadece bu ülkede 4 milyar saatin boşa gitmesi demek.Tổng cộng lại đó là 4 tỉ giờ đồng hồ bị lãng phí trong nước ta mà thôi.
Bu, sadece bu ülkede 4 milyar saatin boşa gitmesi demek.To sú 4 milióny hodín premárnených len v tejto krajine.
Bu, sadece bu ülkede 4 milyar saatin boşa gitmesi demek.W sumie to 4 mld. zmarnowanych godzin tylko w USA. W sumie to 4 mld. zmarnowanych godzin tylko w USA.
Bu, sadece bu ülkede 4 milyar saatin boşa gitmesi demek.Συνολικά 4 δισεκατομμύρια ώρες σπαταλούνται μόνο σε αυτή τη χώρα.
Bu yüzden, sabahın çok erken saatinde, daha güneş doğarken, onu görmeye gittim.So ging ich am sehr frühen Morgen zu ihm, als die Sonne aufging.
Bu yüzden, sabahın çok erken saatinde, daha güneş doğarken, onu görmeye gittim.Sono andata da lui di mattina molto presto, al sorgere del sole.
Bu yüzden, sabahın çok erken saatinde, daha güneş doğarken, onu görmeye gittim.Tak som k nemu išla veľmi skoro ráno, hneď ako vyšlo slnko.
Bu yüzden, sabahın çok erken saatinde, daha güneş doğarken, onu görmeye gittim.Thế là tôi đến nhà ông thật sớm khi mặc trời đang mọc.
Bu yüzden, sabahın çok erken saatinde, daha güneş doğarken, onu görmeye gittim.Vyrazila jsem tedy za úsvitu za ním.
Bu yüzden, sabahın çok erken saatinde, daha güneş doğarken, onu görmeye gittim.Τον επισκέφτηκα πολύ νωρίς ένα πρωινό, καθώς ανέτελλε ο ήλιος.
Bu yüzden, sabahın çok erken saatinde, daha güneş doğarken, onu görmeye gittim.На следващият ден, рано сутринта, по изгрев слънце, отидох при него.
Bu yüzden, sabahın çok erken saatinde, daha güneş doğarken, onu görmeye gittim.Тому я пішла до нього рано-вранці, як тільки зійшло сонце.
Bu yüzden, sabahın çok erken saatinde, daha güneş doğarken, onu görmeye gittim.Я пошла к нему ранним утром, как только взошло солнце.
Bu yüzden, sabahın çok erken saatinde, daha güneş doğarken, onu görmeye gittim.שאם הוא יאמר "כן", כולם יסכימו.
Bu yüzden, sabahın çok erken saatinde, daha güneş doğarken, onu görmeye gittim.فذهبت إليه مبكرا جداً في الصباح، مع إرتفاع الشمس.
Bu yüzden, sabahın çok erken saatinde, daha güneş doğarken, onu görmeye gittim.彼がドアを開けると そこには私が立っていました
Çalışma gününün bitiş saatini girin.% 1 @ title: groupAdja meg a munkanapok befejezési időpontját.% 1 @ option: check
Çalışma gününün bitiş saatini girin.% 1 @ title: groupAnge tiden då arbetsdagen slutar.% 1 @ title: group
Çalışma gününün bitiş saatini girin.% 1 @ title: groupAnna työpäivän päättymisaika.% 1 @ option: check
Çalışma gününün bitiş saatini girin.% 1 @ title: groupGeben Sie die Zeit ein, zu der ein Arbeitstag endet. %1 @title:group
Çalışma gününün bitiş saatini girin.% 1 @ title: groupIndique a hora do fim do dia de trabalho.% 1 @ title: group
Çalışma gününün bitiş saatini girin.% 1 @ title: groupIndtast sluttidspunktet for arbejdsdagen.% 1 @ title: group
Çalışma gününün bitiş saatini girin.% 1 @ title: groupInserisci l' ora a cui finisce la giornata di lavoro. %1 @title: group
Çalışma gününün bitiş saatini girin.% 1 @ title: groupIntroduzca la hora de finalización de la jornada laboral. %1 @title: group