Ana içeriğe geç
Sözlük

saati ile cümle

saati kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
O, öğle yemeği saatinde evde olmayacak.He won't be home at lunch time.
O yanında bir çalar saati almadan asla yolculuk yapmaz.He never travels without taking an alarm clock with him.
Onun saati on dakika geridir.Her watch is ten minutes slow.
Saati sabahın üçünü gösteriyordu.Her watch read three o'clock in the morning.
O onun saatini çaldıHe stole her watch.
Yeni saatini kaybetti.She lost her new watch.
O, saatini on dakika ileri aldı.She advanced her watch ten minutes.
O saatine baktı ve beşgeçtiğini kaydetti.She looked at her watch and noted that it was past five.
Öğle yemeği saatine kadar burada olması gerekiyor.She's supposed to be back by lunchtime.
Onun öğle yemeği saatine kadar geri dönmesi gerekiyor.She's supposed to be back by lunch time.
Uçağın tarifeli uçuş saati nedir?What's the flight's scheduled arrival time?
Babam eski saatimi tamir etti.My father repaired my old watch.
Duyulan tek ses saatin tik takıydı.The only sound to be heard was the ticking of the clock.
Öğle yemeği saatinde domuz gibi pizza ve tavuk yedik.We pigged out on pizza and chicken at lunchtime.
Saatimin nerede olduğunu biliyor musun?Do you know where my watch is?
Saatim nerede?Where is my watch?
Saatim zamanı her zaman doğru gösterir.My watch keeps good time.
Dün gece iki saati televizyon izleyerek geçirdim.I spent two hours watching television last night.
Saatimi gerçekten tamir ettirmeliyim.I really must have my watch repaired.
Saatimi her sabah istasyon saatine göre ayarlarım.Every morning I set my watch by the station clock.
Çalar saatim çalışmadı. Geç kalmamın nedeni budur.My alarm clock didn't work. That's why I was late.
Çalar saatin ayarını ayarla.Adjust the setting of the alarm clock.
Çalar saatin ayarını yap.Adjust the setting of the alarm clock.
Çete onu yere yıktı ve saatini çaldı.The gang knocked him down and robbed him of his watch.
Saatimi bulamıyorum.I can't find my watch.
Bu saati sevmiyorum.I don't like this watch.
Bizim toplantı saatinde bir yıldız parlar.A star shines on the hour of our meeting.
Saatim durmuştu, bu yüzden saati bilmiyordum.My watch stopped, so I didn't know the time.
Sizin saatinize göre şimdi saat kaç?What time is it now by your watch?
Saatiniz şimdi saatin kaç olduğunu söylüyor?What time does your watch say it is now?
Sizin saatinize göre saat kaç?What time does your watch say it is now?
Ben saatimi tamir ettirdim ama tekrar bozuldu.I had had my watch repaired, but it broke again.
Babamın bana verdiği saati kaybettim.I lost the watch that my father gave me.
Saatimin onarılması gerekiyor.My clock needs to be fixed.
Yazıyı bitirmek 2 saatimi aldı.It took me 2 hours to finish the essay.
Kol saatim geri kalmış olmalı.My watch must be slow.
Saatimi nerede tamir ettirebilirim?Where can I have my watch repaired?
48 saati dakikaya dönüştürürseniz, kaç dakika yapar?If you convert 48 hours into minutes, how many minutes does that make?
Oğlum saati söyleyebilir.My son can tell time.
Lütfen bana tam saati söyle.Please tell me the correct time.
O saati onarmak zorunda.He has to fix the clock.
O, saati onarmak zorundadır.He has to repair the clock.
Saati tamir et.Fix the watch.
Bütün bu noel hediyelerini paketlemek için en azından iki saatimi harcayacağım.I'll spend at least two hours wrapping all these Christmas presents.
Saatim beş dakika ileri.My clock is five minutes fast.
Saatim çok dakik.My watch is very precise.
Saatin kaç olduğunu merak ediyorum.I wonder what time it is.
Bu bir kol saati değil.It is not a watch.
Saatim beş dakika geri kalmış.My watch is five minutes slow.
Bana tam saati söyleyebilir miydiniz, lütfen?Could you tell me the exact time, please?
Savaşın ilk birkaç saati içinde, Birlik güçleri kazanıyorlardı.In the first few hours of the battle, Union forces were winning.
Saatim on dakika ileri.My watch is ten minutes late.
Saatin farkında mısın, Aşkım?Are you aware of the time, Love?
Benim bu saatim asla durmaz.This watch of mine never stops.
Onun ölümünün 24 saati içinde onu yakarak kül haline getirdi.She cremated him within 24 hours of his death.
Ona günün belirli bir saatini vermezdi.She wouldn't give him the time of day.
Günde birkaç saati web sayfamı düzenleyerek geçiriyorum.I spend a few hours a day maintaining my website.
Bir günde kaç saati ofisinde geçirirsin?How many hours a day do you spend in your office?
Senin saatine gör saat kaç?What's the time according to your watch?
Saatin kaç olduğu hakkında bir fikrin var mı?Do you have any idea what time it is?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
saati ile cümle - Sayfa 4 - saati kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App