sa ile cümle
sa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bugünlerde hangi tür şarkılar popüler?What kind of songs are popular these days?
Yakında sizden haber almak için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to hearing from you soon.
Çok geçmeden seni görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to seeing you before long.
Yakın gelecekte uzay yolculuğu artık sadece bir hayal olmayacak.In the near future, space travel will no longer be just a dream.
Ben yakın gelecekte bir ara sana uğrayacağım.I'll drop in on you sometime in the near future.
Bu güzel günlerden bir gün o sadece hak ettiğini alacak.One of these fine days he will get his just deserts.
Ben kısa sürede seninle tekrar görüşmek için sabırsızlanıyorum.I look forward to meeting you again soon.
Ben kısa sürede sizi tekrar görmek için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to seeing you again soon.
Kas dokusu sayısız hücreden oluşur.Muscle tissue consists of innumerable cells.
Sahip olduğum az miktarda parayı ona verdim.I gave him what little money I had.
Sana lokal anestetik vereceğim.I'll give you a local anaesthetic.
Bazı lokal şiddetli yağmur sağanaklarından dolayı oraya gitmediğimize sevindim.I'm glad we didn't go there because there were some localized heavy rain showers.
Adil rekabet sektörünün sağlıklı büyümesi için gereklidir.Fair competition is necessary for the healthy growth of industry.
Nasıl olduysa yaşlı adam sağlığına kavuştu.Amazingly, the old man recovered his health.
Konuşamayacak kadar çok şaşırdım.I was too astonished to speak.
Şaşkınlık beni konuşmamdan mahrum etti.Astonishment deprived me of speech.
Konuşamayacak kadar çok şaşırmıştım.I was too surprised to speak.
Şaşkınlıkla gözleri büyüdü.Her eyes become round in surprise.
Şaşırdım, o yaşıyordu.To my surprise, she was alive.
Şaşırdım, köyde hiç kimse yoktu.To my surprise, there were no people in the village.
Şaşırdım, kapı açıktı.To my surprise, the door was unlocked.
Şaşırtıcı şekilde, onun bir hırsız olduğu ortaya çıktı.Surprisingly enough, he turned out to be a thief.
O onunla sadece ilgilenmiyor, ona deli oluyor.He is not just interested, he's crazy about it.
Heyecanlı izleyici konser salonuna koştu.The excited audience ran into the concert hall.
Sürüş öğretmenim daha sabırlı olmam gerektiğini söylüyor.My driving instructor says I should be more patient.
Bir sınıfa girdiğiniz zaman şapkanızı çıkarın.Take off your hat when you enter a classroom.
Sınıfta kalan çok az sayıda öğrenci vardı.There were few students left in the classroom.
Sınıfta az sayıda çocuk vardı.There were few children in the classroom.
Öğretmenlerine karşı saygılı olmalısın.You should be respectful to your teachers.
Sabır bir öğretmen için gereklidir.Patience is essential for a teacher.
Kilise çanı saat üçte çalardı.The church bell used to ring at three.
Ders kitabınızın 50. sayfasını açın.Open your texts to page 50.
Kyoko bir şarkı mırıldanarak gitti.Kyoko went away, humming a song.
Soyguncu bir arka sokakta ona saldırdı.The robber attacked her on a back street.
Büyük güce sahip egemen milletler olduğu sürece savaş kaçınılmazdır.As long as there are sovereign nations possessing great power, war is inevitable.
Güçlü Yen, ekonomiyi sarsıyor.A strong yen is shaking the economy.
Bir açık artırmada tablo satın aldım.I obtained the painting at an auction.
Ben sadece yarışlarda kaybettim bu yüzden beş parasızım.I just lost at the races so I'm flat broke.
Ben tam olarak Kyoko'nun nerede yaşadığını bilmiyorum, ama Sannomiya yönünde.I don't know exactly where Kyoko lives, but it's in the direction of Sannomiya.
Lütfen yabanmersini kavanozunu Takako'nun göremeyeceği bir yere sakla.Please hide the blueberry jam where Takako can't see it.
Balık yemek sağlığın için yararlıdır.Eating fish is good for your health.
Onlar balık ve et satarlar.They sell fish and meat.
Onlar balık ve et satıyorlar.They sell fish and meat.
Nasıl balık yakalayacağını sana göstereceğim.I'll show you how to catch fish.
Balık ve kırmızı şarap birlikte gitmez.Fish and red wine don't go together.
Sadece balık değil aynı zamanda et de ye.Eat not only fish, but also meat.
Lütfen izinsiz konuşmaktan sakının.Please refrain from speaking without permission.
Biz oldukça samimi olarak konuştuk.We talked quite frankly.
Mevcut olanlar habere şaşırdılar.Those present were surprised at the news.
Geçen yıl bir sanat dersi aldım.I took an art class last year.
Geçen sene kurulan lunapark sağolsun şehir popüler oldu.Thanks to the amusement park built last year, the city has become popular.
Geçen yaz her zaman sabah yürüyüşe çıkardım.Last summer, I always took a walk in the morning.
Sadece geçen yıl bir çocuğumuz vardı.We had a kid just last year.
Ben iki şişe süt satın aldım.I bought two bottles of milk.
Sadece biraz süt kaldı.There's only a little milk left.
Süt sana iyi gelir. Her gün içsen iyi olur.Milk will do you good. You'd better drink it every day.
Süt yerine şarap içer misin?Will you drink wine instead of milk?
Süt, yumurta, tereyağı ve benzeri şeyleri satın almalısınız.You must buy milk, eggs, butter, and so on.
İnekler bize süt sağlar.Cows provide us with milk.
İnekler bize iyi süt sağlar.Cows provide us with good milk.