sa ile cümle
sa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sağ gözüm sıcak basıyor.My right eye feels hot.
Sağ gözüme bir şey oldu.Something has happened to my right eye.
Sağ ayağım uyuşuyor.My right foot is sleeping.
Sağdan gitmelisin.You should keep to the right.
Sağ taraftaki bina bir okuldur.The building on the right side is a school.
Sağ tarafla ısırma.Don't bite on the right side.
Sağa dönersen, ofisimi bulursun.Turn to the right, and you'll find my office.
Üst sağ yirmilik dişim ağrıyor.My upper right wisdom tooth hurts.
Sağ elinizi kaldırın.Raise your right hand.
Sağ tarafınızda denizi görebilirsiniz.You can see the sea on your right.
Benim sağ elim uyuşmuş.My right hand is numb.
Sağ kulağımdan irin çıkıyor.Pus is coming out of my right ear.
Sağ ayağımda nasır var.I have a corn on my right foot.
Sağa dönün.Turn to the right.
Sağ tarafınıza yatın.Lie on your right side.
Sağa dönünce hastaneyi bulursun.Turning to the right, you will find the hospital.
Sağa dönünce, beyaz bir kule göreceksin.Turning to the right, you will see a white tower.
Sağ elbise kolunu yukarı çek.Roll up your right sleeve.
Eğer sağa dönerseniz, büyük bir bina göreceksiniz.If you turn right, you will see a big building.
Sağa dönün ve oteli bulacaksınız.Turn to the right, and you'll find the hotel.
Her zaman sağdan gelen trafiğe yol ver.Always give way to traffic coming from the right.
Herhangi bir şey saklama.Don't hold back anything.
İçme suyundaki asit yağmuru insan sağlığını etkiler.Acid rain in drinking water affects human health.
Aşırı içerek sağlığını riske atma.Don't risk your health by over drinking.
Şimşek çaktığında köpek yatağın altına saklandı.The dog hid under the bed whenever lightning flashed.
Cinayetler zincirinin aynı adam tarafından işlendiği sanılmaktadır.The chain of crimes are thought to have been committed by the same man.
Bir dizi olay savaşın başlamasına yol açtı.A chain of events led to the outbreak of the war.
Tek tekerlekli bir bisikletin sadece bir tekeri vardır.A unicycle has only one wheel.
Bir iki gün içinde sana bildireceğim.I'll let you know in a day or so.
Bir ya da iki gün içinde sana cevap vereceğim.I'll give you an answer in a day or two.
Bir kitap ince, diğeri ise kalın. Kalın olanının yaklaşık 200 sayfası var.One book is thin. The other is thick. The thick one has about 200 pages.
Bir saniye dakikanın altmışta biridir.A second is a sixtieth part of a minute.
Ben her zaman ilk olarak spor sayfasını okurum.I always read the sports page first.
En yakın sanat galerisi nerede?Where's the nearest art gallery?
En küçük çocuk her sabahı kreşte geçirdi.The youngest child spent every morning at a nursery.
En sağdaki şerit yapım aşamasındadır.The rightmost lane is now under construction.
Dört gece için sahip olduğunuz en ucuz odayı istiyorum.I'd like the most inexpensive room you have for four nights.
Sonunda en iyisini satın almak her zaman daha ucuzdur.It's always cheaper in the end to buy the best.
İnsanların çoğu savaşa karşıdır.The people at large are against war.
Bana bir şans verin.Give me a shot.
Sana bir içecek ısmarlayacağım.I'll buy you a drink.
Sana bir içki ısmarlayacağım.I'll buy you a drink.
Bütün gün kendinizi eve kapamak sağlığınız için iyi değildir.It is not good for your health to shut yourself in all day.
Hayatın her günü tarihte bir sayfadır.Every day of thy life is a page in thy history.
Bir gün yirmi dört saattir.A day has twenty-four hours.
Sanırım hoş bir gün olacak.I think it's going to be a nice day.
Bir şey yapmaya karar verdikten sonra ona sadık kalın.Once you have decided to do something, stick to it.
Böylesine saçma bir hikayeyi sana kim anlattı?Whoever told you such a ridiculous story?
Allah aşkına neden yeni yapılmış evini sattın?Why on earth did you sell your newly-built house?
Çok çalışarak hayallerinin gerçekleşmesini sağlayabilirsin.You can make your dream come true by working hard.
Sıkı çalışma ve kendini adama sana başarıyı getirecektir.Hard work and dedication will bring you success.
Sizin şirkette çalışmak için sabırsızlanıyoruz.I'm looking forward to serving your company.
Birlikte bazı İngilizce şarkıları söyleyelim.Let's sing some English songs together.
Bir hafta içinde sana CD'yi geri vereceğim.I will give you back the CD in a week.
Bir saat bekledim fakat o görünmedi.I waited for an hour, but he didn't appear.
Bir buçuk saattir bekliyorum.I've been waiting for one and a half-hours.
Ben bir saat önce onunla karşılaştım.I met her an hour ago.
Bir saat önce kar yağışı durdu.It stopped snowing an hour ago.
Bir saatlik yol bizi havaalanına getirdi.An hour's drive brought us to the airport.
Bir saatten fazla bir süredir seni bekliyorum.I've been waiting for you for over an hour.