Sağlığımı ihmal ettiğim için pişmanım.I regret having neglected my health.
Sağlıklı kalmanın en iyi yolu yürümektir.Walking is the best way to stay healthy.
Sağlığınızı kaybedinceye kadar onun değerinin farkına varmazsınız.It is not until you have lost your health that you realize its value.
Sağlığımızı kaybedene kadar onun değerini bilmeyiz.It is not until we lose our health that we appreciate its value.
Sağlığını kaybedene kadar onun değerini fark etmezsin.You don't realize its value until you have lost your health.
Bu değerini anladığınız sağlığınızı kaybedinceye kadar değil.It is not until you lose your health that you realize its value.
İnsanlar iyi sağlığın nimetini onu kaybedinceye kadar bilmezler.People do not know the blessing of good health until they lose it.
Sağlığımı geri kazanmak tam bir yılımı aldı.It took me a whole year to recover my health.
Sağlığım uğruna işimi bırakacağım.I'll quit my job for the sake of my health.
Sağlığı kötü olduğu için reddedildi.He was rejected because his health was poor.
Sağlığın hakkında bir doktora danışsan iyi olur.You had better consult a doctor about your health.
Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.A sound mind dwells in a sound body.
Anahtarı sağa doğru dönder.Turn the key to the right.
Söylemeye gerek yok, sağlık zenginlikten daha önemlidir.Needless to say, health is more important than wealth.
The Great Lakes içme suyu sağlar.The Great Lakes supply drinking water.
Işık sağlık için temiz havanın gerekli olduğu kadar gereklidir.Light is as necessary as fresh air is for health.
Çok şükür, oğlum yeni okulundaki yaşama çabucak uyum sağladı.Fortunately, my son quickly adjusted to life in his new school.
Onun yüksek maaşı onun konfor içinde yaşamasını sağladı.His high salary enabled him to live in comfort.
Bugün onunla karşılaştığımda karımın sağlığını sordu.He asked after my wife when I met him today.
Sola dönerseniz, restoranı sağ tarafınızda bulursunuz.Turning to the left, you will find the restaurant on your right.
Sola dönerseniz, kiliseyi sağ tarafınızda bulursunuz.If you turn to the left, you will find the church on your right.
Sola mı yoksa sağa mı döneceğimi bilmiyorum.I don't know whether to turn left or right.
Sağdan ilk sokağa dön.Take the first street to the right.
Dün eve giderken bir sağanağa yakalandım.I was caught in a shower on my way home yesterday.
Dün bir sağanağa yakalandım.Yesterday I was caught in a shower.
Geçen yıl sağlık kontrolü yaptırdın mı?Have you had a thorough medical checkup within the last year?
Dün akşam eve giderken bir sağanağa yakalandım.I was caught in a shower on my way home yesterday evening.
Şehir, çocuklar için yiyecek sağladı.The city supplied food for the children.
Yaşadığım yer senin sağlığın için çok yararlı.The place I live in is very good for your health.
Hepimiz sağlığınız hakkında endişeliyiz.We are all anxious about your health.
Sağlık sahip olduğumuz en değerli şey.Health is the most precious thing we have.
Biz bir sağanağa yakalandık.We were caught in a shower.
Her şeyden önce, sağlığımıza dikkat etmeliyiz.We must, first of all, be careful of our health.
Biz okula giderken bir sağanağa yakalandık.We were caught in a shower on the way to school.
Biz sık sık onu tanımadan sağlığımız için zararlı olan yiyecekleri yeriz.We often eat foods which are harmful to our health without knowing it.
Onlara yiyecek ve giyecek sağladık.We supplied them with food and clothes.
Kurbanlara yiyecek ve elbise sağlamalıyız.We must provide the victims with food and clothes.
Hastayken sağlığın değerini farkediyoruz.We know the value of good health when we are sick.
Kızımızın sağlığı hakkında endişeliyiz.We are anxious about our daughter's health.
Sağanakta sırılsıklam olduk.We were drenched in the shower.
Bence, alkol sağlığınız için mutlaka kötü değildir.In my opinion, alcohol is not necessarily bad for your health.
Bence, geç saatlere kadar yatmamak birinin sağlığı için kötüdür..In my opinion, staying up late is bad for one's health.
Bütün ailemin sağlığı yerinde.My family are all in good health.
Erkek kardeşim sağlıklı.My brother is healthy.
Teyzem hayatı boyunca iyi sağlığın tadını çıkardı.My aunt enjoyed good health all her life.
Ben sağken hiçbir şeye muhtaç olmayacaksın.You'll want for nothing while I am alive.
Büyük annem sağlıklı ve yalnız yaşıyor.My grandmother is in sound health and lives alone.
Bu kadın işçilerin sağlığı hakkında endişe etmemek elimde değil.I cannot but feel anxious about the health of these women workers.
Bu antlaşmanın dünya barışına katkı sağlayacağını umuyorum.I hope this treaty will contribute to peace in the world.
Bütün hayatım boyunca sağlığım yerinde oldu.I've enjoyed good health all my life.
Yeni okuluma çabucak uyum sağladım.I quickly adapted myself to my new school.
Kazada sağ bacağımı yaraladım.I got my right leg hurt in the accident.
Her şeyden önce, sağlığıma önem veririm.Above all, I take care of my health.
Otobüs durağında indim ve sağa gittim.I got off at the bus stop and went to the right.
Sağ gözüm kör.I am blind in the right eye.
Ben sağ bacağımı kırdım.I broke my right leg.
Sağ bacağımı incittim.I got my right leg injured.
Onların evde kalmasını sağlamak için çok uğraştım fakat onlar beni dinlemeyi reddettiler.I tried hard to make them stay home, but they refused to listen to me.
Ben ailem için yiyecek ve giyecekler sağlayabilirim.I am able to provide food and clothes for my family.
Sağlıklı kalmak istediğim için egzersiz yapıyorum.I exercise because I want to stay healthy.