sağ ile cümle
sağ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O, sağlığı yerinde görünüyor.He seems to be in good health.
Hiç bir inek sağdın mı?Have you ever milked a cow?
O sağduyulu.She is discreet.
En son ne zaman bir inek sağdın?When was the last time you milked a cow?
İnek nasıl sağılır bilir.He knows how to milk a cow.
İneğin nasıl sağılacağını bilir.He knows how to milk a cow.
İnek sağmayı bilir.He knows how to milk a cow.
O, ailenin geçimini sağlayan tek kişi.He's the sole breadwinner for the family.
Tom'un sağlığını sormak zorundayız.We have to ask after Tom.
Onun işi inekleri sağmak.Their job is to milk the cows.
Laurie sağda.Laurie is on the right.
Onun bütün dişleri sağlamdı.All his teeth were sound.
Spor sağlık demektir.Sport means health.
Tom sağ bacağında siyah bir çürüğe sahip.Tom has a black bruise on his right leg.
Tom sağlıklı ve formda.Tom is healthy and fit.
O, sağlıklı ve fittir.She's healthy and fit.
Eski bir ağaç gölge sağlar.An old tree provides shade.
Eğer Tom daha fazla sebze yerse, muhtemelen daha sağlıklı olur.If Tom ate more vegetables, he'd probably be healthier.
Tom ne kadar az yerse o kadar sağlıklı olur.If Tom would eat less, he'd be healthier.
Neden sağlıklı yiyecek yemek önemlidir?Why is it important to eat healthy food?
Sağlıklı mı olduğumu sanıyorsun?Do you think I'm healthy?
Sağlıklı olduğumu düşünüyor musun?Do you think I'm healthy?
Sence sağlıklı mıyım?Do you think I'm healthy?
Ben Varşova'yı terk etmek ve geçimimi başka bir yerde sağlamak zorunda kaldım.I had to leave Warsaw and make my living somewhere else.
Tom sağlıklı bir öğle yemeği yedi.Tom ate a healthy lunch.
Biz sağlıklı bir öğle yemeği yemenin önemi hakkında öğrendik.We learned about the importance of eating a healthy lunch.
Birçok sağlık uzmanı günde üç öğün yemek yemek gerektiğini söylüyor.Many health specialists say that you should eat three meals a day.
Merak etme. Sağduyulu olacağım.Don't worry. I'll be discreet.
İnek sağmayı öğrendim.I learned to milk a cow.
Tom sağa döndü ve Mary diğer yola gitti.Tom turned right and Mary headed the other way.
Tom'un sağ bacağında büyük bir morluk var.Tom has a huge bruise on his right leg.
Araba sağ taraftan gelir.The car comes from the right.
Bu sağlıklı değil.This isn't healthy.
Tom, liseden mezun olduğundan beri, Mary'nin onunla evlenmesini sağlamaya çalışıyor.Tom has been trying to get Mary to marry him ever since he graduated from high school.
Onları nerede sağdın?Where did you milk them?
Prezervatifler cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruma sağlar.Condoms offer protection against sexually transmitted diseases.
Geri çekme cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruma sağlamaz.Coitus interruptus does not protect against STDs.
Onları nerede sağır ettin?Where did you deafen them?
O, misafirine yemek getirdi ve ona barınak sağladı.He brought food to his guest and provided him shelter.
Sağ görüşlü bir komşum var.I have a right wing neighbor.
Sağlıklı düşünemiyorum.I can't think straight.
Tom Mary'nin sağ kolunda bir kurşun yarası fark etti.Tom noticed a gunshot wound in Mary's right arm.
Çok yorgunum. Yarına sağ çıkıp çıkmayacağımdan bile emin değilim.I'm so tired. I'm not even sure whether I'll be able to survive this day.
Senin sağduyunu takdir ediyorum.I appreciate your prudence.
İkinci köşeden sağa dön.Take the next right.
Onun sağlam bir yapısı var.He has a robust constitution.
Bu eğlenceli ve sağlıklı.It's fun and healthy.
Seninle kalıyorken geçimimi sağlamak istiyorum.I'd like to earn my keep while I'm staying with you.
Biz burada Tom'u terk edemeyiz. O kendi başına sağ kurtulamaz.We can't leave Tom here. He won't survive on his own.
Şimdi geçimimi sağlayamıyorum.I can't make ends meet now.
Sen bankayı kaçıramazsın. O sağda.You can't miss the bank. It's on the right.
Tom sağlıkçılar gelmeden önce öldü.Tom had died by the time the paramedics arrived.
Babam sağlığı için sigara içmekten vazgeçti.My father has quit smoking for his health.
Babam sağlığı uğruna sigarayı bıraktı.My father has quit smoking for the sake of his health.
Babam sağlığı için sigarayı bıraktı.My father gave up smoking for his health.
Ne kadar sağlıklı olmak istiyorsun?How much healthier do you want to be?
Onun sağlığı düzeliyor.His health is improving.
Tüm istediğim sağlıktır.Health is all I want.
Ben sağ alanda oynadım.I played right field.
Nehir şehre elektrik sağlıyor.The river supplies the city with electricity.