sağı ile cümle
sağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kulağı sağır eden çığlıklar bir saldırıyı zamanlarتزامن النداءات الثاقبة تعني الهجوم
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.헤드폰에 관한 3번째 문제는 귀먹음입니다 -- 청력 장애를 유도하는 소음 --
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.A harmadik probléma a fülhallgatókkal: a siketség -- a zaj okozta hallászavarok.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.A treia problemă cu căştile e aceasta: surzire- tulburare auditivă provocată de zgomot.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Das dritte Problem mit den Kopfhörern ist die Taubheit - lärmbedingte Schwerhörigkeit.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Det tredje problem med hovedtelefoner er dette: døvhed -- larm foranlediget høre forstyrrelse.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.El tercer problema con los auriculares es este: la sordera: trastornos auditivos a causa del ruido.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Het derde probleem met koptelefoons is dit: doofheid -- lawaai-geïnduceerde gehoorstoornissen.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Il terzo problema degli auricolari è questo: sordità - disturbo dell'udito causato dal rumore.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Le troisième problème avec les écouteurs est ceci : la surdité -- le déficit auditif induit par le bruit.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Masalah ketiga dengan headphone adalah: tuli -- gangguan pendengaran akibat kebisingan.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.O terceiro problema com os headphones é este: surdez -- perda auditiva induzida por ruído.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Tretím problémom so slúchadlami je tento: hluchota - hlukom spôsobená porucha sluchu.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Třetí problém se sluchátky je: hluchota -- hlukem způsobená porucha sluchu.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Trzeci problem to głuchota spowodowana hałasem.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Το τρίτο πρόβλημα με τα ακουστικά είναι αυτό: κώφωση-- Διαταραχή ακοής που προκαλείται από θορύβους.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Третият проблем със слушалките е този: глухота -- слухово разстройство, предизвикано от шума.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Третья проблема наушников вот в чём: глухота — это вызванное шумом нарушение слуха.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Третя проблема з навушниками - це глухота, тобто порушення слуху, викликане шумом.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.הבעיה השלישית עם אוזניות היא זו: חירשות -- הפרעת-שמיעה כתוצאה מרעש.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.والمشكلة الثالثة مع سمعات الاذن هي " الصم " ان ارتفاع الضوضاء تزيد من اضطرابات السمع
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.騒音性難聴 1千万人ものアメリカ人がなんらかの理由でこの障害を抱えてます
Kürenin tam sağına koydular.A bol hneď vedľa gule.
Kürenin tam sağına koydular.Die stond vlak naast de bol.
Kürenin tam sağına koydular.Era proprio a fianco della sfera.
Kürenin tam sağına koydular.Estava mesmo ao pé da esfera.
Kürenin tam sağına koydular.Ez közvetlenül a gömb mellett volt.
Kürenin tam sağına koydular.Hned vedle té koule.
Kürenin tam sağına koydular.Og den var lige ved siden af kuglen.
Kürenin tam sağına koydular.Se oli aivan pallon vieressä.
Kürenin tam sağına koydular.Si l-au plasat chiar langa sfera.
Kürenin tam sağına koydular.Und es war direkt neben der Kugel.
Kürenin tam sağına koydular.Và nó ngay cạnh quả cầu nước.
Kürenin tam sağına koydular.Vilken stod precis brevid bollen.
Kürenin tam sağına koydular.Y lo colocaron justo a lado de la esfera.
Kürenin tam sağına koydular.Και ήταν δίπλα ακριβώς στην σφαίρα.
Kürenin tam sağına koydular.И находился он прямо рядом со сферой.
Kürenin tam sağına koydular.Поставиха го точно до водната сфера.
Kürenin tam sağına koydular.וזה היה ממש לידי מחוץ למים
Kürenin tam sağına koydular.وكان على يميني بالقرب من الكرة الزجاجية التي سأكون فيها
Kürenin tam sağına koydular.心臓の鼓動と共にピッピッと音を立てます
Kürenin tam sağına koydular.그것은 구(球) 바로 옆에 있었습니다.
Laf arasında ona sağın Eleanor Roosvelt'i dedim.A nawiasem mówiąc nazywam ją Eleanor Roosevelt Prawicy.
Laf arasında ona sağın Eleanor Roosvelt'i dedim.E, casualmente, l'ho chiamata la Eleanor Roosevelt della destra.
Laf arasında ona sağın Eleanor Roosvelt'i dedim.E, incidentalmente, yo la llamo la Eleanor Roosevelt de la Derecha.
Laf arasında ona sağın Eleanor Roosvelt'i dedim.En terloops noem ik haar de rechtse Eleanor Roosevelt.
Laf arasında ona sağın Eleanor Roosvelt'i dedim.Et, par hasard, je l'ai appelé l'Eleanor Roosevelt de la droite.
Laf arasında ona sağın Eleanor Roosvelt'i dedim.덧붙여 말하자면 저는 그녀를 보수진영의 엘리너 루즈벨트라고 불렀습니다.
Laf arasında ona sağın Eleanor Roosvelt'i dedim.Mimochodem, nazval jsem ji Eleanor Rooseveltovou pravice.
Laf arasında ona sağın Eleanor Roosvelt'i dedim.Şi, printre altele, eu o numesc Eleanor Roosevelt de dreapta.
Laf arasında ona sağın Eleanor Roosvelt'i dedim.Und, nebenbei bemerkt, nenne ich sie die Eleanor Roosevelt der Rechten.
Laf arasında ona sağın Eleanor Roosvelt'i dedim.Và tình cờ, tôi gọi bà là Eleanor Roosevelt của cánh hữu.
Laf arasında ona sağın Eleanor Roosvelt'i dedim.Και, κατά τύχη, την ονομάζω η Έλεανορ Ρούζβελτ της Δεξιάς.
Laf arasında ona sağın Eleanor Roosvelt'i dedim.И вот, я пригласил ее на передачу, эту Элеанор Рузвельт правых.
Laf arasında ona sağın Eleanor Roosvelt'i dedim.И случайно аз я наричам дясната Елинър Рузвелт.
Laf arasında ona sağın Eleanor Roosvelt'i dedim.ואגב, אני קורא לה אלינור רוזוולט של הימין.
Laf arasında ona sağın Eleanor Roosvelt'i dedim.و بالمناسبة، أنا أدعوها "إليانور روزفيلت" الحزب اليميني.
Laf arasında ona sağın Eleanor Roosvelt'i dedim.右派のエレノア・ルーズベルトと呼んだりしていました どちらかと言えば右派の人たちに人気があったのです
Lütfen onu kulakları sağır eden bir alkış ile karşılayalım.Accueillez-la sous un tonnerre d'applaudissements.
Lütfen onu kulakları sağır eden bir alkış ile karşılayalım.Begroet haar alsjeblieft met een geweldige applaus.