sağı ile cümle
sağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹Ey sağırlar, işitin, Ey körler, bakın da görün!Ακουσατε, κωφοι και ανοιξατε τους οφθαλμους σας, τυφλοι, δια να ιδητε.
‹‹Ey sağırlar, işitin, Ey körler, bakın da görün!Слушайте, глухие, и смотрите, слепые, чтобы видеть.
‹‹Ey sağırlar, işitin, Ey körler, bakın da görün!Чуите, глухи, И гледайте, слепи, за да видите.
‹‹Ey sağırlar, işitin, Ey körler, bakın da görün!החרשים שמעו והעורים הביטו לראות׃
‹‹Ey sağırlar, işitin, Ey körler, bakın da görün!ايها الصم اسمعوا. ايها العمي انظروا لتبصروا.
‹‹Ey sağırlar, işitin, Ey körler, bakın da görün!你 們 這 耳 聾 的 聽 罷 . 你 們 這 眼 瞎 的 看 罷 . 使 你 們 能 看 見
‹‹Ey sağırlar, işitin, Ey körler, bakın da görün!你 們這 耳聾 的 聽罷 . 你 們這 眼瞎 的 看罷 . 使 你 們 能 看 見
Fakat, Afrika'ya yardım, absürd bir tiyatroya dönüştü. Bu, körler sağırlar birbirini ağırlar gibi.Όμως η βοήθεια στην Αφρική έχει καταντήσει θέατρο του παραλόγου όπου οι τυφλοί οδηγούν τους άσχετους.
Fakat biz bu tür değerlere tam olarak sağırız.Ale my jsme doslova hluší k tomuto druhu hodnoty.
Fakat biz bu tür değerlere tam olarak sağırız.우리는 그러나 이들 가치에 관하여 무지 합니다
Fakat biz bu tür değerlere tam olarak sağırız.Mogliby doświadczyć czegoś bardzo wartościowego, na co my pozostawalibyśmy głusi.
Fakat biz bu tür değerlere tam olarak sağırız.Noi siamo semplicemente sordi a quel tipo di valore.
Fakat biz bu tür değerlere tam olarak sağırız.Pero nosotros seríamos literalmente sordos a tal tipo de valor.
Fakat biz bu tür değerlere tam olarak sağırız.Valeur à laquelle nous serions littéralement sourds.
Fakat biz bu tür değerlere tam olarak sağırız.Wir sind nur im wahrsten Sinne zu taub für diesen Wert.
Fakat biz bu tür değerlere tam olarak sağırız.А ние просто сме буквално глухи за този вид ценност.
Fakat biz bu tür değerlere tam olarak sağırız.Но мы не сможем понять, в чём его ценность.
Fakat biz bu tür değerlere tam olarak sağırız.אבל אנחנו פשוט חרשים לערך הזה.
Fakat biz bu tür değerlere tam olarak sağırız.بينما تبدو أذهاننا غائبة عن مثل هذه النوعية من القيْم
Fakat biz bu tür değerlere tam olarak sağırız.そこで 私達は異なった
Fakat Hamid'de sadece gövdesinin sağında ve solunda iki tane küçük oyuk vardı.ولكننا لم نعثر بجسد الطفل إلا على ثقبين صغيرين بالجانب الأيمن والأيسر من جذعه،
Fakat kuzey Uganda'nın bu uzak bölgesinde sağır çocuklar için hiç okul yok.من شمال أوغندا، ليس هناك مدارس للأولاد الصم.
Fakat sagimda kullanilan inekler genellikle dört sene içinde ölüyorlar.Ma le mucche sfruttate per il latte di solito muoiono a 4 anni.
Fakat sagimda kullanilan inekler genellikle dört sene içinde ölüyorlar.אך פרות חליבה .לרוב מתות לאחר 4
Fakat sağımda kullanılan inekler genellikle dört sene içinde ölüyorlar.La vacas lecheras mueren cerca de los 4 años de vida.
Fakat sağımda kullanılan inekler genellikle dört sene içinde ölüyorlar.Ma le mucche sfruttate per il latte di solito muoiono a 4 anni.
Fakat sağımda kullanılan inekler genellikle dört sene içinde ölüyorlar.Mutta lypsylehmät useimmiten kuolevat neljän vuoden sisällä.
Fakat sağımda kullanılan inekler genellikle dört sene içinde ölüyorlar.Φυσιολογικά, οι αγελάδες μπορούν να ζήσουν μέχρι 20 χρόνια.
Fakat sağımda kullanılan inekler genellikle dört sene içinde ölüyorlar.אך פרות חליבה לרוב מתות לאחר 4.
Göğe çıkmış olan Mesih Tanrı'nın sağındadır. Bütün melekler, yetkiler ve güçler O'na bağlı kılınmıştır.A ki Istennek jobbján van, felmenvén a mennybe; a kinek alávettettek az angyalok, hatalmasságok és erõk.
Göğe çıkmış olan Mesih Tanrı'nın sağındadır. Bütün melekler, yetkiler ve güçler O'na bağlı kılınmıştır.care stă la dreapta lui Dumnezeu, după ce s-a înălţat la cer, şi Şi-a supus îngerii, stăpînirile şi puterile.
Göğe çıkmış olan Mesih Tanrı'nın sağındadır. Bütün melekler, yetkiler ve güçler O'na bağlı kılınmıştır.han som er faret op til himmelen og er ved Guds høire hånd, hvor engler og makter og krefter er ham underlagt.
Göğe çıkmış olan Mesih Tanrı'nın sağındadır. Bütün melekler, yetkiler ve güçler O'na bağlı kılınmıştır.ki je po svojem vnebohodu na desnici Božji, in podrejeni so mu angeli in oblasti in moči.
Göğe çıkmış olan Mesih Tanrı'nın sağındadır. Bütün melekler, yetkiler ve güçler O'na bağlı kılınmıştır.저는 하늘에 오르사 하나님 우편에 계시니 천사들과 권세들과 능력들이 저에게 순복하느니라
Göğe çıkmış olan Mesih Tanrı'nın sağındadır. Bütün melekler, yetkiler ve güçler O'na bağlı kılınmıştır.Kterýž všed v nebe, jest na pravici Boží, podmaniv sobě anděly, i mocnosti, i moci.
Göğe çıkmış olan Mesih Tanrı'nın sağındadır. Bütün melekler, yetkiler ve güçler O'na bağlı kılınmıştır.Który jest na prawicy Bożej, szedłszy do nieba, podbiwszy sobie Aniołów i zwierzchności, i mocy.
Göğe çıkmış olan Mesih Tanrı'nın sağındadır. Bütün melekler, yetkiler ve güçler O'na bağlı kılınmıştır.ktorý odíduc do neba je po pravici Boha, keď mu driev boli podriadení anjeli, vrchnosti a moci.
Göğe çıkmış olan Mesih Tanrı'nın sağındadır. Bütün melekler, yetkiler ve güçler O'na bağlı kılınmıştır.Который, восшед на небо, пребывает одесную Бога и Которому покорились Ангелы и Власти и Силы.
Göğe çıkmış olan Mesih Tanrı'nın sağındadır. Bütün melekler, yetkiler ve güçler O'na bağlı kılınmıştır.котрий єсть по правицї в Бога, зійшовши на небо, котрому покорились ангели і власті і сили.
Göğe çıkmış olan Mesih Tanrı'nın sağındadır. Bütün melekler, yetkiler ve güçler O'na bağlı kılınmıştır.אשר הוא לימין אלהים אחרי אשר עבר השמימה ויכנעו לפניו המלאכים והרשיות והגבורות׃
Göğe çıkmış olan Mesih Tanrı'nın sağındadır. Bütün melekler, yetkiler ve güçler O'na bağlı kılınmıştır.الذي هو في يمين الله اذ قد مضى الى السماء وملائكة وسلاطين وقوات مخضعة له
Göğe çıkmış olan Mesih Tanrı'nın sağındadır. Bütün melekler, yetkiler ve güçler O'na bağlı kılınmıştır.耶 穌 已 經 進 入 天 堂 、 在 神 的 右 邊 . 眾 天 使 和 有 權 柄 的 、 並 有 能 力 的 、 都 服 從 了 他
Göğe çıkmış olan Mesih Tanrı'nın sağındadır. Bütün melekler, yetkiler ve güçler O'na bağlı kılınmıştır.耶穌 已 經進 入 天堂 、 在 神 的 右邊 . 眾 天使 和 有權柄 的 、 並有 能力 的 、 都 服從 了 他
Gözleri olduğu halde kör, Kulakları olduğu halde sağır olan halkı öne getir.Breng hen naar Mij terug, blind als zij zijn en doof voor mijn roepen, ook al kunnen zij horen en zien.
Gözleri olduğu halde kör, Kulakları olduğu halde sağır olan halkı öne getir.«Fà uscire il popolo cieco, che pure ha occhi, i sordi, che pure hanno orecchi
Gözleri olduğu halde kör, Kulakları olduğu halde sağır olan halkı öne getir.Fazei sair o povo que é cego e tem olhos; e os surdos que têm ouvidos.
Gözleri olduğu halde kör, Kulakları olduğu halde sağır olan halkı öne getir.Før det blinde Folk frem, der har Øjne, de døve, der dog har Ører!
Gözleri olduğu halde kör, Kulakları olduğu halde sağır olan halkı öne getir.For frem et blindt folk som dog har øine, og døve som dog har ører!
Gözleri olduğu halde kör, Kulakları olduğu halde sağır olan halkı öne getir.För hitut det blinda folket, som dock har ögon, och de döva, som dock hava öron.
Gözleri olduğu halde kör, Kulakları olduğu halde sağır olan halkı öne getir.Hãy đem dân nầy ra , là dân có mắt mà đui , và những kẻ có tai mà điếc !
Gözleri olduğu halde kör, Kulakları olduğu halde sağır olan halkı öne getir.Hãy đem dân nầy ra, là dân có mắt mà đui, và những kẻ có tai mà điếc!
Gözleri olduğu halde kör, Kulakları olduğu halde sağır olan halkı öne getir."Haz salir a un pueblo que es ciego, aunque tiene ojos, y que es sordo, aunque tiene oídos
Gözleri olduğu halde kör, Kulakları olduğu halde sağır olan halkı öne getir.Hozd ki a vak népet, a melynek szemei vannak, és a süketeket, a kiknek füleik vannak!
Gözleri olduğu halde kör, Kulakları olduğu halde sağır olan halkı öne getir.Izpelji ljudstvo slepo, ki ima oči, in glušce, ki imajo ušesa!
Gözleri olduğu halde kör, Kulakları olduğu halde sağır olan halkı öne getir.눈이 있어도 소경이요 귀가 있어도 귀머거리인 백성을 이끌어 내라
Gözleri olduğu halde kör, Kulakları olduğu halde sağır olan halkı öne getir.Laß hervortreten das blinde Volk, welches doch Augen hat, und die Tauben, die doch Ohren haben.
Gözleri olduğu halde kör, Kulakları olduğu halde sağır olan halkı öne getir.Qu`on fasse sortir le peuple aveugle, qui a des yeux, Et les sourds, qui ont des oreilles.
Gözleri olduğu halde kör, Kulakları olduğu halde sağır olan halkı öne getir.,,Scoate afară poporul cel orb, care totuş are ochi, şi surzii, cari totuş au urechi.
Gözleri olduğu halde kör, Kulakları olduğu halde sağır olan halkı öne getir.Tuo esiin sokea kansa, jolla kuitenkin on silmät, ja kuurot, joilla kuitenkin on korvat.
Gözleri olduğu halde kör, Kulakları olduğu halde sağır olan halkı öne getir.Vyveď lid slepý, kterýž již má oči, a hluché, kteříž již mají uši.