Bu, çocuklar söz dinlemedikleri zaman onlara dayak atılamayacağı ya da saçları çekilemeyeceği anlamına gelir.Se tarkoittaa sitä, että lapsia ei saa esimerkiksi lyödä tai tukistaa, kun he ovat tottelemattomia.
Bu, çocuklar söz dinlemedikleri zaman onlara dayak atılamayacağı ya da saçları çekilemeyeceği anlamına gelir.Это означает, что ребёнка нельзя, например, бить или таскать за волосы, если он не слушается.
Bu, çocuklar söz dinlemedikleri zaman onlara dayak atılamayacağı ya da saçları çekilemeyeceği anlamına gelir.هذا يعني أنه لا يجوز على سبيل المثال ضرب الأطفال أو سحبهم من شعرهم عندما لا يطيعوا الأوامر.
Bunu Venüs'ün saçlarına koyduğu altından anlıyoruz, ve sağdaki ağaçtan da tabii.Exista un fel de senzualitate irezistibila, nui asa?
Büyük saçları var.Dia mempunyai rambut yang besar.
Büyük saçları var.Elle a beaucoup de cheveux.
Büyük saçları var.Ha capelli volumizzati.
Büyük saçları var.멋쟁이죠.
Büyük saçları var.Ma wielką fryzurę.
Büyük saçları var.Sie hat eine große Frisur.
Büyük saçları var.Și păr voluminos.
Büyük saçları var.Tiene pelo largo.
Büyük saçları var.Έχει μεγάλα μαλλιά!
Büyük saçları var.Тя има голяма коса.
Büyük saçları var.У неё шикарные волосы.
Büyük saçları var.יש לה שיער גדול.
Büyük saçları var.وشعرٌ كثيفٌ ايضاً
Büyük saçları var.妻が最近言うには 「髪にボリュームがあると言ってはダメ
Büyük yanakları vardı, büyük elma yanaklar ve buğday sarısı saçları...Hij had grote kaken, grote appelkaken, en vlasblond haar.
Büyük yanakları vardı, büyük elma yanaklar ve buğday sarısı saçları...그의 볼은 큰 사과와 같았고, 머리는 밀 색깔의 금발이었으며,
Büyük yanakları vardı, büyük elma yanaklar ve buğday sarısı saçları...Og han lignede en bondedreng med store æblekinder og korngyldent hår.
Büyük yanakları vardı, büyük elma yanaklar ve buğday sarısı saçları... Ve o kadar tatlı görünmüştü ki...Avea obrajii mari ca două mere și părul de culoarea grâului și părea atât de dulce.
Büyük yanakları vardı, büyük elma yanaklar ve buğday sarısı saçları... Ve o kadar tatlı görünmüştü ki...Aveva delle grandi guance, delle guance grandi come mele e dei capelli biondo grano, e sembrava così dolce.
Büyük yanakları vardı, büyük elma yanaklar ve buğday sarısı saçları... Ve o kadar tatlı görünmüştü ki...Dia memiliki pipi yang besar seperti apel dengan rambut pirang dan tampak sangat manis.
Büyük yanakları vardı, büyük elma yanaklar ve buğday sarısı saçları... Ve o kadar tatlı görünmüştü ki...Ele tinha bochechas grandes, umas grandes bochechas redondas e um cabelo louro claro e parecia tão amoroso.
Büyük yanakları vardı, büyük elma yanaklar ve buğday sarısı saçları... Ve o kadar tatlı görünmüştü ki...Er hatte diese großen Apfelbäckchen, weizenblondes Haar und er wirkte so lieb.
Büyük yanakları vardı, büyük elma yanaklar ve buğday sarısı saçları... Ve o kadar tatlı görünmüştü ki...Hänellä oli isot omenan muotoiset posket, ja pellavatukka, ja hän vaikutti niin ihanalta.
Büyük yanakları vardı, büyük elma yanaklar ve buğday sarısı saçları... Ve o kadar tatlı görünmüştü ki...Han hade två stora kinder, äppelkinder, och blont hår, och han verkade vara så trevlig.
Büyük yanakları vardı, büyük elma yanaklar ve buğday sarısı saçları... Ve o kadar tatlı görünmüştü ki...Imel je polna lica kot jabolka in pšenično blond lase in zdel se mi je tako prijazen.
Büyük yanakları vardı, büyük elma yanaklar ve buğday sarısı saçları... Ve o kadar tatlı görünmüştü ki...Měl takové velké tváře, tváře jako jablíčka, a vlasy blonďaté jako pšenice, a vypadal tak sladce.
Büyük yanakları vardı, büyük elma yanaklar ve buğday sarısı saçları... Ve o kadar tatlı görünmüştü ki...Miał takie duże, pełne policzki, i blond włosy koloru złocistej pszenicy i wydawał się taki uroczy.
Büyük yanakları vardı, büyük elma yanaklar ve buğday sarısı saçları... Ve o kadar tatlı görünmüştü ki...Nagy orcái voltak, kerek piros orcái, és búzaszőke haja, és nagyon aranyosnak tűnt.
Büyük yanakları vardı, büyük elma yanaklar ve buğday sarısı saçları... Ve o kadar tatlı görünmüştü ki...Tenía unos mofletes grandes como manzanas, y un pelo rubio trigo, y parecía tan dulce.
Büyük yanakları vardı, büyük elma yanaklar ve buğday sarısı saçları... Ve o kadar tatlı görünmüştü ki...Είχε μεγάλα μάγουλα σε σχήμα μήλου και ξανθά μαλλιά, φαινόταν πολύ γλυκός.
Büyük yanakları vardı, büyük elma yanaklar ve buğday sarısı saçları... Ve o kadar tatlı görünmüştü ki...У него были такие большие щёчки-яблочки и светлые пшеничные волосы, и он казался таким милым.
Büyük yanakları vardı, büyük elma yanaklar ve buğday sarısı saçları... Ve o kadar tatlı görünmüştü ki...У нього були такі великі щоки, наче яблука, і пшеничне волосся - він був таким милим.
Büyük yanakları vardı, büyük elma yanaklar ve buğday sarısı saçları...Имаше големи бузи и светло руса коса.
Büyük yanakları vardı, büyük elma yanaklar ve buğday sarısı saçları...היו לו לחיים גדולות, בצורת תפוחים, ושיער בלונדיני בגון חיטה,
Büyük yanakları vardı, büyük elma yanaklar ve buğday sarısı saçları...كانت لديه وجنتين كبيرتين ، الوجنات التي تشبه التفاح الكبير والشعر الأشقر القمحي،
Büyük yanakları vardı, büyük elma yanaklar ve buğday sarısı saçları...輝く金色の髪の毛 とても優しそうに見えました
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Alle diese Vorbilder standen für Freiheit - Wind in den Haaren, einfach nur frei sein.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Bởi vì những điều đó đều thật tự do biết mấy cảm nhận làn gió len qua từng sợi tóc -- đó chính là tự do.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Głównie ponieważ oni wszyscy są wolni - wiatr we włosach - wolność.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Karena semuanya tentang menjadi bebas -- angin menerpa rambut Anda -- bebas.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...이 꿈들은 다 무언가에 얽메인 것이 없는- 바람에 머리를 휘날리면서- 그저 자유롭고 싶은 저의 꿈들이었어요
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Omdat zij allemaal voor vrijheid stonden -- de haren wapperend in de wind -- gewoon vrij zijn.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Parce qu'ils étaient tous libres - le vent dans vos cheveux - juste être libre.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Pentru că toate acestea însemnau libertate - vântul în părul vostru - doar a fi liberi.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Perché tutte queste cose riguardavano l'essere liberi -- il vento nei capelli -- solo per essere liberi.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Porque todo consistía en ser libre -- el viento en tu cabello -- sólo ser libre.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Porque todos eles exalam liberdade - o vento no teu cabelo - só ser-se livre.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Pretože to všetko bolo o voľnosti -- vietor vo vlasoch -- jednoducho byť voľná.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Protože všichni byli tak svobodní - s větrem ve vlasech - prostě volní.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Διότι όλα είχαν να κάνουν με το να είσαι ελεύθερος -- ο άνεμος στα μαλλιά σου -- απλά να είσαι ελεύθερος.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Для меня это все означало быть свободной -- ветер в волосах -- просто свободной.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Защото те искаха преди всичко да бъдат свободни -- вятъра в косите ти -- просто да бъдеш свободен.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...Тому що всі вони - здатні бути вільними, з вітром у волоссі - просто вільні.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...כולם כרוכים בחופש -- השיער מתנופף ברוח -- פשוט להיות חופשיים.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...لأن كل هؤلاء كانوا يجعلوني أحس بالحرية.. الهواء يداعب شعرك...فقط أن تكون حراً.
Çünkü hepsi özgür olmak demekti, rüzgarın saçlarınızı savurması, özgür olmak...髪を風になびかせて 自由である姿 私の17歳の誕生日に