Ana içeriğe geç
Sözlük

saçlar ile cümle

saçlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Renk, onun saçlarıyla güzel gitti.The color went beautifully with her hair.
O çocuğun sürekli çığlığı saçlarımı ağarttı.That child's constant screaming gives me gray hairs.
İşçiler saçlarını kısa kestirmeli.Workers must have their hair cut short.
İşçiler, saçlarını kısa kestirmiş olmalılar.Workers must have their hair cut short.
Saçlarım Jane'inkinden daha uzun.My hair is longer than Jane's is.
Saçlarım çok karışık oldu.My hair got kinky.
İnsanlar artık erkeklerin saçlarını uzatmalarına acayip olarak bakmıyorlar.People no longer consider it strange for men to let their hair grow long.
Saçları beline inen bir kız gördüm.I saw a girl whose hair came down to her waist.
Saçlarımı at kuyruğu yapmak için bir kurdele kullandım.I used a ribbon to tie my hair into a ponytail.
Bir kız rüzgârda akan saçlarıyla koşarak geldi.A girl came running, with her hair streaming in the wind.
Onun saçları sarı ve o genç görünüyor.His hair is blond and he looks young.
Saçları beyaza dönüştü.His hair has turned white.
Koyu kahverengi saçları vardı.He had dark brown hair.
Saçları omzunun üzerinden düştü.Her hair fell over her shoulder.
Saçları yere ulaşacak kadar uzundu.Her hair was so long as to reach the floor.
Onun uzun sarı saçları vardı.She had long blond hair.
O, saçlarını bukleleli tutar.She keeps her hair in curls.
O bir havlu ile saçlarını ovuşturdu.She rubbed her hair with a towel.
Saçlarını yaptırmak için kuaföre gitti.She went to the hairdresser's to have her hair done.
Babamın saçları ağarıyor.My father is becoming gray.
Papua Yeni Gine'de yaşayan birçok Melanezyalının çok kıvırcık saçları vardır, değil mi?Most of the Melanesians living in Papua New Guinea have very curly hair, don't they?
Kız arkadaşım sık sık saçlarımı keser.My girlfriend often cuts my hair.
Günaydın Haruki! Saçların daha yeni yataktan kalkmışsın gibi duruyor.Good morning, Haruki. Your hair looks like you just got out of bed.
Gri saçları vardı.He had gray hair.
Birçok kanser hastası kemoterapiden dolayı saçlarını kaybeder.Many cancer patients lose their hair because of the chemotherapy.
Onun saçları orijinal uzunluğu kadar tekrar büyüdü.Her hair grew back to it's original length.
Jeannie'nin saçları gözlerinden daha maviydi.Jeannie's hair was bluer than her eyes.
Piotr'un saçları siyahtır ama Lech'in saçları sarıdır.Piotr has black hair but Lech has blond hair.
Lidia'nın sarı düz saçları var.Lidia has blonde straight hair.
Ayrıca Felicja'nın da sarı düz saçları var.Also Felicja has blonde straight hair.
Birçok kanser hastaları kemoterapiden dolayı saçlarını kaybederler.Many cancer patients lose their hair because of chemotherapy.
Tom banyodan henüz çıktı ve saçları hâlâ ıslak.Tom just got out of the bath and his hair is still wet.
Mary'nin beline kadar saçları var.Mary has hair down to her waist.
Saçlarım açık kahverengidir.My hair is light brown.
Saçları omuz hizasında.She has shoulder-length hair.
Kuzenimin sarışın kıvırcık saçları var.My cousin has blonde curly hair.
Mary saçlarını sarıya boyamayı tercih eder.Mary prefers to dye her hair blonde.
Onun çok uzun saçları var.She has very long hair.
Saçların tekrar uzayacak.Your hair will grow back.
O çocuklarına saçlarını uzatmaları için izin veriyor.She authorizes her children to grow their hair long.
Saçlarıma ak düşüyor!I am going grey!
Bu tarakla saçlarımı fırçalamayı severim.I like to comb my hair with this comb.
Geçen sene saçları uzundu.His hair was long last year.
Saçlarını yıkamalısın.You should wash your hair.
O, saçlarının arasında parmaklarını gezdirdi.She ran her fingers through his hair.
O, saçlarını sarıya boyadı.She dyed her hair blonde.
Saçlarımı çözüp, salmak istiyorum.I want to let my hair down.
Mary'nin uzun güzel saçları var.Mary has beautiful long hair.
Sen saçları bölüyorsun.You're splitting hairs.
Saçlarım fazla uzun.My hair is too long.
Senin saçlarını keseyim!Let me cut your hair!
Mary'yi, aynanın önünde oturup saçlarını fırçalarken gördüm.I saw Mary sitting in front of a mirror brushing her hair.
O saçlarını açar.She wears her hair loose.
Onu ateşli kırmızı saçlarından tanıdım.I recognized her by her fiery red hair.
Onun platin sarısı saçları var.She has platinum blonde hair.
İsveç'teki herkesin sarı saçları ve mavi gözleri mi var?Does everyone in Sweden have blonde hair and blue eyes?
Saçlarımı taradı.She brushed my hair.
O benim saçlarımı taradı.She brushed my hair.
Onun koyu renk saçları ve koyu renk gözleri vardır.He has dark hair and dark eyes.
On yaşındayken saçları beyazladı.At ten years old his hair turned grey.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod