saçlı ile cümle

saçlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Parlak gözlü küçük bir terrier, biliyorsunuz, oh, bu tür uzun kıvırcık kahverengi saçlı!Um terrier de olhos brilhantes pouco, você sabe, com oh, como longos cabelos crespos castanhos!
Parlak gözlü küçük bir terrier, biliyorsunuz, oh, bu tür uzun kıvırcık kahverengi saçlı!Un peu plus aux yeux brillants terrier, vous le savez, avec OH, tels de longs cheveux bouclés bruns!
Parlak gözlü küçük bir terrier, biliyorsunuz, oh, bu tür uzun kıvırcık kahverengi saçlı!Un pic de luminos-ochi terrier, ştii, cu oh, cum ar lung ondulat maro păr!
Parlak gözlü küçük bir terrier, biliyorsunuz, oh, bu tür uzun kıvırcık kahverengi saçlı!Un poco de ojos brillantes, terrier, ya sabes, con oh, tan largo pelo castaño y rizado!
Parlak gözlü küçük bir terrier, biliyorsunuz, oh, bu tür uzun kıvırcık kahverengi saçlı!Un po 'dagli occhi brillanti terrier, sai, con oh, come lunghi capelli ricci castani!
Parlak gözlü küçük bir terrier, biliyorsunuz, oh, bu tür uzun kıvırcık kahverengi saçlı!Λίγο πιο λαμπερά μάτια τεριέ, ξέρετε, με OH, όπως πολύ σγουρά καστανά μαλλιά!
Parlak gözlü küçük bir terrier, biliyorsunuz, oh, bu tür uzun kıvırcık kahverengi saçlı!Малко по-светли очи териер, вие знаете, с о, толкова дълга къдрава кестенява коса!
Parlak gözlü küçük bir terrier, biliyorsunuz, oh, bu tür uzun kıvırcık kahverengi saçlı!Немного Шустрый терьер, вы знаете, с о, такие длинные вьющиеся каштановые волосы!
Parlak gözlü küçük bir terrier, biliyorsunuz, oh, bu tür uzun kıvırcık kahverengi saçlı!Трохи Спритний тер'єр, ви знаєте, з о, такі довгі кучеряві каштанове волосся!
Parlak gözlü küçük bir terrier, biliyorsunuz, oh, bu tür uzun kıvırcık kahverengi saçlı!עם הו, שיער חום מתולתל ארוך כל כך!
Parlak gözlü küçük bir terrier, biliyorsunuz, oh, bu tür uzun kıvırcık kahverengi saçlı!مع يا طويل مجعد الشعر البني مثل هذه!
Parlak gözlü küçük bir terrier, biliyorsunuz, oh, bu tür uzun kıvırcık kahverengi saçlı!あなたがそれらを投げるとき、それは物事をフェッチだろう、それは、座っているし、その夕食を頼むよ
Phineas büyük keskinliğini bir ifade ile, kızıl saçlı, uzun boylu ve lathy ve yüzünü zekilik.Fineasz był wysoki i szczapowaty, rudy, z wyrazem wielkiej przenikliwości i przenikliwością w twarz.
Phineas büyük keskinliğini bir ifade ile, kızıl saçlı, uzun boylu ve lathy ve yüzünü zekilik.Finias oli pitkä ja lathy, punatukkainen, jossa osoittavan suurta acuteness ja shrewdness hänen kasvoilleen.
Phineas büyük keskinliğini bir ifade ile, kızıl saçlı, uzun boylu ve lathy ve yüzünü zekilik.Phineas bol vysoký a latkový, červené vlasy, s výrazom veľké bystrosti a chytrosti v jeho tvári.
Phineas büyük keskinliğini bir ifade ile, kızıl saçlı, uzun boylu ve lathy ve yüzünü zekilik.Phineas byl vysoký a laťkový, červené vlasy, s výrazem velké bystrosti a chytrosti v jeho tváři.
Phineas büyük keskinliğini bir ifade ile, kızıl saçlı, uzun boylu ve lathy ve yüzünü zekilik.Phineas era alto e lathy, dai capelli rossi, con un'espressione di grande acutezza e accorgimenti in faccia.
Phineas büyük keskinliğini bir ifade ile, kızıl saçlı, uzun boylu ve lathy ve yüzünü zekilik.Phineas era alto y lathy, pelirrojo, con una expresión de gran agudeza y la astucia de su rostro.
Phineas büyük keskinliğini bir ifade ile, kızıl saçlı, uzun boylu ve lathy ve yüzünü zekilik.Phineas je bil visok in lathy, rdečelasi, s izraz velike Prodornost in Lukavost v njegov obraz.
Phineas büyük keskinliğini bir ifade ile, kızıl saçlı, uzun boylu ve lathy ve yüzünü zekilik.Phineas 좋은 날카로움의 표현과 함께, 빨간 머리, 높이 외 같은되었으며 그의 얼굴에 예민.
Phineas büyük keskinliğini bir ifade ile, kızıl saçlı, uzun boylu ve lathy ve yüzünü zekilik.Phineas magas volt és a nyurga, vörös hajú, a kifejezés a nagy hevesség és okosság az arca.
Phineas büyük keskinliğini bir ifade ile, kızıl saçlı, uzun boylu ve lathy ve yüzünü zekilik.Phineas var høj og lathy, rødhåret, med et udtryk af stor Skarpsindighed og Klogskaben i hans ansigt.
Phineas büyük keskinliğini bir ifade ile, kızıl saçlı, uzun boylu ve lathy ve yüzünü zekilik.Phineas var lång och LÅNG OCH SMAL, rödhårig, med ett uttryck av stor skärpa och slughet i hans ansikte.
Phineas büyük keskinliğini bir ifade ile, kızıl saçlı, uzun boylu ve lathy ve yüzünü zekilik.Phineas ήταν ψηλός και lathy, κόκκινα μαλλιά, με μια έκφραση μεγάλης οξύτητας και πονηριά στο πρόσωπό του.
Phineas büyük keskinliğini bir ifade ile, kızıl saçlı, uzun boylu ve lathy ve yüzünü zekilik.Phineas е висок и дългунест, червени коси, с израз на голяма острота и проницателност в лицето му.
Phineas büyük keskinliğini bir ifade ile, kızıl saçlı, uzun boylu ve lathy ve yüzünü zekilik.Финеас был высокий и худой, рыжий, с выражением большой остротой и проницательности ему в лицо.
Phineas büyük keskinliğini bir ifade ile, kızıl saçlı, uzun boylu ve lathy ve yüzünü zekilik.Фінеас був високий і худий, рудий, з виразом великою гостротою і проникливості йому в обличчя.
Phineas büyük keskinliğini bir ifade ile, kızıl saçlı, uzun boylu ve lathy ve yüzünü zekilik.كان طويل القامة وفينياس lathy ، ذات الشعر الأحمر ، وتعبيرا عن عظيم وحدة الدهاء في وجهه.
Phineas büyük keskinliğini bir ifade ile, kızıl saçlı, uzun boylu ve lathy ve yüzünü zekilik.彼の顔で利口。 彼はシメオンハリディの穏やかな、静かな、この世のものではない空気をないていたのに対し、
Sarı saçlı... batıdan, değil mi?Blondt hår? Han må komme vestfra.
Sarı saçlı... batıdan, değil mi?Blont hår? Han måste komma västerifrån.
Sarı saçlı... batıdan, değil mi?Cabelo louro... ele é de Oeste, não é?
Sarı saçlı... batıdan, değil mi?Ha i capelli biondi. Viene dall'Ovest, vero?
Sarı saçlı... batıdan, değil mi?Jasne włosy... Musi być z zachodu.
Sarı saçlı... batıdan, değil mi?Pelo rubio... Debe de ser del oeste.
Sarı saçlı... batıdan, değil mi?Vaalea tukka... Onko hän lännestä?
Sarı saçlı... batıdan, değil mi?Ξανθά μαλλιά... Είναι από την δύση, έτσι;
Sarı saçlı... batıdan, değil mi?Светлые волосы... он с запада, да?
Sarı saçlı, sarı gözlü, kırmızı paltosuyla görkemli, başkalarını dahice kurtaran o yetenekli simyacı,Kultainen tukka ja silmät, komea punainen takki... Muita pelastaa lahjakas alkemisti-
Sarı saçlı, sarı gözlü, kırmızı paltosuyla görkemli, başkalarını dahice kurtaran o yetenekli simyacı,Med gyldent hår, gyldne øjne og en rød kappe. Han redder andre, den talentfulde:
Sarı saçlı, sarı gözlü, kırmızı paltosuyla görkemli, başkalarını dahice kurtaran o yetenekli simyacı,Med gyllene hår, gyllene ögon och en röd kappa. Han räddar andra, den talangfulle:
Sarı saçlı, sarı gözlü, kırmızı paltosuyla görkemli, başkalarını dahice kurtaran o yetenekli simyacı,Με χρυσά μαλλιά, χρυσά μάτια, φοράει ένα κόκκινο παλτό, σώζει ιπποτικά άλλους, ο ταλαντούχος αλχημιστής,
Sarı saçlı, sarı gözlü, kırmızı paltosuyla görkemli, başkalarını dahice kurtaran o yetenekli simyacı,У него золотистые волосы, глаза, он одет в красный плащ, он спасает других, это талантливый алхимик
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.A učiníš podľa svojej múdrosti a nedáš jeho šedinám sostúpiť v pokoji do hrobu.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Con hãy cứ sự khôn ngoan con mà cư xử, chớ để đầu bạc nó xuống âm phủ cách bình yên.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Con hãy cứ sự khôn_ngoan con mà cư_xử , chớ để đầu bạc nó xuống âm_phủ cách bình_yên .
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Cselekedjél a te bölcseséged szerint, és ne engedd, hogy megõszülvén, békességgel menjen a koporsóba.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Fă după înţelepciunea ta, şi să nu laşi ca perii lui cei albi să se pogoare în pace în locuinţa morţilor.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Faze, pois, segundo a tua sabedoria, e não permitas que suas cãs desçam � sepultura em paz.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Gjør derfor som din visdom lærer dig, og la ikke hans grå hår fare med fred ned i dødsriket.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.gør derfor, som din Klogskab tilsiger dig, og lad ikke hans grå Hår stige ned i Dødsriget med Fred.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Je bent een wijs man en weet wat je te doen staat; laat hem niet in vrede sterven.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.네 지혜대로 행하여 그 백발로 평안히 음부에 내려가지 못하게 하라
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Niin tee nyt viisautesi mukaan äläkä anna hänen harmaiden hapsiensa rauhassa mennä alas tuonelaan.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Protož zachováš se podlé moudrosti své, a nedáš sstoupiti šedinám jeho v pokoji do hrobu.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Så gör nu efter din vishet, och låt icke hans grå hår få med frid fara ned i dödsriket.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Stóri torej ž njim po modrosti svoji in ne pústi sivi glavi njegovi, da gre v grob [Hebr. šeol.] v miru.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Tu agirai con saggezza, ma non permetterai che la sua vecchiaia scenda in pace agli inferi
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Tue nach deiner Weisheit, daß du seine grauen Haare nicht mit Frieden hinunter in die Grube bringst.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Tú harás conforme a tu sabiduría; no dejarás que sus canas desciendan en paz al Seol

İlgili Sayfalar