Mary'nin uzun kahverengi saçları var.Mary has long brown hair.
Saçım geri büyüyor.My hair is growing back.
Saçım tekrar çıkıyor.My hair is growing back.
Benim kahverengi saçım yok.I don't have brown hair.
Saçın kirli görünüyor.Your hair looks dirty.
Tom'un kısa kahverengi saçları var.Tom has short brown hair.
Saçımı boyamak istiyorum.I want to dye my hair.
Mary'nin koyu kırmızı renkli saçı var.Mary has treacle-coloured hair.
Sence Tom saç spreyi kullanıyor mu?Do you think Tom uses hairspray?
Tom'un yeni saç stilini seviyorum.I like Tom's new hairstyle.
Tom'un tıpkı babasınınki gibi kıvırcık saçları var.Tom has curly hair just like his father.
Ne zaman saçlarını boyamaya başladın?When did you start dyeing your hair?
Ne Tom'un ne de Mary'nin uzun saçı var.Neither Tom nor Mary has long hair.
Ne Tom'un nede Mary'nin gri saçı var.Neither Tom nor Mary has gray hair.
Ne Tom'da ne de Mary'nin koyu renk saçları var.Neither Tom nor Mary has dark hair.
Ne Tom'un ne de Mary'nin kızıl saçı var.Neither Tom nor Mary has red hair.
Tom ayda bir kere saç tıraşı olur.Tom gets a haircut once a month.
Tom kızının saçlarını fırçaladı.Tom brushed his daughter's hair.
Saçımı kestirmeye gitmeliyim.I need to go get a haircut.
Hem Tom hem de Mary saçlarını boyadılar.Both Tom and Mary have dyed their hair.
Tom, Mary'e onun yeni saç modeli hakkında ne düşündüğünü söyledi.Tom told Mary what he thought about her new hairstyle.
Tom'un uzun sarı saçları ve mavi gözleri var.Tom has long blond hair and blue eyes.
Bence saçını kestirmelisin.I think you should get your hair cut.
Tom saçını boyamak istemiyor.Tom doesn't want to dye his hair.
Tom'un hâlâ uzun saçı var mı?Does Tom still have long hair?
Tom saçını boyamak istedi.Tom wanted to dye his hair.
Tom'un artık kısa saçları varTom has short hair now.
Tom'un gür, sarı saçları var.Tom has thick blond hair.
Saçın mı dökülüyor? Sakal bırak.Loosing hair on your head? Grow a beard.
Saçımı yıkamıyorum.I'm not washing my hair.
Tom saçını taramayı unutmuş.Tom forgot to comb his hair.
Saçlarım ağarmadan önce kahverengiydı.My hair was brown before it turned gray.
Tom saçımı ördü.Tom braided my hair.
Dün saç traşı oldum.I got a haircut yesterday.
Benim kızıl saçım yok.I don't have red hair.
Bu sabah saçımı yıkadım.I washed my hair this morning.
Saçlarımı bir haftadır yıkamadım.I haven't washed my hair in a week.
Her duş aldığımda saçlarımı yıkarım.I wash my hair every time I take a shower.
Bu hikaye tamamen saçma.This story is completely ridiculous.
Oradaki saçı iki örgülü kızı tanıyor musun?Do you know that girl over there with pigtails?
Hangi saçmalıktan bahsediyorsun?What nonsense are you talking about?
Saçlarımı taradım.I combed my hair.
Sami, saçlarının bir kısmını Leyla'nın mezarına koydu.Sami put some of his hair in Layla's grave.
Sami'nin yalanları daha büyük ve daha saçma.Sami's lies got bigger and more outlandish.
Tom'un saçı nemle birlikte düzleşti.Tom's hair went flat with the humidity.
Saçma görünebilir.It may look ridiculous.
Saçları yüzünü gizledi.Her hair hid her face.
Saçları yüzünü gizliyordu.Her hair was hiding her face.
Sana bu saçmalığı kim söyledi?Who told you this nonsense?
Bütün bunlar saçmalık.All this is absurd.
Tom, Mary'nin yeni bir saç modeli olduğunu fark etmedi.Tom didn't notice Mary had a new hairstyle.
Sami saçlarını sarıya boyadı.Sami dyed his hair blond.
Tom'un giderek artan sayıda gri saçları var.Tom has more and more gray hair.
Sami'nin e-postaları çok, çok uzun ve saçmalıklarla doluydu.Sami's e-mails were very, very long and filled with nonsense.
Sami yatağının altında bir saç tokası buldu.Sami found a bobby pin under his bed.
Sami, Leyla'nın saçlarına dokundu.Sami touched Layla's hair.
Saçlarımı kestirmem gerek.I need to go get my hair cut.
Bunun saçma olduğunu sana söyledim.I told you it was ridiculous.
Mary'nin saçı doğuştan kıvırcık.Mary's hair is naturally curly.
Tom, Mary'nin saçını kesiyor.Tom cuts Mary's hair.