Saçını taramayı unuttun, Tom.You forgot to comb your hair, Tom.
Kırmızı saçları var bu yüzden ona "Havuç" lakabını taktılar.She has red hair, so they gave her the nickname "Carrot".
Onun saçları kırmızımsı. Bu yüzden onun lakabı Havuç.She has reddish hair. That's why her nickname is Carrot.
Saçına dokunabilir miyim?Can I touch your hair?
Güzel saçların var.You have beautiful hair.
Güzel saçın var.You have beautiful hair.
Tom çorbanın içinde bir saç buldu ve garsona şikayet etti.Tom found a hair in his soup and complained to the waiter.
Sanırım saç tıraşı olmamın zamanı geldi.I think it's about time for me to get a haircut.
Sanırım uzun saçla daha iyi görünüyordun.I think you were better looking with long hair.
Tom ve Mary'nin saç rengi aynı.Tom and Mary have the same hair color.
Tom ve Mary her ikisi de siyah saça sahip.Tom and Mary both have black hair.
Hem Tom hem de Mary siyah saça sahip.Tom and Mary both have black hair.
Tom'un kahverengi saçı ve mavi gözleri var.Tom has brown hair and blue eyes.
Tom, saçını bir havluyla kuruladı.Tom dried his hair with a towel.
Tom, saçlarını bir havluyla kuruladı.Tom dried his hair with a towel.
Tom dün saçının rengini açtı.Tom bleached his hair yesterday.
Tom bir saç tıraşına ihtiyacın olduğunu söyledi.Tom said you needed a haircut.
Tom saçını arkaya taramıştı.Tom had his hair slicked back.
Tom'un kızıl saçı yok.Tom doesn't have red hair.
Tom'un asi saçı var.Tom has unruly hair.
Saçını kim yaptı?Who did your hair?
Saçınızı kim yaptı?Who did your hair?
Tom'un dalgalı saçları var.Tom has wavy hair.
Tom'un koyu saçları var.Tom has dark hair.
Saçını kestir.Get your hair cut.
Tom'un saçı yok.Tom has no hair.
Anne saçımı örmeni istiyorum.Mom, I want you to braid my hair.
Onun saçı ne renk?What colour is her hair?
Saçını taradı.She brushed her hair.
Bütün bu saçmalık da ne?What's all this crap?
Bu saçma bir oyun.This is a stupid game.
Bu saçma bir kural.It's a stupid rule.
Tom saçını yıkıyor.Tom is washing his hair.
O, saçlarını omuzlarının üzerine itti.She pushed her hair over her shoulders.
Tom parmaklarını Mary'nin saçının içinden geçirdi.Tom ran his fingers through Mary's hair.
Saçı bir tıraş bıçağıyla kazı.Remove the hair with a razor blade.
Bence yeni saç rengin güzel görünüyor.I think your new hair color looks good.
Onun açık renk cilt ve saçı vardır.He has a fair skin and hair.
Onun açık renkli bir cilt ve saçı vardır.She has a fair skin and hair.
Benim için açık saçık bir sanat.For me, it's an obscene art.
O, saçını tarar.She combs her hair.
Mary'nin saçının her buklesi yerindeydi.Every lock of Mary's hair was in place.
Lütfen saçımı kes.Please cut my hair.
Tom saçını kestirmeli.Tom needs to get a haircut.
Kesinlikle bu dünyada saçma sapan şeyler oluyor.Absolutely nonsensical things happen in this world.
Saçma konuşuyorum.I'm talking nonsense.
Bugün saçımı kestirdim.I got my hair cut today.
O saçını yaptırdı.She got her hair done.
Dün saçımı yaptırdım.I got my hair done yesterday.
Saç modelimi değiştirdim.I changed my hairstyle.
Saçını omzuna attı.She flicked her hair over her shoulder.
Saçım beceriksizce kesilir.My hair is clumsily cut.
Mary bu öğleden sonra saçını yaptırdı.Mary got her hair done this afternoon.
Onun çok kısa saçı var.He has very short hair.
O çok kısa saçlı.She has very short hair.
Çok uzun saçım var.I have very long hair.
Mary'nin çok uzun saçı var.Mary has very long hair.
Tom'un çok uzun saçı var.Tom has very long hair.
Saçında bir kuru sümük var.You've got a booger on your hair.
Tom'un saçı yanıyor.Tom's hair is on fire.