sızı ile cümle

sızı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom sizi durdurmaya çalışacak.Tom is going to try to stop you.
Tom daha sonra sizi arayacak.Tom is going to call you later.
Tom yakında sizi arayacak.Tom is going to call you soon.
Tom sizi durdurmaya çalışmazdı.Tom wouldn't try to stop you.
Tom sizi takip edecek.Tom is going to follow you.
Sizinle konuşmalıyım çocuklar.I need to talk to you guys.
Tom'un sizin için bir şeyi var.Tom has something for you.
Biz sizi düşünüyoruz.We're thinking of you.
Tom sizi terketmeyecek.Tom won't leave you.
Tom sizin kocanız mı?Is Tom your husband?
Mary sizin karınız mı?Is Mary your wife?
Tom ve Mary isterlerse sizinle birlikte gidebilirler.Tom and Mary can go with you if they like.
Tom konuyu tartışmak için sizinle görüşmek istedi.Tom wanted to meet with you to discuss the matter.
Tom ve Mary ikisi de sizin sınıfta, değil mi?Tom and Mary are both in your class, aren't they?
Tom ve Mary'nin sizin çocuklarınız olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom and Mary were your children.
Tom, sizinle yaklaşık olarak aynı ağırlıkta.Tom is approximately the same weight as you.
Tom sizi yakında görmeyi dört gözle bekliyor.Tom is looking forward to seeing you soon.
Tom bunu yaparak sizi şaşırtmak istiyordu.Tom wanted to surprise you by doing that.
Tom bunu yapmanız için sizi zorlamayacak.Tom isn't going to force you to do that.
Tom'un sizinle hemen konuşması gerekiyor.Tom needs to talk to you immediately.
Tom sizi görmeyi umduğunu söyledi.Tom said he was hoping to see you.
Tom sizi gördüğüne memnun olduğunu söyledi.Tom said he was glad to see you.
Tom sizi etkilemeye çalışmıyor.Tom isn't trying to impress you.
Tom sizin ayrılmanızı bekliyor.Tom is waiting for you to leave.
Tom'un sizi beklemesi bekleniyor.Tom is supposed to wait for you.
Tom muhtemelen sizi bekleyecek.Tom is likely to wait for you.
Tom sizi durdurmayacak.Tom isn't going to stop you.
Tom bugün sizi göremez.Tom can't see you today.
Örümcekler sizi korkutuyor mu?Do spiders scare you?
Biz sizi bekliyoruz.We're expecting you.
Yılanlar sizi korkutuyor mu?Do snakes scare you?
Sizin için özel bir teklifimiz var.We have a special offer for you.
Sizin dün buraya gelmenizi ne engelledi?What prevented you from coming here yesterday?
Sizin okulda Fransızca öğretiliyor mu?Is French taught at your school?
Soğuk, beni rahatsız ettiği kadar sizi rahatsız ediyor gibi görünmüyor.The cold doesn't seem to bother you as much as it bothers me.
Bu buluş sizi çok zenginleştirecek.This invention will make you very rich.
Sizinle takılmak istemiyorum arkadaşlar.I don't want to hang out with you guys.
Bunlar sizin eldivenleriniz mi?Are these your gloves?
Dışarıda sizi bekleyen üç kişi var.There are three men waiting for you outside.
Sizinle kişisel olarak konuşmak zorundayım.I have to speak to you personally.
Gelir gelmez sizinle iletişim kuracağım.I will contact you as soon as I arrive.
Bu sizin Roma'ya ilk geziniz mi?Is this your first trip to Rome?
Sizin iyi bir kemancı olduğunuzu duyuyorum.I hear you're a good violinist.
Bu sizin ilk uçuşunuz mu?Is this your first flight?
Bu sizin bu oyunu ilk oynayışınız mı?Is this the first time you've played this game?
Bu sizin Boston'a ilk ziyaretiniz mi?Is this your first time to visit Boston?
Önceki işverenleriniz sizin hakkınızda ne diyordu?What would your previous employers say about you?
Tom sizi orada görmek ister.Tom would like to see you there.
Kariyerimi sizin için riske attım.I've put my career on the line for you.
Sizin tavsiyenize ihtiyacımız var.We need your advice.
Tom sizin için yeni yazılımı kuracak.Tom will install the new software for you.
Sizin Tom'a yardım ettiğinizi biliyorum.I know you've helped Tom.
Sami bu bilgiyi sizinle paylaşamaz.Sami can't share this info with you.
Sizi dans ederken izlemek eğlenceliydi.It was fun to watch you guys dancing.
Önümüzdeki hafta sizinle bağlantı kuracağım.I'll get in touch with you next week.
Sizin hizmetinizdeyim.I am at your service.
Sizin onu yapmanıza izin vermemin imkanı yok.There's no way I'm going to let you do that.
Sizi gidi sizi.Oh, you!
Bunu tekrar yaparken sizi yakalamama izin vermeyin.Don't let me catch you doing that again.
Bu ses sizi rahatsız ediyor mu?Does this noise bother you?

İlgili Sayfalar