sızı ile cümle
sızı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sizin İngilizceniz gelişti.Your English has improved.
O gözlem de, sizinle ilgilidir.That observation pertains to you, too.
Söylemek üzere olduğum şey sizin sorunuza cevap verecektir.What I'm about to say will answer your question.
Facebook'un sizinle ilgili birçok verisi vardır.Facebook has a lot of data about you.
Bu gece sizin evde kalabilir miyim?Can I stay at your place tonight?
Paketiniz geldiği zaman sizi arayacağız.We will call you when your package has arrived.
Koliniz geldiğinde sizi arayacağız.We will call you when your package arrives.
Siparişiniz geldiğinde sizi arayacağız.We will call you when your order arrives.
Tom sizin için hazırdır.Tom is ready for you.
Bunlardan hangisi sizin kitabınız?Which one of these is your book?
Sizin numaranızı alabilir miyim, lütfen?Can I have your number, please?
Taze meyve ve sebzeler sizin için iyidir.Fresh fruits and vegetables are good for you.
Sizin kendinize hayrınız dokunmuyor.You couldn't act your way out of a paper bag.
Ve ya birisi sizi görürse?And what if someone sees you?
Mary sizi hatırlar.Maria remembers you.
Kutuda ne olduğu sizi ilgilendirmez.What's in the box is none of your business.
Sizinle tanıştığım için gerçekten mutluyum.I am indeed happy to meet you.
O sizinle konuşmak istediğini söylüyor.He says that he wants to speak to you.
O sizinle konuşmak istediğini söyler.She says that she wants to speak with you.
Soru sizin için ne yapabilirim değil ama benim için ne yapabilirsin?The question is not what I can do for you, but what you can do for me.
Gülümsemek sizi daha mutlu yapabilir.Smiling can make you happier.
Bu sizin rolünüz mi?Is that your role?
Sizin ikinizi birlikte bulacağımı biliyordum.I knew I'd find the two of you together.
Sizin gibi saygın grupların önünde konuşmak için davet edildim.I've been invited to speak in front of esteemed groups such as yourselves.
O sizi görmeyi dört gözle bekliyor. O sadece sabırsızlanıyor.She's so looking forward to seeing you. She just can't wait.
Biz partiye sizin gibi geç kalmıştık.We were late to the party, like you.
Tom sizin için harika bir iş yapacak.Tom will do a great job for you.
Sizin masum görünüşünüz beni kandırmaz.Your innocent look doesn't fool me.
Sizin masum davranışınız beni kandırmaz.Your innocent act doesn't fool me.
Sizinle özel konuşabilir miyiz?Can I speak to you in private?
Sizin de görebileceğiniz gibi, yıllardan beri bu kasabada hiçbir şey değişmedi.As you can see for yourselves, nothing has changed in this town after all these years.
Sizinle sonra görüşürüz arkadaşlar.I'll catch up with you guys later.
Hepimiz sizi özleyeceğiz.We'll all miss you.
Sizi endişelendirdiğim için üzgünüm.I'm sorry I made you worry.
Bu ilk soru sizin için.This first question is for you.
Benim bakış açım sizinkine benzer.My perspective is similar to yours.
Sizin şirketin ihaleyi kazandığını duydun mu?Did you hear that your company won the bid?
Ben o gece yalnızdım, sizi kandırmak için sesler çıkarıyordum, hepsi bu kadar!I was alone that night, making noises to trick you, that's all!
Biz sizinle çalışacağız.We'll work with you.
Bu değişimin etkileri sizi etkilemez.The effects of this change don't affect you.
Ben sizin için ona karar veremiyorum.I can't decide that for you.
O işi sizin için yaptık.We've done that work for you.
Bunun sizin için önemli olduğunu biliyoruz.We know it's important to you.
Sizin gibi daha çok doktora ihtiyacımız var.We need more doctors like you.
Sizin gibi öğretmenlere daha çok ihtiyacımız var.We need more teachers like you.
Sizin İbranice konuşabileceğinize inanmıyorum.I do not believe that you can speak Hebrew.
Tom sizin sınıfta mı?Is Tom in your class?
Hatalı olarak yüzerseniz hakimler sizi diskalifiye edecektir.If you swim incorrectly the judges will disqualify you.
Kinizminiz sizi bir gün yok edecektir.Your cynicism will destroy you one day.
Onun sizin sorumluluğunuz olduğunu biliyor.He knows that that is your responsibility.
Sizin burada olacağınızı bilmiyordum.I didn't know you were going to be here.
Sizi öğretmen olarak görmüyorum.I don't see you as a teacher.
Sizin buna ne dediğinizi bilmiyorum.I don't know what you call this.
Gönüllülük deneyimi, sizi daha fazla istihdam edilebilir kılabilir.Experience in volunteering can make you more employable.
Umarım sizi rahatsız etmedim.I hope I didn't offend you.
Petrol sızıntıları çevre için kötüdür.Oil spills are bad for the environment.
Sizi sonsuza dek seveceğim.I will love you forever and ever.
İnanç, imkansızı denemenize izin verir. Ancak şüphe, sizi mümkün olandan bile alıkoyar.Faith lets you try the impossible. Doubt, however, deters you even from the possible.
Otobüs sizi şehir merkezine götürür.The bus takes you down town.
Gidin ve korkmayın. Sizi koruyacağız.Go and don't be afraid. We'll protect you.