sırri ile cümle

sırri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Myslím si totiž, že je tajomstvom k porozumeniu toho, čo sa vo svete deje.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Omdat ik denk dat dat het geheim is van het begrip van wat er gebeurt in de wereld.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Parce que je pense que c'est le secret pour comprendre ce qui se passe dans le monde.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Pentru că eu cred că e secretul prin care înțelegi ce se întâmplă în lume.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Porque creo que es el secreto para comprender lo que está pasando en el mundo.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Porque eu acho que este é o segredo para compreender o que está a acontecer no mundo.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Protože si myslím, že v tom je podstata pochopení tajemství toho, co se na světě děje.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Sądzę, że jest ona kluczem do zrozumienia co się dzieje na świecie.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Γιατί πιστεύω ότι είναι το μυστικό για την κατανόηση του τι γίνεται στον κόσμο.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Защото мисля, че това е тайната към разбирането на това, което се случва в света.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?Потому что я думаю, что это ключ к пониманию происходящего в мире.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?משום שאני חושב שזהו הסוד להבין את מה שקורה בעולם.
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?لأننى أعتقد أنه سر لفهم ما يحدث في العالم .
Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor?理解する鍵となるからです 私の体も 皮膚細胞 脳細胞 肝細胞という
Darwin bir anda Galapagos'un büyük sırrını gördüDarwin apucase să vadă puţin din secretul insulelor Galapagos.
Darwin bir anda Galapagos'un büyük sırrını gördüDarwin đã mơ hồ nhận diện được bí mật lớn nhất ở Galapagos
Darwin bir anda Galapagos'un büyük sırrını gördüDarwin spatřil letmý záblesk velkého tajemství Gapalág.
Darwin bir anda Galapagos'un büyük sırrını gördüΟ Δαρβίνος είχε φευγαλέα δει το μεγάλο μυστικό των Γκαλαπάγκος.
Darwin bir anda Galapagos'un büyük sırrını gördüТак Дарвин сумел проникнуть в главную тайну природы Галапагосов.
Darwin bir anda Galapagos'un büyük sırrını gördüדארווין העיף מבט חטוף קצר .על הסוד הגדול של הגאלאפאגוס
Darwin bir anda Galapagos'un büyük sırrını gördüداروين مسك يبدّل لمحة من سرّ غالاباغوس العظيم
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Apără-ţi pricina împotriva aproapelui tău, dar nu da pe faţă taina altuia,
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.A te ügyedet végezd el felebarátoddal; de másnak titkát meg ne jelentsd;
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Défends ta cause contre ton prochain, Mais ne révèle pas le secret d`un autre,
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Discute tu causa con tu prójimo y no des a conocer el secreto de otro
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Discuti la tua causa con il tuo vicino, ma non rivelare il segreto altrui
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Før din sak mot din motpart, men åpenbar ikke annen manns hemmelighet,
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Før Sagen med din Næste til Ende, men røb ej Andenmands Hemmelighed
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Führe deine Sache mit deinem Nächsten, und offenbare nicht eines andern Heimlichkeit,
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Hãy đối nại duyên cớ con với chánh kẻ lân cận con, Song chớ tỏ sự kín đáo của kẻ khác;
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Hãy đối_nại duyên_cớ con với chánh kẻ lân_cận con , Song chớ tỏ sự kín_đáo của kẻ khác ;
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.너는 이웃과 다투거든 변론만 하고 남의 은밀한 일을 누설하지 말라
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Pleiteia a tua causa com o teu próximo mesmo; e não reveles o segredo de outrem;
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Pokonaj svoju pravotu so svojím blížnym a tajomstvo druhého človeka nevyjav,
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Pravdo svojo pravdaj z bližnjim svojim sam, ali skrivnosti drugega ne odkrivaj;
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Prowadź do końca sprawę swoję z przyjacielem twoim, a tajemnicy drugiego nie objawiaj;
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Riitele oma riitasi vastapuolesi kanssa, mutta toisen salaisuutta älä ilmaise.
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Salah faham dengan kawanmu, selesaikanlah hanya dengan dia, tetapi rahasia orang lain janganlah kaubuka
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Srovnej při svou s bližním svým, a tajné věci jiného nevyjevuj,
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Utför din egen sak mot din vederpart, men uppenbara icke en annans hemlighet,
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Εκδικασον την δικην σου μετα του πλησιον σου και μη ανακαλυπτε το μυστικον αλλου
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Веди тяжбу с соперником твоим, но тайны другого не открывай,
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.Разисквай делото си с противника* си сам . Но не откривай чужди тайни,
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.ריבך ריב את רעך וסוד אחר אל תגל׃
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.اقم دعواك مع قريبك ولا تبح بسر غيرك
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.你 與 鄰 舍 爭 訟 、 要 與 他 一 人 辯 論 . 不 可 洩 漏 人 的 密 事
Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.你 與鄰 舍 爭訟 、 要與 他 一 人 辯論.不可洩漏 人 的 密事
Devlet Sırrı Kanunları'mız var.대중의 검증을 거치지 않은 법이죠. 그건 법죄라는 의미입니다.
Devlet Sırrı Kanunları'mız var.Unseres sieht keine öffentliche Kontrolle vor.
Devlet Sırrı Kanunları'mız var.ללא מבחן האינטרס הציבורי. אז זה אומר שזה פשע,
Devlet Sırrı Kanunları'mız var.دون اختبار رأى العامة. هذا يعني أنها جريمة ..
Devlet Sırrı Kanunları'mız var.犯罪者として罰を受けるのです 実際 公的機密を報道して
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.Fascinuje mě, jak příroda vytváří materiály a je spousta tajemství v tom, jak odvádí tak dokonalou práci.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.Fascynuje mnie jak natura tworzy materiały jest dużo etapow składających się na tak wyrafinowaną pracę.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.저는 자연이 어떻게 물질을 만드는 지에 완전히 매료되었습니다 자연이 그런 정교한 일을 해내기 위해서는 많은 비밀이 있습니다.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.Minua kiehtoo luonnon tapa tehdä niin erinomaisia materiaaleja, ja siihen liittyvät salaisuudet.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.Sunt fascinată de felul în care natura creează materiale.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.Я была поражена тем, как природа создаёт материалы, используя множество секретов в своей утончённой работе.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.תמיד הוקסמתי מהדרך בה הטבע מייצר חומרים, ויש הרבה מסתורין באיך הוא עושה כאלה עבודות מעודנות.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.لطالما انبهرت بكيفية تصنيع الطبيعة للمواد، وهناك الكثير من التسلسل لكيفية إنجازها لوظيفة بذلك الإتقان.

İlgili Sayfalar