sırada ile cümle
sırada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Şiir, en iyi sırada düzenlenmiş en iyi kelimelerden oluşur.Poetry consists of the best words arranged in the best order.
Tom dördüncü sırada yer aldı ve bir madalya kazanmadı.Tom placed fourth and did not win a medal.
Tom çok geride, son sırada tamamladı.Tom finished far behind, in last place.
Benim adım alfabetik sırada sonda görünür.My name appears last in alphabetical order.
Bu sadece Boston'da sıradan bir gün.This is just a usual day in Boston.
O mükemmel sıradan bir kız.She's a perfectly ordinary girl.
Bizim için sırada ne var?What's next for us?
Tom sadece sıradan bir genç çocuk.Tom is just an average teenage boy.
Maria çok kibar, sıradan bir kız.Maria is a very polite, simple girl.
Bu gün başka sıradan bir gün gibi başladı.This day started like any other ordinary day.
Tom sırada birinci.Tom is first in line.
Tom şu an ilk sırada.Tom is in the lead at the moment.
Tom şu anda birinci sırada.Tom is in the lead right now.
Tom sıradan bir adam değil.Tom is no ordinary man.
Parası için onunla evlendi ve onun sıradan yaşantısına katlanamadı.She married him for his money, and couldn’t put up with his plain way of living.
Mucizeler sıradan.Miracles are ordinary.
Tom tutuklandığı sırada Boston'da yaşıyordu.At the time of his arrest, Tom was living in Boston.
Tom sizin sıradan politikacınız değildir.Tom isn't your average politician.
İlk sırada olmayı planlıyorum.I intend to be first in line.
Bizim için sırada ne var merak ediyorum?I wonder what's next for us?
Tom sağdan üçüncü sırada.Tom is third from the right.
Oldukça sıradandı.It was quite ordinary.
Sıradaki olabilirsin.You may be next.
Sırada oturan oğlan Tom'dur.The boy sitting on the bench is Tom.
Jamal artık sadece sıradan bir adam değil.Jamal isn't just an ordinary man anymore.
Peki, sırada ne var?Well, what's next?
Fadil, o sırada Dania'yla aynı zihniyet çerçevesine sahipti.Fadil had the same mindframe at that time as Dania.
Sıradaki ben olacağım.I'll be next.
Sırada beklemedim.I didn't wait in line.
Hep ön sırada otururum.I always sit in the front row.
Ben sırada bir sonrakiyim.I'm next in line.
Ben sırada sonuncuyum.I'm the last in line.
Sırada birinciyim.I'm first in line.
İlk sıradayım.I'm first in line.
Sırada üçüncüydüm.I was third in line.
Fadıl o sırada Rami'den daha tecrübeliydi.Fadil was more experienced than Rami at the time.
Sırada bekliyorum.I'm waiting in line.
Fadıl'ın yeni gelini sıradan bir kız değildiFadil's new bride was no ordinary girl.
Fadıl o sırada 29 yaşındaydı ve Leyla 43 yaşındaydı.Fadil was 29 at the time and Layla was 43.
Leyla sıradan bir ev hanımıydı.Layla was an ordinary housewife.
Leyla sıradan bir ev kadınıydı.Layla was an ordinary housewife.
O sırada bölge çok izole edilmişti.The area was very isolated at the time.
Sırada birinciydim.I was first in line.
Tom benim için sıradan biri gibi görünüyor.Tom seems like an ordinary guy to me.
Sırada Tom var.It's Tom's turn next.
Leyla, uyuduğu sırada Sami'yi başından vurdu.Layla shot Sami in the head while he slept.
Sırada beklemekten bıkmadın mı?Aren't you tired of waiting in line?
Sırada beklemekten bıkmıyor musun?Aren't you tired of waiting in line?
Sıradan oklar ejderhanın pullarını delemez.Ordinary arrows can't pierce the dragon's scales.
Ejderhanın pulları sıradan oklarla delinemez.The dragon's scales can't be pierced by ordinary arrows.
Ejderha sıradan silahlarla öldürülemez.The dragon can't be killed with ordinary weapons.
Sıradan silahlar ejderhaya zarar veremez.Ordinary weapons cannot harm the dragon.
Ejderhaya sıradan silahlarla zarar verilemez.The dragon cannot be harmed by ordinary weapons.
Tycho sıradan biri olan Kirsten'e aşık oldu.Tycho fell in love with Kirsten, a commoner.
Muhafız uyuduğu sırada hırsızlar tabloyu müzeden çaldılar.The thieves stole the painting from the museum while the guard slept.
Tom'un ön sırada oturduğunu fark ettim.I noticed that Tom sat in the front row.
Sami çok sıradan bir hayat sürdü.Sami led a very ordinary life.
O sıradan bir kişi olarak kalmaya çalışıyor.He's trying to remain an ordinary person.
Sırada sen olacaksın.You'll be next.
Tom, kefaletle çıktığı sırada ayak bileği monitör bileziği takmak zorundadır.Tom has to wear an ankle monitor bracelet while he's out on bail.
İlgili Sayfalar