Davranışınız çok sıradışı.Your behavior is too extraordinary.
Chris'in kabaca davranması sıradışı idi.It was out of the ordinary for Chris to behave so roughly.
Piyanistin sıradışı bir yeteneği var.The pianist is endowed with extraordinary talent.
Bugün hava sıradışıdır.The weather is unusual today.
Bu sıradışı.That's unusual.
Sıradışı deneyimlerini anlattı.He recounted his unusual experiences.
Ben sıradışı bir ses duydum.I heard an unusual sound.
Ben sıradışı bir gürültü duydum.I heard an unusual noise.
Gezimizde sıradışı hiçbir şey olmadı.Nothing out of the ordinary happened on our trip.
Sıradışı ilişkileri vardı.They had an extraordinary relationship.
Ciddi ve sıradışı bir sorunum var.I have a serious and extraordinary problem.
Davranışı sıradışıydı.Her behaviour was out of the ordinary.
Botanik bahçesinde birçok sıradışı bitki gördük.We saw many unusual plants in the botanical garden.
Parkta çok sıradışı bir şeyler oluyor gibi görünüyor.Something very unusual seems to be happening in the park.
Tom sıradışı bir şey gördü.Tom saw something unusual.
Biz sıradışıyız.We're unusual.
Sen sıradışısın.You're unusual.
Tom sıradışı.Tom is unusual.
Ben sıradışıyım.I'm unusual.
Bu sanatçının yaşam tarzı sıradışıdır.This artist's lifestyle is unconventional.
Sıradışı bir şey fark ettin mi?Have you noticed anything out of the ordinary?
O sıradışı notlar aldı.She got extraordinary grades.
O kadar sıradışı değil.It's not so unusual.
Bu yılın havası oldukça sıradışıdır.This year's weather is rather unusual.
Sen geçen gece sıradışı herhangi bir şey gördün mü veya duydun mu?Did you see or hear anything unusual last night?
Sıradışı bir şey oldu.Something extraordinary happened.
Bildirilecek sıradışı hiçbir şey yok.There's nothing unusual to report.
Bu çok sıradışı.This is very unusual.
Sıradışı bir şey bulunmadı.Nothing unusual was found.
Mary sıradışı bir kadındı.Mary was an extraordinary woman.
Onun hakkında ne sıradışı?What's unusual about that?
Sonuçlar sıradışıydı.The results were outstanding.
Durum çok sıradışıydı.The situation was very unusual.
Ben sıradışı hiçbir şey görmedim.I didn't see anything out of the ordinary.
Meri sıradışı bir kadın.Mary is an extraordinary woman.
Oldukça sıradışı bir kavram.It's quite an unusual concept.
Mary sıradışı bir iş kadınıdır.Mary is an outstanding businesswoman.
Tom sıradışı bir insan.Tom is an exceptional person.
Harald? Bu gerçekten sıradışı bir isim.Harald? That is indeed an unusual name.
Çoktan seçmeli testler sıradışı değildir.Multiple-choice tests are not uncommon.
Tom sıradışı bir kariyere sahipti.Tom has had an unusual career.
Tom sıradışı bir adamdı.Tom was an extraordinary man.
Tom sıradışı bir oyuncudur.Tom is an outstanding player.
Bu yıl oldukça sıradışıdır.This year is quite unusual.
Koşullar sıradışıdır.Conditions are unusual.
Bu çok sıradışıydı.It was very unusual.
Sami o gece Leyla hakkında sıradışı bir şey fark etmedi.Sami didn't notice anything unsual about Layla that night.
Sami çok sıradışı bir şey gördü.Sami saw something very unusual.
Tom sıradışı bir çocuk.Tom is an unusual kid.
Bu gerçekten sıradışı.This is really unusual.
Bu çalışma ayrıca bir erkek çocuğunun sıradışı cinsel fantezilerini de anlatmaktadır.We also are given a look into the boy's strange sexual fantasies.
Çoğu kişi zaman zaman yalnız ve tenha hissediyor; Bu sıradışı bir fenomen değildir.Most people feel alone and secluded at times; this is not an unusual phenomenon.
Sıradışı başka bir özelliği de kuyruğunun da kanatları ile aynı renkte olmasıdır.Also unusual, its tail is the same colour as its wings.
Endor kompozisyonu biraz sıradışıdır, ama ona göre imkansız değil.Endor's composition being smaller would be unusual, but not impossible according to him.
Bu durum sıradışı, pahalı ya da özel ürünlere sahip olmak isteğinden doğar.This situation is derived by the desire to own unusual, expensive or unique goods.
Şiir, sıradışı derecede güçlü bir aşka odaklanır.The poem focuses on an ideal love which is unusually strong.
Otoportreleri sıradışı bir kendini gözlemleme düzeyini yansıtır.The self-portraits reflect an unusually high degree of self-scrutiny.
Louis'in annesi ile ilişkisi o devir için sıradışı bir düzeyde sıkıydı.Louis' relationship with his mother was uncommonly affectionate for the time.
"Soldi" Mahmood'un "sıradışı aile" hakkında güçlü bir otobiyografik şarkıdır."Soldi" is a strongly autobiographic song about Mahmood's "unconventional family".
Sıradışı olarak kazananların hiçbirini ödülden önce profesörlükleri yoktu.Unusually, none of the winners had held professorships before being awarded the prize.