Sıra dışı bir şeyin kokusunu alıyor musun?Don't you smell something unusual?
Bunun kadar sıra dışı bir şey asla tatmadım.I've never tasted anything as unusual as this.
Sıra dışı bir şey yapmadım.I did nothing out of the ordinary.
Onun erken kalkması sıra dışıdır.It's unusual for him to get up early.
Onun hakkında sıra dışı bir şey var.There's something unusual about him.
İngilizcede sıra dışı bir yeteneği var.He has an unusual ability in English.
O, öykülerini çok sıra dışı bir şekilde anlattı.He told his stories in a very unusual way.
Sakar adam onun sıra dışı yeteneğini kıskandı.The clumsy man envied her unusual talent.
Bu sıra dışı.This is unusual.
Sıra dışı bir şey bulamıyorum.I can't find anything out of the ordinary.
Hiçbir şey sıra dışı gözükmüyordu.Nothing seemed out of the ordinary.
Tom sıra dışı bir şey fark ettiğini söylüyor.Tom says he's spotted something out of the ordinary.
Tom sıra dışı görünüyor.Tom seems unusual.
O sıra dışı mı?Is that unusual?
Sıra dışıydı.It was unusual.
Bu sıra dışı değil.That's not uncommon.
Bu çok sıra dışı.That's very unusual.
O, sıra dışı değil,değil mi?That's not unusual, is it?
Bu sıra dışı bir şey.This is something out of the ordinary.
Sıra dışı hiçbir şey olmadı.Nothing out of the ordinary happened.
Bugün okulda sıra dışı bir şey oldu mu?Did anything out of the ordinary happen at school today?
Sıra dışı bir şey oldu.Something extraordinary has happened.
Bu sabah bana sıra dışı bir şey oldu.Something extraordinary happened to me this morning.
Bu sıra dışı bir istek.That's an unusual request.
Şimdi, bu o kadar sıra dışı değil.Now, that's not so unusual.
Sıra dışı konuşursam üzgünüm.I'm sorry if I spoke out of turn.
Ne zaman sıra dışı bir şey olsa, ben suçlanırım.Every time something unusual happens, I get blamed.
Bu sıra dışı bir isim.That's an unusual name.
Bu oldukça sıra dışı.This is rather unusual.
Bu epeyce sıra dışı.This is highly unusual.
Tom sıra dışı bir kazada öldürüldü.Tom got killed in a freak accident.
O sıra dışı bir kadındı.She was an extraordinary woman.
Bu sıra dışı mıdır?Is this uncommon?
Bunlar sıra dışı zamanlar.These are extraordinary times.
Her zamanki gibi olacağını umuyorduk, ama sıra dışı bir durumla karşılaştık.We expected the routine, but we got the extraordinary.
Bu oldukça sıra dışı bir istek.This is a rather unusual request.
Tom sıra dışı iş yapıyor.Tom is doing extraordinary work.
Bu çok, çok sıra dışı.This is very, very unusual.
Hükümetin tarımı sübvanse etmesi sıra dışı değildir.It is not uncommon for the government to subsidize agriculture.
Tom bu gece sıra dışıydı.Tom was outstanding tonight.
Tom için günün bu saatinde burada olmak çok sıra dışı.It's very unusual for Tom to be here this time of day.
Sıra dışı bir şey olmasını beklemiyorum.I don't expect anything out of the ordinary to happen.
Sensörlerimiz sıra dışı bir şey algılamadı.Our sensors did not detect anything out of the ordinary.
Tom'un kız arkadaşının sıra dışı bir ismi var.Tom's girlfriend has an unusual first name.
Tom ve Mary sıra dışı.Tom and Mary are unusual.
"Stamata Revithi'yi bakıp sadece trajedisini görebildiler, sıra dışı ayaklarını değil.""Looking at Stamata Revithi, they could see only tragedy, not her extraordinary feat."
Adının sıra dışı olması nedeniyle, özellikle Avrupa'da soyadı bilinmiyordu.Because her name was unusual, she was known primarily without a surname in Europe.
Aynı zamanda süper ölçekliydi, fakat getirdiği asıl yenilik sıra dışı işleyişindeydi.It was also superscalar, but its major innovation was out-of-order execution.
Tarzı İsveç için oldukça sıra dışıydı.Something very unusual in Swedish politics.
Theofanis, üçüncü kez evlenen imparatorun varlığının sıra dışı olduğunu vurgular.Theophanes points out the existence of a thrice-married emperor as unusual.
Gaga'nın sıra dışı moda anlayışı kendisinin karakteristik özelliklerinden biridir.Gaga's outlandish fashion sense has also served as an important aspect of her character.
Phoenix New Times yazarı Nicki Escuerdo "Telephone"'u albümün sıra dışı şarkısı olarak listeledi.Nicki Escuerdo from Phoenix New Times listed "Telephone" as a stand-out track from the album.
Kurulacak partinin sıra dışı bir oluşum olacağını belirtti.I give the assurance that the work will remain an exceptional scene.
Bu çizimler arasında en sıra dışı olanlar bir şeyler taşıyan iki insan figürüdür.The most unusual images are of two human stick figures that appear to be carrying things.
"Sergen sıra dışı bir futbolcu!"Football seemed strange indoors.
Sovyetler Birliği'nin Baltık işgali, sıra dışı bir işgaldi.At the funeral for the Italian swimming team victims, something very unusual happened.
Opel GT'nin sıra dışı bir özelliği ise ön farlarının açılıp kapanmasıydı.One unusual feature of the Opel GT is the operation of the pop-up headlights.
Sıra dışı şeyleri sever ya da nefret eder.You're either going to love it or hate it.
Daha sonra, araştırmacılar katılımcılara sıra dışı bir şey görüp görmediklerini sormuş.Afterwards, researchers ask participants if they saw anything unusual during the primary task.
Bu insanlar sıra dışı canlılar olmalıydılar.These people must be freaks of nature.