Ana içeriğe geç
Sözlük

sınava girmek ile cümle

sınava girmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
58
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Sınava girmek zorunda değilsin.You don't have to take an examination.
Yarın tarih dersinde sınava girmek zorundayım.I have to take an examination in history tomorrow.
Pazar günü bir sınava girmek zorunda olduğuma inanamıyorum!I can't believe I have to sit an exam on Sunday!
Tom dün bir sınava girmek zorunda kaldı.Tom had to take a test yesterday.
Ben bir sınava girmek zorundayım.I have to take an exam.
Sınava girmek zorundasın diye mi ölmek istiyorsun?Because you are taking exams, do you want to just die?
Sınava girmekten korkmayı bırakın.Stop being afraid to take a test.
Keşke elim kırılsaydı, Böylece sınava girmek zorunda kalmazdım!I wish my hand had been broken, so that I don't have to take it!
Eğer Gil Dong gibi piç olsaydım, bu aptal sınava girmek zorunda kalmazdım!If I was a bastard like Gil Dong, I wouldn't have to take that stupid exam!
Ama her zaman sınava girmek için kursa gidiyorum.But every time I go to the course to take the test,
Sınava girmek istemediğimi söyledim.I'm saying that I don't want to take the exam.
Dördüncü sınıftaki derslerini tamamlamaması üzerine tekrar sınava girmek zorunda kaldı.Han får anstränga sig hårt för att slippa gå om fjärde klass.
Sınava girmek zorunda değilsin.Sinun ei ole pakko mennä kokeeseen.
Ama her zaman sınava girmek için kursa gidiyorum. Hep elime yüzüme bulaştırıyorum!De akárhányszor elmegyek vizsgázni mindig elrontom!
Ama her zaman sınava girmek için kursa gidiyorum. Hep elime yüzüme bulaştırıyorum!Γιατί γίνομαι τόσο άσχημη οδηγός όταν πηγαίνω στο τεστ οδήγησης;
Ama her zaman sınava girmek için kursa gidiyorum. Hep elime yüzüme bulaştırıyorum!لماذا اصبح سيئة عند اجتياز الاختبار؟
Ama her zaman sınava girmek için kursa gidiyorum.Mais à chaque fois que je vais passer l'examen, je rate toujours !
Eğer Gil Dong gibi piç olsaydım, bu aptal sınava girmek zorunda kalmazdım! - Baba! - Ma...Si fuera un bastardo como Gil Dong, ¡no tendría que hacer eses estúpido examen! - ¡Padre! - ¡Ex...
Eğer Gil Dong gibi piç olsaydım, bu aptal sınava girmek zorunda kalmazdım! - Baba!Si j'étais un bâtard comme Gil Dong, je n'aurais pas à passer ce stupide examen !
Eğer Gil Dong gibi piç olsaydım, bu aptal sınava girmek zorunda kalmazdım!Nếu con là con rơi như Gil Dong thì không cần dự kỳ thi ngốc nghếch đó rồi!
Eğer Gil Dong gibi piç olsaydım, bu aptal sınava girmek zorunda kalmazdım!Ако бях нещастник като Гил Донг, нямаше да се налага да вземам изпита!
Eğer Gil Dong gibi piç olsaydım, bu aptal sınava girmek zorunda kalmazdım!Если бы я был придурком Гиль Доном, мне бы не пришлось сдавать экзамены!
Ha Ni'yi hastaneye bıraktıktan sonra sınava girmek için yeterince zamanı vardı ancak gitmemeyi kendisi seçti.Après l'avoir déposé à l'hôpital, il avait encore le temps d'y retourner, mais il a choisi de ne pas y aller.
Ha Ni'yi hastaneye bıraktıktan sonra sınava girmek için yeterince zamanı vardı ancak gitmemeyi kendisi seçti.Dopo che l'ha lasciata all'ospedale aveva ancora un sacco di tempo per andare, ma ha deciso di non farlo.
Ha Ni'yi hastaneye bıraktıktan sonra sınava girmek için yeterince zamanı vardı ancak gitmemeyi kendisi seçti.Nachdem er, sie zum Krankenhaus gebracht hat, hatte viel Zeit zurück zu gehen, aber er tat es nicht.
Ha Ni'yi hastaneye bıraktıktan sonra sınava girmek için yeterince zamanı vardı ancak gitmemeyi kendisi seçti.Po tym jak po tym jak ją odwiózł do szpitala miał jeszcze szansę żeby zdążyć, ale postanowił nie iść.
Ha Ni'yi hastaneye bıraktıktan sonra sınava girmek için yeterince zamanı vardı ancak gitmemeyi kendisi seçti.Sau khi nó để con bé lại bệnh viện nó vẫn còn nhiều thời gian để đi thi, nhưng thằng bé đã chọn cách ở lại.
Ha Ni'yi hastaneye bıraktıktan sonra sınava girmek için yeterince zamanı vardı ancak gitmemeyi kendisi seçti.Setelah mengantarnya ke rumah sakit dia masih ada waktu untuk pergi, tapi dia memilih untuk gak pergi.
Ha Ni'yi hastaneye bıraktıktan sonra sınava girmek için yeterince zamanı vardı ancak gitmemeyi kendisi seçti.Είχε αρκετό χρόνο να πάει όταν την άφησε το νοσοκομείο, αλλά επέλεξε να μην πάει.
Ha Ni'yi hastaneye bıraktıktan sonra sınava girmek için yeterince zamanı vardı ancak gitmemeyi kendisi seçti.После того как он отвёз её в больницу, у него ещё оставалось куча времени, но он решил не идти.
Ha Ni'yi hastaneye bıraktıktan sonra sınava girmek için yeterince zamanı vardı ancak gitmemeyi kendisi seçti.След като я закара в болницата, имаше достатъчно време да иде на изпит, но не пожела.
Keşke elim kırılsaydı, Böylece sınava girmek zorunda kalmazdım!J'aurais préféré qu'elles soient blessées au contraire, pour ne pas avoir à le passer !
Keşke elim kırılsaydı, Böylece sınava girmek zorunda kalmazdım!¡Ojalá me hubiera roto la mano, así no tendría que hacer ese estúpido examen!
Keşke elim kırılsaydı, Böylece sınava girmek zorunda kalmazdım!Ước gì tay con gãy cho rồi, vậy con khỏi phải dự thi nữa!
Keşke elim kırılsaydı, Böylece sınava girmek zorunda kalmazdım!По-добре да беше счупена, за да не се налага да го взимам!
Keşke elim kırılsaydı, Böylece sınava girmek zorunda kalmazdım!Хотел бы я, чтобы руки мне сломали! Не хочу сдавать экзамен!
Ne? Sınava girmek zorundasın diye mi ölmek istiyorsun?اوه, هل تودين الموت لانه لذيك امتحان؟
Sınava girmek istemediğimi söyledim.Am spus ca nu vreau sa dau examenul.
Sınava girmek istemediğimi söyledim.Con nói con sẽ không thi.
Sınava girmek istemediğimi söyledim.Hovorím, že nechcem ísť na skúšku.
Sınava girmek istemediğimi söyledim.Ich sage ich werde am Exam nicht teilnehmen.
Sınava girmek istemediğimi söyledim.Ik ben aan het zeggen dat ik niet het examen ga maken
Sınava girmek istemediğimi söyledim.Jag säger att jag inte vill göra provet.
Sınava girmek istemediğimi söyledim.J'ai dit que je ne voulais pas passer l'examen.
Sınava girmek istemediğimi söyledim.시험 안 본다고요.
Sınava girmek istemediğimi söyledim.Mówię, że nie chcę zdawać egzaminów.
Sınava girmek istemediğimi söyledim.Saya tidak akan ikut ujian.
Sınava girmek istemediğimi söyledim.Sto dicendo che non ho voglia di sostenere l'esame.
Sınava girmek istemediğimi söyledim.Λέω πως δε θέλω να γράψω στο διαγώνισμα.
Sınava girmek istemediğimi söyledim.Казах, че не искам да се явявам на изпита.
Sınava girmek istemediğimi söyledim.Я говорю, что не буду сдавать экзамен.
Sınava girmek istemediğimi söyledim.אני אומר שאני לא רוצה לעשות את המבחן
Sınava girmek istemediğimi söyledim.لقد قلت بأنني لن اخضع للامتحان
Sınava girmek istemediğimi söyledim.大学には行かないよ
Sınava girmekten korkmayı bırakın.Σταματήστε να φοβάσαι τα διαγωνίσματα.
Sınava girmek zorundasın diye mi ölmek istiyorsun?Csak mert vizsgáznod kell, már meg akarsz halni?
Sınava girmek zorundasın diye mi ölmek istiyorsun?Est-ce que tu vas mourir de simplement passer un examen ?
Sınava girmek zorundasın diye mi ölmek istiyorsun?Θέλεις να πεθάνεις επειδή πρέπει να γράψεις ένα διαγώνισμα;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod