Ana içeriğe geç
Sözlük

sınır boyu ile cümle

sınır boyu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
38
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Tom sınır boyunca çalışıyor.Tom works across the border.
Bazıları İç Kartli bölgesine yerleştirdi; diğerlerine ise sınır boyunca topraklar verdi.Some were settled in Inner Kartli province, others were given lands along the border.
Frenik sinir boyun (C3-C5) doğar ve çok düşük diyafram innerve eder.The phrenic nerve arises from the neck (C3-C5) and innervates the diaphragm, which is much lower.
(541 mil) uzunluğundadır. Sınır boyunca Usumacinta Nehri, Salinas Nehri, Suchiate Nehri uzanır.The border includes stretches of the Usumacinta River, the Salinas River, and the Suchiate River.
1966-67'de Çin ve Sovyet güçleri sınır boyunca çatışırken "kanlı olaylar" alevlendi.In 1966-67 "bloody incidents" flared up as Chinese and Soviet forces clashed along the border.
Sınır boyunca, riftte hem normal hem de kesme gerilmeleri meydana gelmiştir.Along the boundary both normal and shear strains have occurred in the rift.
1967'den 1973'e kadar yeni sınır boyunca ara sıra çatışmalar yaşandı.From 1967 to 1973 there were sporadic bouts of fighting along the new border.
Bu iki levha, hendekle işaretlenmiş yakınsak bir sınır boyunca buluşuyor.These two plates meet along a convergent boundary, marked by the trench.
General O'Connor'un görevi tüm sınır boyunca saldırgan bir devriye görevi yürütmekti.O’Connor verfolgte von Anfang an eine aggressive Strategie zur Sicherung der Grenze.
İran'la sınır boyunca Aras nehri akıyor.По реке проходит государственная граница с Ираном.
24 saat içinde anahtar konumdaki Herat şehri de dahil, İran sınır boyundaki bütün Afgan vilayetleri düştü.Dentro de 24 horas, todas as províncias afegãs ao longo da fronteira com o Irã haviam caído, incluindo Herat.
İran'la sınır boyunca Aras nehri akıyor.Consegue escapar do Irã através da fronteira com a Turquia.
Sınır boyunca her yerde ev yıkımları vardı ve aktivistlerin yapacakları başka hiçbir şey yoktu."Ми були в тому граничному стані, коли нема чого втрачати".
Ermenistan ile 52 kilometre sınır boyuna sahiptir.El face graniță naturală între cele două țări pe o lungime de 59 km.
General O'Connor'un görevi tüm sınır boyunca saldırgan bir devriye görevi yürütmekti.O'Connor utasításba adta csapatainak a határ menti agresszív járőrözést.
24 saat içinde anahtar konumdaki Herat şehri de dahil, İran sınır boyundaki bütün Afgan vilayetleri düştü.Indenfor 24 timer var alle de Afghanske provinser langs grænsen til Iran, heribland byen Herat, faldet.
24 saat içinde anahtar konumdaki Herat şehri de dahil, İran sınır boyundaki bütün Afgan vilayetleri düştü.Innen 24 timer var alle de afghanske provinsene langs grensen til Iran, heriblandt byen Herat, falt.
Ermenistan ile 52 kilometre sınır boyuna sahiptir.アルメニアとの国境から45km。
24 saat içinde anahtar konumdaki Herat şehri de dahil, İran sınır boyundaki bütün Afgan vilayetleri düştü.在24小時內,所有的阿富汗沿伊朗邊境各省,包括關鍵的城市赫拉特,都被北方聯盟攻下。
Bazıları İç Kartli bölgesine yerleştirdi; diğerlerine ise sınır boyunca topraklar verdi.חלקם התיישבו בכארתלי הפנימית, ולאחרים נתנו אדמות בקרבת הגבולות.
İkisi de sınır boyunca birlikler yerleştiriyor.E a primeira coisa realmente inteligente que MacArthur fez foi quando ele disse, "Olhe,
İkisi de sınır boyunca birlikler yerleştiriyor. Ve bütün bu süre boyunca sınırda çatışmalar var.Takže obaja posilňujú hranicu vlastnými oddielmi.
İkisi de sınır boyunca birlikler yerleştiriyor. Ve bütün bu süre boyunca sınırda çatışmalar var.Więc w pewnym sensie obaj organizują wojsko wzdłuż granicy.
İkisi de sınır boyunca birlikler yerleştiriyor. Ve bütün bu süre boyunca sınırda çatışmalar var.Така че и двамата поставят войници по продължението на границата.
İkisi de sınır boyunca birlikler yerleştiriyor.Vylodili se v Inčcheonu, který je blízko Soulu.
İkisi de sınır boyunca birlikler yerleştiriyor.لذا فالإثنان
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni acımasız şartlar altında, sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.레소토의 80퍼센트 정도의 남자들은 국경 근처에 있는 광산에서 험난한 환경에서 일을 했습니다.
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni acımasız şartlar altında, sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.80 procent van de mannen in Lesotho werkten in de mijnen over de grens, in vreselijke omstandigheden.
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni acımasız şartlar altında, sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.80 Prozent der Männer in Lesotho arbeiteten in den Minen jenseits der Grenze unter brutalen Bedingungen.
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni acımasız şartlar altında, sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.80% мужчин в Лесото работали в рудниках за границей, в жестоких условиях.
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni acımasız şartlar altında, sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.80 процента от мъжете в Лесото работеха в мините от другата страна на границата при брутални условия.
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni acımasız şartlar altında, sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.Ei bine, 80% dintre bărbaţii din Lesotho lucrau în minele de peste frontiere, în condiţii brutale.
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni acımasız şartlar altında, sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.L'80% degli uomini, in Lesotho, lavorava nelle miniere oltre il confine, in condizioni brutali.
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni acımasız şartlar altında, sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.No i 80 procent mężczyzn w Lesotho pracowało w kopalniach za granicą, w brutalnych warunkach.
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni acımasız şartlar altında, sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.Nos, Lesothoban a férfiak 80 százaléka bányákban dolgozott a határ mentén brutális körülmények között.
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni acımasız şartlar altında, sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.ובכן, 80 אחוז מהגברים בלסוטו עבדו במכרות שבגבול. בתנאים אכזריים.
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni acımasız şartlar altında, sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.حسنا , ثمانون بالمئة من الرجال بتيلوسوتو عمل بالمناجم على الحدود في ظروف وحشية
Lesothoda erkeklerin yüzde 80'ni acımasız şartlar altında, sınır boyunca madenler içinde çalışıyordu.国境を越えて隣国にある鉱山で 過酷な環境のなかで働いていました このような状況にも関わらず 彼らの村を訪れたちょっと不似合いな白人男性の私を
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sınır boyu ile cümle - sınır boyu kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App