Ana içeriğe geç
Sözlük

sınır ötesi ile cümle

sınır ötesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Rusya, Moğolistan'a petrol ve enerji ihracatı fiyatlarını düşürdü ve sınır ötesi ticareti artırdı.Russia lowered prices of oil and energy exports to Mongolia and enhanced cross-border trade.
Onlar sınır ötesine görünmeden geçebilmek için yeraltı tünellerini kullanarak geçmek zorundadırlar.They drive across the border using underground tunnels to avoid detection.
Ayrıca demokratikleşme ve sınır ötesi suçların önlenmesi konularında işbirliği de ilerletilmiştir.It has also promoted co-operation on democratization and cross-border crime prevention.
Okyanuslar sınır ötesiydi.Limits in the sea.
Ancak her iki taraf da sınır ötesinde fetihlerde bulunsa da zamanla denge yeniden sağladı.Both sides did make conquests beyond the border, but in time the balance was almost always restored.
Yakın zamandaki başarısızlıklarına rağmen Avrupa dünyanın en başarılı sınır ötesi barış deneyi.Europe, despite its recent failures, is the world's most successful cross-border peace experiment.
Bu sınır ötesidir.And the USFDA has a jurisdictional problem.
Beş milyon avroluk ayrı bir kaynak da sınır ötesi işbirliği alanındaki girişimleri destekleyecek.Another 5m euros will underpin initiatives in the area of cross-border co-operation.
Para, sınır ötesi işbirliği konulu bölgesel bir program çerçevesinde sağlanacak.The money is being provided in the framework of a regional programme for transborder co-operation.
Türk blogcular terör örgütü PKK'ya karşı sınır ötesi harekâtla ilgili konuşuyorlarTurkish bloggers chime in on cross-border operations against PKK
Sınır ötesi altyapı inşaat çalışmalarına yaklaşık 50 milyon euro harcanacak.Some 50m euros will be spent on construction of trans-border infrastructure.
İki bakan ayrıca, organize suça karşı sınır ötesi işbirliğini hızlandırma kararı da aldı.They also agreed to step up cross-border co-operation against organised crime.
SETimes: Bugüne dek hangi sınır ötesi anlaşmaları yaptınız?SETimes: What cross-border agreements have you reached so far?
Bu tür bir işbirliği olmadan sınır ötesi suçla mücadele edilemez.Cross-border crime can't be fought without such co-operation.
AB, Arnavutluk-Yunanistan sınır ötesi projelerini destekliyorEU funds Albania-Greece cross border projects
Arnavutluk İtalya ile olan sınır ötesi projeleri için de Interreg III üzerinden fon alıyor.Albania also is receiving funds via Interreg III for cross-border projects with Italy.
Sınır ötesi suçların diğer bir örneği de silah kaçakçılığı. [Arnavutluk Polisi]Weapons trafficking is another example of cross-border crime. [Albanian State Police]
Kalan 30 milyon avro ise sınır ötesi işbirliği çalışmaları için kullanılacak.The remaining 30m euros will underpin cross-border co-operation initiatives.
Üç yıllık dönemde sınır ötesi işbirliği çalışmaları için ayrılan fon miktarı 8 milyon avro.The amount set aside for cross-border co-operation for the three-year period stands at 8m euros.
AB, olası bir Türk sınır ötesi operasyonundan kaygılı; bu ay yeni müzakereler başlatmayı planlıyorEU concerned over possible Turkish cross-border operation; plans new accession talks this month
Balkanlar'daki mafya örgütleri kanundan kaçmak için sık sık sınır ötesine geçiyorlar.Mafia networks in the Balkans frequently flee across borders to escape justice.
BH'deki günlük sınır ötesi alışveriş yerel ekonomiyi canlandırıyorDaily cross-border shopping in BiH boosts local economy
Ülkeye özel konuların dışında, IPA programı sınır ötesi işbirliğine de eğiliyor.Aside from country-specific issues, the IPA programme also focuses on cross-border co-operation.
Sınır ötesi harekât için meclis onayı gerekiyor.A cross-border operation requires approval by Parliament.
AB fonu sınır ötesi işbirliğini destekliyorEU fund promotes cross-border co-operation
Bakan, çok yakında Sırbistan ile de bir sınır ötesi program oluşturulacağını kaydetti.A cross-border programme will be established very soon with Serbia as well, she said.
Geçtiğimiz hafta, sınır ötesi harekata izin veren bir tezkere mecliste kabul edildi.Last week, parliament passed a motion authorising a cross-border operation.
Monte Karlo zirvesinde sınır ötesi suç ele alındıMonte Carlo summit focuses on transnational crime
Sınır ötesi akarsular Türkiye'nin su potansiyelinin yüzde 40'ını oluşturuyor.Transboundary rivers constitute 40 per cent of Turkey's water potential.
Sınır ötesi büyümeCross border expansion
Aman ayrıca sınır ötesi ajan operasyonları da yürütüyor.Aman also conducts across-border agent operations.
Çocuklara bakacak kimseyi bulamayınca, onları da yanına alarak sınır ötesindeki Meksika'ya gider.Was er dort herausfindet, führt ihn an die US-Grenze zu Mexiko.
Rusya ve Çin arasındaki ideolojik tartışmalar ve sınır sorunları bazı sınır ötesi operasyonlara yol açmıştır.La relation entre la Russie et l'Iran est cependant traversée par certains facteurs d'ambigüité.
Ayrıca demokratikleşme ve sınır ötesi suçların önlenmesi konularında işbirliği de ilerletilmiştir.También ha promovido la cooperación en la prevención del delito transfronterizo.
Bu saldırı üzerine TSK'nın başlattığı sınır ötesi harekâtta da 100'den fazla PKK'lı öldürüldü.В знак протеста против этой политики более 100 тибетцев подвергли себя самосожжению.
Onlar sınır ötesine görünmeden geçebilmek için yeraltı tünellerini kullanarak geçmek zorundadırlar.Eles então atravessam a fronteira usando túneis subterrâneos para evitar a detecção.
Ancak her iki taraf da sınır ötesinde fetihlerde bulunsa da zamanla denge yeniden sağladı.Ambos os lados fizeram conquistas além da fronteira, mas com o tempo o equilíbrio foi quase sempre restaurado.
Okyanuslar sınır ötesiydi.Gränsen är en vattengräns.
15 Ekim ile 16 Kasım tarihleri arasında hava ve kara desteli sınır ötesi operasyonlar başlatıldı.De la 23 octombrie până la 13 noiembrie, aceste operațiuni navale și militare au fost continue.
Onlar sınır ötesine görünmeden geçebilmek için yeraltı tünellerini kullanarak geçmek zorundadırlar.Földalatti alagutakon keresztül szelik át a határt, hogy elkerüljék az átvizsgálást.
Filistin Kurtuluş Örgütü'nün İsrail'e karşı sınır ötesi baskınları 1970'lerin sonuna doğru artış gösterdi.Serangan lintas batas PLO atas Israel meningkat pada akhir 1970-an.
Filistin Kurtuluş Örgütü'nün İsrail'e karşı sınır ötesi baskınları 1970'lerin sonuna doğru artış gösterdi.Những vụ tấn công qua biên giới của PLO vào Israel tăng lên hồi cuối thập niên 1970.
Onlar sınır ötesine görünmeden geçebilmek için yeraltı tünellerini kullanarak geçmek zorundadırlar.自分のスピードの限界を超えるために、無敵番長である爆に挑む。
Ayrıca demokratikleşme ve sınır ötesi suçların önlenmesi konularında işbirliği de ilerletilmiştir.这也同时促进了民主化以及跨境打击犯罪方面的合作。
ABD Gıda ve İlaç İdaresinin... yargılama problemi vardır. Bu sınır ötesidir.E a FDA norte-americana tem um problema de jurisdição.
ABD Gıda ve İlaç İdaresinin... yargılama problemi vardır. Bu sınır ötesidir.Y el ente de EE.UU. tiene un problema de jurisdicción.
• Aday ülkeler ve potansiyel aday ülkelerde Mali Geçiş Yardımı, Kurumsal Geliştirme ve Sınır ötesi İşbirliği.• Perustuu samoihin periaatteisiin kuin koheesiorahasto.
• Aday ülkeler ve potansiyel aday ülkelerde Mali Geçiş Yardımı, Kurumsal Geliştirme ve Sınır ötesi İşbirliği.• Βασίζεται στις ίδιες αρχές που διέπουν και το Ταμείο Συνοχή.
• Aday ülkeler ve potansiyel aday ülkelerde Mali Geçiş Yardımı, Kurumsal Geliştirme ve Sınır ötesi İşbirliği.• Основава се на същите принципи като Кохезионния фонд.
Aslında IPA sınır ötesi bileşeni üç türde işbirliğini desteklemektedir.Ezeknek a programoknak a legnagyobb része már jelenleg is működik.
Aslında IPA sınır ötesi bileşeni üç türde işbirliğini desteklemektedir.Per essere precisi, la componente transfrontaliera dell’IPA prevede tre tipi di cooperazione.
Aslında IPA sınır ötesi bileşeni üç türde işbirliğini desteklemektedir.Tarkkaan ottaen IPA:n rajatylittävän yhteistyön osa-alueesta tuetaan kolmenlaista yhteistyötä.
Aslında IPA sınır ötesi bileşeni üç türde işbirliğini desteklemektedir.V strogem pomenu besede komponenta čezmejnega sodelovanja instrumenta IPA podpira tri vrste sodelovanja.
Aslında IPA sınır ötesi bileşeni üç türde işbirliğini desteklemektedir.Większość programów jest już wdrażanych.
Bir ülkedeki kadınların, sınır ötesindeki mevkidaşlarındansa o ülkedeki erkeklere daha çok benzediğini bulduk.우리는 아랍 여자의 사고방식은 인접한 이웃나라의 여자보다는 자국의 남자와 더 비슷하다는 것을 발견했죠.
Bir ülkedeki kadınların, sınır ötesindeki mevkidaşlarındansa o ülkedeki erkeklere daha çok benzediğini bulduk.מצאנו שנשים במדינה אחת דמו יותר לגברים באותה מדינה מאשר לעמיתותיהן הנשיות מעבר לגבול
Bir ülkedeki kadınların, sınır ötesindeki mevkidaşlarındansa o ülkedeki erkeklere daha çok benzediğini bulduk.وجدنا أن النساء في بلد واحد يشبهون أكثر الرجال في ذلك البلد من نظرائهم الإناث عبر الحدود.
Bir ülkedeki kadınların, sınır ötesindeki mevkidaşlarındansa o ülkedeki erkeklere daha çok benzediğini bulduk.男性同様な意見を持っていることが 分かりました 国によって差があるのです これが物語っていることは
Bölgede sınır ötesi işbirliğine yönelik büyük ilgiden dolayı bu durum özellikle önem arz etmektedir.Ce point mérite d’être signalé vu le réel intérêt pour la coopération transfrontalière dans la région.
Bölgede sınır ötesi işbirliğine yönelik büyük ilgiden dolayı bu durum özellikle önem arz etmektedir.Dette er særlig vigtigt på grund af den store interesse for grænseoverskridende samarbejde over hele regionen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod