sınıftan ile cümle
sınıftan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Subaylar, varlıklı Romalılardı fakat, askerler daha alt sınıftan Romalılardan oluşuyordu.Poseían caballería, pero los romanos eran superiores en aquel momento.
Sosyolog C. Wright Mills'a göre elit sınıf, egemen sınıftan farklıdır.El sociólogo C. Wright Mills argumentaba que la clase dirigente difiere de la élite de poder.
Süfrajet hareketleri ağırlıklı olarak orta sınıftan gelen kadınlar tarafından yürütülmüştür.El equipo estaba formado principalmente por mujeres de clase media.
Orta sınıftan bir ailenin oğluydu.Fue hijo de una familia de clase media.
Ailesi bölgede iyi konumda olan, çiftçi bir sınıftan geliyordu.Sus padres vinieron de una clase de agricultores muy bien situado de la región.
Her nesnenin bir türü varsa, aynı sınıftan iki nesnenin veri türleri de birbirinin aynısı olacaktır.Cada objeto pertenece a un tipo y dos objetos que pertenezcan a la misma clase tendrán el mismo tipo de dato.
Okula döndüğünde, Hubert aynı sınıftan iki öğrenci tarafından darp edilir.De regreso al internado, Hubert es golpeado por varios compañeros.
Aylar sonra alt sınıftan Atlas adlı yeni bir tehdit ortaya çıkar.Al cabo de unos meses, una nueva figura, llamada Atlas, salió como el líder de la clase descontenta.
İki sınıftan ibarettir.Estas son de dos clases.
Onuncu sınıftan sonra okulu bıraktı.Abandonó la escuela al terminar el décimo grado.
Genç bir erkek olarak eğitimini ayrıcalıklı senatoryal sınıftan aldı.Una misión delicada para un oficial de tan baja graduación.
Gerçek kemikli balıklar (Teleostei) Işınsal yüzgeçliler sınıfında üç infra sınıftan biridir.Los teleósteos (Teleostei) son una de las tres infraclases de la clase Actinopterygii de peces óseos.
Bir sınıftan türetilmiş bir nesne ise o sınıfın örneği olarak tanımlanır.Cada objeto creado a partir de la clase se denomina instancia de la clase.
Eyaletin valileri Equestrian sınıftan gelen prefectlerdi.Los gobernadores de la provincia eran prefectos del orden ecuestre.
Okula döndüğünde, Hubert aynı sınıftan iki öğrenci tarafından darp edilir.Tornato a scuola, Hubert viene aggredito da due studenti.
Sosyolog C. Wright Mills'a göre elit sınıf, egemen sınıftan farklıdır.Il sociologo C. Wright Mills sostenne che la classe dirigente differisce dal potere d'élite.
Her nesnenin bir türü varsa, aynı sınıftan iki nesnenin veri türleri de birbirinin aynısı olacaktır.Se ogni oggetto ha un tipo, due oggetti della stessa classe avranno lo stesso tipo di dato.
4. sınıftan itibaren mahallenin öğrencileri Ortaköy İlköğretim Okulu'na gitmektedir.Alla fine del 4° romanzo, si trasferisce a vivere con i membri del Consiglio degli studenti.
Belki de senatoryal sınıftandı.Probabilmente fu di famiglia senatoriale.
Eyaletin valileri Equestrian sınıftan gelen prefectlerdi.I suoi governatori erano praeses di rango equestre.
Onuncu sınıftan sonra okulu bıraktı.Ha abbandonato la scuola dopo il settimo grado.
Ayrıca 10. sınıftan itibaren öğrenciler Osmanlı Türkçesi dersleri almaktadırlar.С 8-го класса ученики могут по желанию изучать также греческий язык.
1974 yılında Şirvan kentinde 8. sınıftan mezun oldu ve aynı yıl şoförlüğü öğrendi.Он закончил 8-й класс в городе Ширван в 1974 году и получил опыт вождения в том же году.
Geri çekilmiş olan 24. problem bu sınıftan bir problemdir.Дезертирство стало проблемой для 24-го полка.
Altın ve Gümüş olmak üzere iki sınıftan oluşmaktadır.Состоит из двух степеней: золотой и серебряной.
Orta sınıftan bir ailenin oğluydu.Был сыном рабочего среднего класса.
Kalıtım (İng. inheritance), bir sınıfın üst sınıftan miras almasına denir.Он случайно унаследовал базовый класс от класса наследника.
Bir aznavurun kızı olan Ketevan, farklı bir sınıftan olmasına karşın proletaryanın mücadelesine katılır.Чтобы поддерживать отношения с девушкой из другой школы он притворяется сыном генерала.
Sosyolog C. Wright Mills'a göre elit sınıf, egemen sınıftan farklıdır.لقد ناقش عالم الاجتماع، سي رايت ميلز أن الطبقة الحاكمة تختلف عن النخبة.
Orta üçüncü sınıftan itibaren bir yandan okuyup bir yandan çalışmaya başladı.و منذ الصف الثالث بالتعليم الإعدادي بدأت إجلال أيدين من ناحية تدرس و من ناحية أخرى تعمل.
Böylece, giriş sınavını geçen Marić, 1892 yılında onuncu sınıftan okula başladı.واجتازت امتحان القبول ودخلت الصف العاشر في عام 1892.
Beylerbeyi, sancak beyi, subaşı bu sınıftandır.الأندية التي هبطت إلى الدرجة الأولى هما الرائد، والنجمة.
Bunun yerine ona hangi sınıftan olduğunu, geçmişini, eğitimini, mesleğini sor.وفيها يُسأل المريض عن مهنته التي تعلمها ومهنته التي يمارسها، ووضعه في عالم العمل.
Meryem ve Tom sekizinci sınıftan beri birbirlerine aşık.إن مريم وتوم عاشقين منذ الصف الثامن.
Bunun yerine ona hangi sınıftan olduğunu, geçmişini, eğitimini, mesleğini sor.Pergunte a ele em vez de qual classe ele pertence, o que é o seu passado, a sua educação , a sua profissão.
Altın ve Gümüş olmak üzere iki sınıftan oluşmaktadır.Está dividida em duas classes: ouro e prata.
Üst sınıftan olan Romalıların görece daha iyi donanımlı mutfakları vardı.Romanos ricos tinham cozinhas relativamente bem equipadas.
Onuncu sınıftan sonra okulu bıraktı.Ele abandonou a escola depois de terminar a décima série.
Bu sınıftan sekiz adet fırkateyn de Türk Donanması`nın envanterine katılmıştır.Três unidades desta classe transitaram para a Marinha Portuguesa.
Ancak genel olarak 1. sınıftan başlatılması durumu daha yaygındır.Apesar de nãos ser obrigatório as aulas começarem numa segunda-feira, esta é a situação mais comum.
Bursa İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi 2. sınıftan ayrılarak ticaret hayatına atıldı.Tal levou os ministros das Finanças e Obras Públicas a congelarem a segunda fase de obras.
1874'te her sınıftan genç ilk kez zorunlu askerlik hizmetiyle yükümlü kılındı.Em 1874 os filhos dos colonos foram recrutados pela primeira vez para os serviços militares.
Eyaletin valileri Equestrian sınıftan gelen prefectlerdi.Os governadores eram prefeitos da ordem equestre.
Sınıftan çık.Saia da sala.
Bunun yerine ona hangi sınıftan olduğunu, geçmişini, eğitimini, mesleğini sor.Vraag hem eerst tot welke klasse hij behoort, wat zijn sociale afkomst is, zijn opleiding en zijn vak.
Julia, senatoryal sınıftan gelen Marcus Antonius Creticus ile evlemiştir.Iulia trouwde met Marcus Antonius Creticus, een man afkomstig uit een senatorengeslacht.
Annesi Rutilia, konsüler sınıftan gelen Rutilius ailesine mensuptur.Haar moeder, Rutilia, was een telg van de gens Rutilia, die ook consuls onder haar rangen telde.
Geri çekilmiş olan 24. problem bu sınıftan bir problemdir.De vierde vraag van deze ronde komt uit deze categorie.
Yegâne (singleton pattern) Bir sınıftan sadece bir tane nesne yaratılacak şekilde kısıtlama sağlar.Singleton — Een klasse heeft slechts één instantie.
Bir alt sınıftan başarısız dersi olan öğrenciler, bulundukları sınıfın üstündeki sınıflardan ders alamaz.Een rijder die in een klasse rijdt, zal niet worden gedegradeerd naar een lagere klasse.
Deniz şakayıkları da bu sınıftandır.Ook het estuarium van de Zeeschelde behoort tot dit district.
Başarılı bir şekilde birinci sınıftan itibaren yürürlüğe konulmuştur.De promotie naar de Eerste klasse wordt daardoor misgelopen.
İlkokula 3. sınıftan başlamış.De club startte in de derde klasse.
İlkokula 3. sınıftan başlamış.Treningi rozpoczął w trzeciej klasie.
Orta sınıftan bir ailenin oğluydu.Pewne jest, że był synem rodziców średniego stanu.
Belki de senatoryal sınıftandı.Han tillhörde senatorsklassen.
Senatoryal sınıftan erkekler için tasarlanmıştır.Legaterna utsågs från senatorsklassen.
İkinci sınıftan itibaren eğitimini Kadirli'de devam ettirmiştir.Efter den andra träningen följer kvalificeringen.
Sosyolog C. Wright Mills'a göre egemen sınıf, elit sınıftan farklıdır.Den amerikanske sociologen C. Wright Mills ser också två skikt hos eliten, den inre och den yttre kärnan.
70'ten önce Domitia senatoryal sınıftan Lucius Aelius Plautius Lamia Aelianus ile evlendi.Hon gifte sig först med senator Lucius Aelius Plautius Lamia Aelianus.