sınıflar ile cümle
sınıflar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Uzak Sınıflarリモートクラス
Vahşi doğada sınıfların aşırı kullanımına ilişkin en güzel örnek bu.이전 슬라이드를 기억하고 계신가요, 이겁니다. 이건 현업에서 보이는 엄청난 클래스의 남용입니다.
Ve bu sınıfların çoğu erkeklerin olduğu bir yer değil.A maioria dessas salas não são lugares onde existam homens.
Ve bu sınıfların çoğu erkeklerin olduğu bir yer değil.A většina těchto tříd nejsou místa, kde existují muži.
Ve bu sınıfların çoğu erkeklerin olduğu bir yer değil.Dan pada kebanyakan sekolah jarang terdapat guru laki-laki.
Ve bu sınıfların çoğu erkeklerin olduğu bir yer değil.E in molte di queste aule gli uomini non esistono.
Ve bu sınıfların çoğu erkeklerin olduğu bir yer değil.En op de meeste scholen lopen geen mannen rond.
Ve bu sınıfların çoğu erkeklerin olduğu bir yer değil.És a legtöbb ilyen osztályteremben nem találni férfit.
Ve bu sınıfların çoğu erkeklerin olduğu bir yer değil.Et la plupart de ces salles de classe sont des endroits dépourvus de présence masculine.
Ve bu sınıfların çoğu erkeklerin olduğu bir yer değil.Iar majoritatea acelor săli de clasă sunt locuri unde bărbații nu există.
Ve bu sınıfların çoğu erkeklerin olduğu bir yer değil.대부분의 교실은 성인 남성이 존재하는 곳이 아닙니다.
Ve bu sınıfların çoğu erkeklerin olduğu bir yer değil.Och de flesta av klassrummen är inte platser där män finns.
Ve bu sınıfların çoğu erkeklerin olduğu bir yer değil.Og i de fleste af disse klasseværelser er der ingen mænd til stede.
Ve bu sınıfların çoğu erkeklerin olduğu bir yer değil.Und die meisten dieser Klassenzimmer sind Räume ohne Männer.
Ve bu sınıfların çoğu erkeklerin olduğu bir yer değil.Và phần lớn các lớp học đó Không phải là nơi nam giới có mặt.
Ve bu sınıfların çoğu erkeklerin olduğu bir yer değil.W wielu szkołach nie ma mężczyzn. W wielu szkołach nie ma mężczyzn.
Ve bu sınıfların çoğu erkeklerin olduğu bir yer değil.Y en la mayoría de esas aulas no hay hombres.
Ve bu sınıfların çoğu erkeklerin olduğu bir yer değil.Και οι περισσότερες από αυτές τις τάξεις δεν είναι μέρη που υπάρχουν άντρες.
Ve bu sınıfların çoğu erkeklerin olduğu bir yer değil.А большинство этих классов - не те места, где можно увидеть мужчин.
Ve bu sınıfların çoğu erkeklerin olduğu bir yer değil.А повечето от тези класни стаи не са места, в които мъжете съществуват.
Ve bu sınıfların çoğu erkeklerin olduğu bir yer değil.וברוב אותן כיתות אין בכלל גברים
Ve bu sınıfların çoğu erkeklerin olduğu bir yer değil.ومعظم هذه الصفوف .. ليست أماكن يتواجد فيها الذكور هذه الايام ..
Ve bu sınıfların çoğu erkeklerin olduğu bir yer değil.男性がいません だから少年たちは ここは男性の居場所ではないと思います
Ve daha sonra da sınıfların olmadığı, sadece bir merkezin olduğu bir topluma, sisteme gidileceğini düşündü.마침내 시민(프롤레타리아)이 중심에서는 계층이 없는 사회를 이끈다고 보았지만,
Ve daha sonra da sınıfların olmadığı, sadece bir merkezin olduğu bir topluma, sisteme gidileceğini düşündü.و في النهاية إلي مجتمع غير طبقي حيث توجد
Ve de aslında bunu bulmanın başka bir yolunu göstereceğim, bazı kimya sınıflarında sıkça gösterildiği gibi.또 다른 방법으로 전자배치를 하는 방법을 보여 드리겠습니다.
Ve de aslında bunu bulmanın başka bir yolunu göstereceğim, bazı kimya sınıflarında sıkça gösterildiği gibi.وساوضح طريقة اخرى لايجاد ذلك والتي تدرس في بعض صفوف الكيمياء
Ve kubbeleri bağlıyoruz. Kubbeler ve sınıflar arasını bağlayabiliriz.Możemy łączyć kopuły albo łączyć kopuły z klasami.
Ve teorik Komünist Devlet sınıfların olmadığı bir sistemdir.E il teoretico stato comunista è una società senza classi, e, secondo Marx,
Ve teorik Komünist Devlet sınıfların olmadığı bir sistemdir.그리고 그 이론적 공산주의 국가는 계급이 없는 사회이고
Ve teorik Komünist Devlet sınıfların olmadığı bir sistemdir.Statul comunist teoretic este o societate fără clase și, din perspectiva lui Karl Marx
Ve teorik Komünist Devlet sınıfların olmadığı bir sistemdir.و الدولة الشيوعية النظرية هي مجتمع غير طبقي
Ve yazılı dil sınıflar arasındaki boşluğu genişletmede önemli rol oynadı.E il linguaggio scritto ha giocato un ruolo importante nell'estendere il divario tra le classi.
Ve yazılı dil sınıflar arasındaki boşluğu genişletmede önemli rol oynadı.Ja kirjoitettu kieli oli tärkeässä roolissa luokkaerojen kasvamisessa.
Ve yazılı dil sınıflar arasındaki boşluğu genişletmede önemli rol oynadı.그리고 언어는 계급 간의 차이를 격화 시키는 데 있어서 아주 중요한 역할을 하였습니다.
Ve yazılı dil sınıflar arasındaki boşluğu genişletmede önemli rol oynadı.Og skiftsproget spillede en vigtig rolle i at gøre forskellen mellem klasserne større.
Ve yazılı dil sınıflar arasındaki boşluğu genişletmede önemli rol oynadı.Ook speelde geschreven taal een belangrijke rol in het verwijden van de kloof tussen klassen.
Ve yazılı dil sınıflar arasındaki boşluğu genişletmede önemli rol oynadı.Y la escritura tuvo un rol importante en agrandar la brecha entre clases.
Ve yazılı dil sınıflar arasındaki boşluğu genişletmede önemli rol oynadı.И письменность, напомню, стала основным фактором такого расслоения.
Ve yazılı dil sınıflar arasındaki boşluğu genişletmede önemli rol oynadı.והשפה הכתובה שיחקה תפקיד חשוב בהרחבת הפער בין המעמדות.
Yani baktığımız zaman, kapitalist düzende sınıflar vardır ve bu sınıflar kapitale sahiptir.În capitalism ai, categoric, clase.
Yani baktığımız zaman, kapitalist düzende sınıflar vardır ve bu sınıflar kapitale sahiptir.Jadi, dalam Kapitalisme kamu tentu punya kelas-kelas
Yani baktığımız zaman, kapitalist düzende sınıflar vardır ve bu sınıflar kapitale sahiptir.따라서, 당신도 알다시피 자본주의는
Yani baktığımız zaman, kapitalist düzende sınıflar vardır ve bu sınıflar kapitale sahiptir.No Capitalismo sempre existem classes sociais
Yani baktığımız zaman, kapitalist düzende sınıflar vardır ve bu sınıflar kapitale sahiptir.إذن في الرأسمالية توجد طبقات بالقطع
Yazdırma sistemi ayarı (yazıcılar, görevler, sınıflar,...) KeywordsAnpassa skrivarsystem (skrivare, jobb, klasser...) Keywords
Yazdırma sistemi ayarı (yazıcılar, görevler, sınıflar,...) KeywordsConfiguração do sistema de impressão (impressoras, tarefas, classes,...) Keywords
Yazdırma sistemi ayarı (yazıcılar, görevler, sınıflar,...) KeywordsConfiguración del sistema de impresión (impresoras, trabajos, clases,... )Keywords
Yazdırma sistemi ayarı (yazıcılar, görevler, sınıflar,...) KeywordsConfigurarea sistemului de tipărire (imprimante, sarcini, clase,...) Keywords
Yazdırma sistemi ayarı (yazıcılar, görevler, sınıflar,...) KeywordsConfiguratie van het afdruksysteem (printers, taken, klassen,...) Keywords
Yazdırma sistemi ayarı (yazıcılar, görevler, sınıflar,...) KeywordsConfiguration du système d'impression (imprimantes, travaux, types... )Keywords
Yazdırma sistemi ayarı (yazıcılar, görevler, sınıflar,...) KeywordsDrucksystem-Einrichtung (Drucker, Aufgaben, Klassen, ...)Keywords
Yazdırma sistemi ayarı (yazıcılar, görevler, sınıflar,...) KeywordsKeywords
Yazdırma sistemi ayarı (yazıcılar, görevler, sınıflar,...) KeywordsKeywords
Yazdırma sistemi ayarı (yazıcılar, görevler, sınıflar,...) KeywordsKeywords
Yazdırma sistemi ayarı (yazıcılar, görevler, sınıflar,...) KeywordsKeywords
Yazdırma sistemi ayarı (yazıcılar, görevler, sınıflar,...) KeywordsKeywords
Yazdırma sistemi ayarı (yazıcılar, görevler, sınıflar,...) KeywordsKeywords
Yazdırma sistemi ayarı (yazıcılar, görevler, sınıflar,...) KeywordsKeywords
Yazdırma sistemi ayarı (yazıcılar, görevler, sınıflar,...) KeywordsΡύθμιση συστήματος εκτύπωσης (εκτυπωτές, εργασίες, κλάσεις,...) Keywords