sınıflar ile cümle

sınıflar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.Giáo viên mang những tấm bảng trắng làm bằng nhựa PVC vào lớp học, rồi chúng tôi có 1 vải ý tưởng mới mẻ.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.Guru-guru menaruh papan tulis PVC raksasa ke dalam ruang kelas, maka kami punya beberapa ide bagus.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.Învățătorii cărau table albe imense din PVC în clase, așa că am avut niște idei bune.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.Los maestros trajeron pizarrones gigantes de PVC a las aulas, así que tuvimos algunas buenas ideas.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.Nauczyciele przynosili ogromne winylowe tablice do klas, Na to też mieliśmy kilka dobrych pomysłów.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.선생님들이 거대한 PVC 화이트보드를 교실 안으로 끌고 왔습니다. 그래서 좋은 생각이 있었죠.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.Učitelé přitáhli obrovské plastové tabule do svých tříd.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.Učitelia dotiahli do tried obrovské PVC tabule, tak sme dostali nejaké dobré nápady.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.Учителите използваха огромни ПВЦ дъски в учебните стаи, но ни хрумна друга идея.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.Учителя притащили огромные белые доски из ПВХ в классы, и мы кое-что придумали.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.נאלצנו להחליף אותם בפלסטיק ממוחזר. המורים הכניסו לוחות PVC ענקיים לתוך הכיתות,
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.سحب المعلمون سبورات بيضاء ضخمة من البلاستيك داخل الفصول الدراسية، وكان لدينا بعض الأفكار الجيدة.
Öğretmenler devasa PVC beyaz tahtaları sınıflara taşıdılar, yani iyi fikilerimiz vardı.教室に持っていっていたのですが 閃いたのです 古い車のフロントガラスを持ってきて その後ろに
O kadar düşük seviyede, akademik olarak yetersiz... ... sınıflar gördüm ki ağlamıştım.He tenido clases que fueron tan bajas, academicamente tan deficientes que lloraba.
O kadar düşük seviyede, akademik olarak yetersiz... ... sınıflar gördüm ki ağlamıştım.J'ai eu des classes qui étaient si faibles, si académiquement faibles que j'en ai pleuré.
O kadar düşük seviyede, akademik olarak yetersiz... ... sınıflar gördüm ki ağlamıştım.У мене були класи, які були настільки слабкими, настільки відсталі у навчанні, що я просто плакала.
O kadar düşük seviyede, akademik olarak yetersiz... ... sınıflar gördüm ki ağlamıştım.כל כך גרועים מבחינה לימודית, שבכיתי.
Onların cezaevlerine değil, sınıflara ait olduklarını düşünüyorum.Creo que deberían estar en las aulas, no en prisión.
Onların cezaevlerine değil, sınıflara ait olduklarını düşünüyorum.Ik ben van mening dat ze in de klas thuishoren, niet in de gevangenis.
Onuncu sınıflar10e classe
Onuncu sınıflarEl décimo curso
Onuncu sınıflarKymppiluokat
Onuncu sınıflarTionde klasserna
Onuncu sınıflarДесятый класс
Onuncu sınıflarالفصول العاشرة
Onuncu sınıflar十年级
Örneğin, bazı öğretmenlerin sınıflarındaki kamera fikrinden rahatsız olabileceklerini biliyorum.De exemplu, ştiu că unii profesori nu se împacă cu ideea de a avea un aparat de filmat în sala de clasă.
Örneğin, bazı öğretmenlerin sınıflarındaki kamera fikrinden rahatsız olabileceklerini biliyorum.Ik ken bijvoorbeeld wat leraren die zich niet meteen prettig voelen bij het idee van een camera in de klas.
Örneğin, bazı öğretmenlerin sınıflarındaki kamera fikrinden rahatsız olabileceklerini biliyorum.Jag vet, till exempel, att vissa lärare inte direkt är bekväma med tanken på att ha en kamera i klassrummet.
Örneğin, bazı öğretmenlerin sınıflarındaki kamera fikrinden rahatsız olabileceklerini biliyorum.예를 들어서, 저는 몇몇 선생님들이 교실 안에 카메라를 두는 것에 대해서 당장은 탐탁지 않아 할 것을 압니다.
Örneğin, bazı öğretmenlerin sınıflarındaki kamera fikrinden rahatsız olabileceklerini biliyorum.Například vím, že některým učitelům ńení představa kamery ve třídě ihned po chuti. To je pochopitelné.
Örneğin, bazı öğretmenlerin sınıflarındaki kamera fikrinden rahatsız olabileceklerini biliyorum.Például tudom, hogy néhány tanár kényelmetlenül érzi magát, ha elképzeli, hogy kamerával felveszik az óráit.
Örneğin, bazı öğretmenlerin sınıflarındaki kamera fikrinden rahatsız olabileceklerini biliyorum.Ví dụ, tôi biết một số giáo viên không đồng ý ngay với ý tưởng đặt camera trong lớp học.
Örneğin, bazı öğretmenlerin sınıflarındaki kamera fikrinden rahatsız olabileceklerini biliyorum.Wiem, że niektórzy nauczyciele nie są od razu zachwyceni pomysłem obecności kamery w klasie.
Örneğin, bazı öğretmenlerin sınıflarındaki kamera fikrinden rahatsız olabileceklerini biliyorum.Знам например, че някои учители няма веднага да одобрят идеята за камера в класната стая.
Örneğin, bazı öğretmenlerin sınıflarındaki kamera fikrinden rahatsız olabileceklerini biliyorum.Наприклад, мені відомо, що декому з вчителів не подобається ідея записати урок на відео.
Örneğin, bazı öğretmenlerin sınıflarındaki kamera fikrinden rahatsız olabileceklerini biliyorum.Например, я знаю, некоторые учителя не одобряют полностью идею камеры в классе.
Örneğin, bazı öğretmenlerin sınıflarındaki kamera fikrinden rahatsız olabileceklerini biliyorum.לדוגמא, אני מכיר מספר מורים שאינם מרגישים בנוח עם הרעיון שיש מצלמה בתוך הכיתה.
Örneğin, bazı öğretmenlerin sınıflarındaki kamera fikrinden rahatsız olabileceklerini biliyorum.فعلى سبيل المثال، أعرف بعض المدرسين ليسوا مرتاحين لفكرة الكاميرا في الأقسام.
Örneğin, bazı öğretmenlerin sınıflarındaki kamera fikrinden rahatsız olabileceklerini biliyorum.録画することに 拒否反応を示す 先生もいます 気持ちは分かりますが このプロジェクトの経験から言えるのは
Orta birinci sınıflar buna bakıp şöyle derler:Ellos al ver esto dicen:
Orta birinci sınıflar buna bakıp şöyle derler: "Hayır."6학년들은 그것을 보고 "아닌데요"라고 하죠.
Orta birinci sınıflar buna bakıp şöyle derler: "Hayır."A hatodikosok ránéznek és azt mondják, "Nem."
Orta birinci sınıflar buna bakıp şöyle derler: "Hayır."Anak kelas enam melihat ini dan mereka bilang, "Tidak."
Orta birinci sınıflar buna bakıp şöyle derler: "Hayır."Bởi học sinh lớp 6 sẽ nhìn vào đó và nói "Không phải".
Orta birinci sınıflar buna bakıp şöyle derler: "Hayır."Cei de clasa a VI-a privesc și spun, "Nu."
Orta birinci sınıflar buna bakıp şöyle derler: "Hayır."Les élèves de primaire y jettent un oeil et disent, "Non."
Orta birinci sınıflar buna bakıp şöyle derler: "Hayır."Sjätteklassarna tar en titt på det och säger "nej".
Orta birinci sınıflar buna bakıp şöyle derler: "Hayır."Skolebørn ser på det og siger "Nej".
Orta birinci sınıflar buna bakıp şöyle derler: "Hayır."Τα παιδιά της έκτης το κοιτάνε και λένε, "Όχι."
Orta birinci sınıflar buna bakıp şöyle derler: "Hayır."Шестокласниците поглеждат и казват, "Не".
Orta birinci sınıflar buna bakıp şöyle derler: "Hayır."הילדים מכיתה ו' מסתכלים על זה ואומרים, "לא."
Orta birinci sınıflar buna bakıp şöyle derler: "Hayır."طلاب الصف السادس ينظرون الى هذه الفكرة ويقولون مستحيل
Orta birinci sınıflar buna bakıp şöyle derler: "Hayır."(笑)
Orta birinci sınıflar buna bakıp şöyle derler:Oni patrzą na ptaki i mówią:
Orta birinci sınıflar buna bakıp şöyle derler:Os alunos do 6.º ano olham para isto e dizem:
Orta birinci sınıflar buna bakıp şöyle derler:Quelli ti guardano e ti dicono:
Orta birinci sınıflar buna bakıp şöyle derler:Sechstklässler schauen sich das an und sagen:
Orta birinci sınıflar buna bakıp şöyle derler:Šesťáci se na to podívají a řeknou:
Orta birinci sınıflar buna bakıp şöyle derler:Šiestaci sa na to pozrú a povedia:

İlgili Sayfalar