sıkıcı ile cümle

sıkıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Birçok çocuk can sıkıcı bir şekilde bağırıyor.Many children are yelling annoyingly.
Birçok çocuk bağırıyor, bu can sıkıcı bir durum.Many children are yelling, which is annoying.
O bıktırıcı ve sıkıcıydı.It was tedious and boring.
O oldukça sıkıcıydı.It was rather boring.
O sıkıcı olabilir.It can be tedious.
Tom çok sıkıcı.Tom is so boring.
Tom gerçekten can sıkıcı.Tom is really annoying.
Boks yapmak sıkıcı.Boxing is boring.
Bu parti biraz sıkıcı, öyle değil mi?This party is kind of boring, don't you think?
Bu can sıkıcı olabilir.It can be embarrassing.
Bu sıkıcı olmaya başlıyor.This is getting boring.
Bu sıkıcı olabilir.This can get tedious.
Nöbet görevi sıkıcı.Guard duty is boring.
Beklemek sıkıcıdır.Waiting is boring.
Bazı insanlar bu tür bir şeyi can sıkıcı buluyor.Some people find this kind of thing annoying.
Bu aslında biraz can sıkıcı.It's actually kind of annoying.
Tom "bu sıkıcıydı" diye ekledi."It was boring," Tom added.
Tom, hikayeyi sıkıcı bulmadı.Tom did not find the story boring.
Ben genellikle sıkıcı bulduğum kitapları okumayı asla bitirmem.I usually never finish reading books that I find boring.
O can sıkıcı olurdu.That would've been embarrassing.
Bir randevu için geç kalmak can sıkıcı.It's embarrassing to be late for a date.
Ana dilini konuşmak çok sıkıcı.Speaking your native language is so boring.
Ana dilini konuşmak kolay ama sıkıcı.Speaking your native language is easy, yet boring.
Hiçbir şey arabayla uzun mesafe yolculuktan daha sıkıcı değil.Nothing is more boring than traveling long distances by car.
O can sıkıcı bir fiyaskoydu.It was an embarrassing fiasco.
Balıkçılar koşmanın sıkıcı olmadığını düşünüyor.The fishermen think it isn't boring to jog.
Rüyalar hakkında konuşmak sıkıcı değil mi?Isn't talking about dreams boring?
Bu biraz can sıkıcıydı.It was a little embarrassing.
Sen çok can sıkıcısın.You are so annoying!
Bu can sıkıcı hata nihayet düzeltildi.This annoying bug has finally been fixed.
Uyanma bir güne başlamak için can sıkıcı bir yoldur.Waking up is an annoying way to start a day.
Parti son derece sıkıcıydı.The party was awfully boring.
En azından sıkıcı değildi.At least it wasn't boring.
Dürüst olmak gerekirse, onun konuşmalarını her zaman sıkıcı.Honestly, his speeches are always boring.
Yapacak bir şey olmaması çok sıkıcı.It is very boring to have nothing to do.
Ne sıkıcı bir görev!What a boring task!
Ne sıkıcı bir vazife!What a boring task!
Ben can sıkıcı zengin insanlara katlanamam.I can't stand annoying rich people.
Bu parti çok sıkıcı. Alkol yok.This party is very boring. There's no alcohol.
Benim hesabımdaki hatayı bulamamak can sıkıcı.It's annoying not being able to find the error in my calculation.
Bu film çok sıkıcı.This movie is so boring.
Parti sıkıcı olduğundan ayrılmaya karar verdim.The party was boring, so I decided to leave.
Beyzbol sıkıcıdır.Baseball is boring.
O çok sıkıcı görünüyor.That looks so boring.
O çok şiddetli şekilde sıkıcı görünüyor.That looks so excruciatingly boring.
Ben sadece bunun ofiste sıkıcı bir gün daha olacağını düşünmüştüm.I thought this was just going to be another boring day at the office.
Ben sadece onun okulda sıkıcı bir gün daha olacağını düşünmüştüm.I thought it was just going to be another boring day at school.
Benim eski işim son derece sıkıcıydı.My old job was extremely boring.
Parti ilk başta oldukça sıkıcıydı.The party was pretty boring at first.
O film oldukça sıkıcıydı.That movie was pretty boring.
Bunun can sıkıcı olacağını biliyordum.I knew it would be painful.
"Eğlendin mi?" "Gerçekten değil, sıkıcıydı.""Did you have fun?" "Not really, it was boring."
Asla sıkıcı bir an yoktur.There's never a dull moment.
Sessizlik can sıkıcıdır.The silence is oppressive.
Bu makale sıkıcıydı.This article was boring.
Bu ders sıkıcı.This lesson is boring.
Tom buralarda olduğunda sıkıcı bir an yoktur.There's never a dull moment when Tom is around.
Bu kitap sıkıcı.This book is boring.
Reddedilmek can sıkıcı.It's painful to be rejected.
O son derece sıkıcıydı.That was exceptionally boring.

İlgili Sayfalar