sıkıcı ile cümle

sıkıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Avlanmak bana sıkıcı gelmeye başlıyordu.Одного разу вночі, коли я лежав у наметі з цим ... ця голова моя ...
Avlanmak bana sıkıcı gelmeye başlıyordu.هذا الرأس من الألغام...
Avlanmak bana sıkıcı gelmeye başlıyordu.恐ろしい考えが蛇のようにこっそり 私の脳内へ。
Ayakkabı kadar sıkıcı bir şey olabilir.A môže to byť niečo tak všedné ako topánky.
Ayakkabı kadar sıkıcı bir şey olabilir.Đó có thể là một thứ bình thường như giầy dép.
Ayakkabı kadar sıkıcı bir şey olabilir.Es kann etwas Einfaches wie Schuhe sein.
Ayakkabı kadar sıkıcı bir şey olabilir.Het kan zo prozaïsch zijn als schoenen.
Ayakkabı kadar sıkıcı bir şey olabilir.Itu bisa berupa hal semembosankan sepatu.
Ayakkabı kadar sıkıcı bir şey olabilir.그 대상이 신발처럼 평범할 수도 있고
Ayakkabı kadar sıkıcı bir şey olabilir.Lehet olyan prózai a dolog, mint a cipők.
Ayakkabı kadar sıkıcı bir şey olabilir.Może to być coś tak prozaicznego jak buty,
Ayakkabı kadar sıkıcı bir şey olabilir.Může to být něco tak prozaického jako boty.
Ayakkabı kadar sıkıcı bir şey olabilir.Poate fi ceva la fel de prozaic ca şi pantofii.
Ayakkabı kadar sıkıcı bir şey olabilir.Può essere una cosa semplice come le scarpe o complessa come rovesciare un governo.
Ayakkabı kadar sıkıcı bir şey olabilir. Veya bir hükümet devirmek kadar karmaşık bir şey olabilir.Det kan vara något så vardagligt som skor, och något så komplicerat som att störta en regering.
Ayakkabı kadar sıkıcı bir şey olabilir. Veya bir hükümet devirmek kadar karmaşık bir şey olabilir.Pode ser tão prosaico como sapatos ou tão complicado como derrubar um governo.
Ayakkabı kadar sıkıcı bir şey olabilir. Veya bir hükümet devirmek kadar karmaşık bir şey olabilir.Puede ser algo tan prosaico como zapatos, o algo tan complicado como cambiar al gobierno.
Ayakkabı kadar sıkıcı bir şey olabilir. Veya bir hükümet devirmek kadar karmaşık bir şey olabilir.Μπορεί να είναι κάτι κοινότοπο όπως τα παπούτσια και κάτι περίπλοκο όσο η ανατροπή μιας κυβέρνησης.
Ayakkabı kadar sıkıcı bir şey olabilir.Може да става въпрос за нещо толкова прозаично като обувки
Ayakkabı kadar sıkıcı bir şey olabilir.Це може бути і таким прозаїчним, як туфлі.
Ayakkabı kadar sıkıcı bir şey olabilir.Это может быть что-то простое, как обувь.
Ayakkabı kadar sıkıcı bir şey olabilir.זה יכול להיות משהו פרוזאי כמו נעליים. ומשהו מורכב כמו להפיל משטר.
Ayakkabı kadar sıkıcı bir şey olabilir.يمكن ان يكون شي غير ممتع كلاحذية
Ayakkabı kadar sıkıcı bir şey olabilir.政府をひっくり返すくらい大きなことでもそうです
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Ich weiß, dass es unwahrscheinlich langweilig ist, etwas über das Glück anderer Leute zu hören.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Ik weet dat het ongelooflijk saai is om te horen over andermans geluk.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Je sais que c'est incroyablement ennuyeux d'entendre parler du bonheur des autres.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.다른 이의 행복에 대해 듣는 것이 얼마나 지루한 일인지 정도는 알고 있으니까요.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Sei que é incrivelmente aborrecido ouvir falar da felicidade dos outros. (Risos)
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.So che è proprio noioso sentir parlare delle gioie degli altri.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Știu că este incredibil de plictisitor să ți se vorbească despre fericirile altor oameni.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Tôi biết sẽ vô cùng nhàm chán khi phải nghe về những niềm hạnh phúc của người khác.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Wiem, że słuchanie opowieści o szczęściu innych ludzi jest niebywale nudne.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Ya sé lo verdaderamente aburrido que es escuchar sobre la felicidad de otras personas.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Знам, че е изключително скучно да слушаш за щастието на другите хора.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Я знаю, что ужасно скучно слушать о счастье других людей.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Я знаю, що неймовірно нудно слухати про щастя інших людей.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.אני יודע שזה ממש משעמם לשמוע על אושר של אנשים אחרים.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.أعلم بأنه من الممل بشكل فضيع أن تسمع عن سعادة غيرك من الناس
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.(笑い)
Başlangıçta hapsi çok sıkıcı oluyorlar.Al principio saranno tutti molto noiosi.
Başlangıçta hapsi çok sıkıcı oluyorlar.Al principio todos van a ser bastante aburridos.
Başlangıçta hapsi çok sıkıcı oluyorlar.Au début ils sont tous vraiment ennuyeux.
Başlangıçta hapsi çok sıkıcı oluyorlar.In het begin gaat het allemaal nogal saai zijn.
Başlangıçta hapsi çok sıkıcı oluyorlar.처음에는 정말 지루하죠
Başlangıçta hapsi çok sıkıcı oluyorlar.La început toate acestea vor fi foarte plictisitoare.
Başlangıçta hapsi çok sıkıcı oluyorlar.Początkowo wszystkie będą bardzo nudne.
Başlangıçta hapsi çok sıkıcı oluyorlar.Zunächst werden die Resultate alle sehr langweilig sein.
Başlangıçta hapsi çok sıkıcı oluyorlar.В началото всички ще са много скучни.
Başlangıçta hapsi çok sıkıcı oluyorlar.Поначалу все они будут вести себя очень скучно.
Başlangıçta hapsi çok sıkıcı oluyorlar.בהתחלה כולם משעממים מאד
Başlangıçta hapsi çok sıkıcı oluyorlar.في البداية سيكون جميعهم مملين جدا.
Başlangıçta hapsi çok sıkıcı oluyorlar.ほとんどは動きすらしないでしょう
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Ale Boeun nemal na výber. Jediný zločin, že je odhodlaná sa poskytovanie svoju chorú dedka posledné želanie.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Cô ấy chỉ có tội là đã hứa với người ông đang bị ốm của mình rằng, sẽ thực hiện điều ước cuối cùng của ông.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Dar Boeun avut de ales. Crimă este comisă numai ea a fost acordarea de dorința bunicului ei bolnav la ultimul.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Heer Intern, snijd de saaie onzin en tonen ons wat eerlijk.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Interna, narezana dolgočasno sranje in nam kažejo nekateri pošteno. G.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Intern señor, corte la mierda aburrida y nos muestran un poco de honestidad.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Mas Boeun não tinha escolha. O único crime que ela está comprometida concedia último desejo de seu avô doente.

İlgili Sayfalar