sıkıştırılmış ile cümle
sıkıştırılmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Onu bana sıkıştırılmış dosya olarak gönder.Send it to me as a compressed file.
Gömleğin sıkıştırılmış değil.Your shirt's not tucked in.
Her yönden sıkıştırılmışız, ama ezilmiş değiliz. Şaşırmışız, ama çaresiz değiliz.We have been squeezed but not smashed. We have been baffled but not desperate.
Sıkıştırılmış dosyalar her zaman orijinal verilerin mükemmel, kayıpsız gösterimleridir.The compressed files are always perfect, lossless representations of the original data.
Sıkıştırılmış yakıt tozu tekdüze/eşit-formlu (ing:uniform) olarak yanmıştır.The foil is used as a thrusting (or point) weapon only.
KML dosyaları çok sık .kmz uzantılı sıkıştırılmış KML dosyalarıdır, KMZ dosyaları dağıtılır.KML files are very often distributed in KMZ files, which are zipped KML files with a .kmz extension.
Fata Morgana serabı aynı zamanda sıkıştırılmış ve uzatılmış bölgeler gösterir.Fata Morgana mirages also show alternating compressed and stretched zones.
1876'ya gelindiğinde ıslak Leclanché hücresi, sıkıştırılmış bir manganez dioksit bloğu ile üretildi.By 1876, the wet Leclanché cell was made with a compressed block of manganese dioxide.
CD ve DVD lerde bu bilgi verilerin arasına sıkıştırılmıştır.On a CD or DVD this servoinformation is interspersed among the data.
Modern paintball silahları sıkıştırılmış hava tankı ya da karbondioksit tankı gerektirir.Modern markers require a compressed air tank or CO2 tank.
Sıcaklıktaki tekrarlayan değişimler sıkıştırılmış tozun yapısında bozulmalara yol açabilir.Repeated changes in temperature can cause distortion of the grain.
Sıkıştırılmış ve güçlü enerji kaynağı vardır.Having a compact and powerful enough power source.
Windows Media Audio (WMA), Microsoft tarafından geliştirilen sıkıştırılmış ses dosya biçimidir.Windows Media Audio (WMA) is an audio data compression technology developed by Microsoft.
Bu sırada yoldaşları sıkıştırılmıştı.In the meantime, his companions were scattered.
Taban döşemeleri sıkıştırılmış topraktan yapılmıştır.The floor was built from compressed soil.
Zaman adeta sıkıştırılmış.And space does not exist for most people.
İnsanlar tek başlarına sıkıştırılmış toprak tuğla presi yapıyorlar.Then people are building independently the compress earth brick press.
Okul bir evin içindeydi, 100 kişiden fazla kişi küçük bir oturma odası içinde sıkıştırılmış.The school was in a house, more than 100 of us packed in one small living room.
Yaklaşık 1,2 milyon fit küp sıkıştırılmış hava var.It's about 1.2 million cubic feet of compressed air.
CD yani, biraz daha sıkıştırılmış görüntü içerir.It's a CD, it's a little bit more compressed image.
Burada sıkıştırılmış çok sayıda filmimiz var.So we have a large number of movies stuck inside here.
Şu arkada en uzakta gördüğünüz iki kamyon 12'şer tüp sıkıştırılmış helyum gazı taşır.Those two trucks you see at the very end carry 12 tanks each of compressed helium.
Orada ciddi şekilde sıkıştırılmış müfredatın olduğunu görüyoruz.We have a serious compression of the curriculum happening out there.
Bu sıkıştırılmış müfredat tüm aktif çocuklar için kötüdür.This compressed curriculum is bad for all active kids.
Yer tasarrufu yapmak için sıkıştırılmışI am going to show you. Here's one of our wash cloths.
Açıyorum ve bir beze dönüştürüyorum... Sıkıştırılmış ve açmak için uğraşmak gerekWhen you open up your hockey puck and take out your wash cloth.
Bunu sıkıştırılmış kentsel hücre olarak düşünüyoruz.We think of it as a compact urban cell.
Elektrikli motorlar, elektromekanik çalıştırıcılar yerine sıkıştırılmış hava kullanıyoruz.Instead of using electrical motors, electromechanical actuators, we're using compressed air.
Her yönden sıkıştırılmışız, ama ezilmiş değiliz. Şaşırmışız, ama çaresiz değiliz.We are pressed on every side, yet not crushed; perplexed, yet not to despair;
Patent sorunları yüzünden KFax LZW (Lempel- Ziv & Welch) sıkıştırılmış Faks dosyalarını işleyemez.Due to patent reasons KFax can not handle LZW (Lempel-Ziv & Welch) compressed Fax files.
Sıkıştırılmış dosyaCompressed File
Sıkıştırılmış İkili Dosya [*. ZIP]Compressed Binary File [*. ZIP]
*. ps_BAR_PS Files\ *. ps. gz_BAR_Sıkıştırılmış PS Dosyaları*. ps_BAR_PS Files\ *. ps. gz_BAR_Zipped PS Files
Sıkıştırılmış Krecipes biçimiCompressed Krecipes format
Sıkıştırılmış desen biçimi sayısıFrame buffer properties
Sıkıştırılmış desen biçimlerinin sayısıNo. of compressed texture formats
Sıkıştırılmış Paket HızıCompressed Packets Rate
Sıkıştırılmış PaketlerCompressed Packets
SıkıştırılmışTranslators: Not AvailableCompressed
*. kig_BAR_Kig Belgeleri (*. kig) *. kigz_BAR_Sıkıştırılmış Kig Belgeleri (*. kigz)*. kig_BAR_Kig Documents (*. kig) *. kigz_BAR_Compressed Kig Documents (*. kigz)
sıkıştırılmış Winamp arayüz temasıcompressed Winamp skin
KMail sıkıştırılmış dosyayı açamıyor. @ infoKMail could not uncompress the file.
RTF SıkıştırılmışRTF Compressed
SıkıştırılmışCompression rate of fileCompressed
Sıkıştırılmış MetinSqueezed Text
Sıkıştırılmış Java Kaynağı:Java Source zip:
Sıkıştırılmış ve güçlü enerji kaynağı vardır.Having a compact and powerful enough power source.
Sıkıştırılmış sunum yerine aralıklı sunumun tercih edilmesidir.That is, it is better to use spaced presentation rather than massed presentation.
1.5 gram sıkıştırılmış kubar.1.5 grams pressed hashish
Metal genellikle iki halka arasında yer aldığından "sıkıştırılmış" olduğu söylenir.Because the metal is usually situated between the two rings, it is said to be "sandwiched".
Sıkıştırılmış verilerdeki hatalar tespit edilebilir ve atlanabilir.Errors in compressed data may be detected and skipped.
zlib sıkıştırılmış verileri genellikle bir gzip veya zlib sarmalayıcısı ile yazılır.zlib compressed data are typically written with a gzip or a zlib wrapper.
Sıkıştırılmış hissetmeCompressed sensing
Sıkıştırılmış soğutucu daha sonra bir valf tarafından serbest bırakılır.The compressed refrigerant is then released by a valve.
Kemençenin içinde, ses direği olan bir tahta parçası sıkıştırılmıştır.Inside the lyre, a piece of wood, the soundpost, is wedged.
Sınırlı sayıda şifrelenmiş ve sıkıştırılmış görüntü formatı için de bir miktar destek mevcuttur.There is also some support for a limited number of encrypted and compressed image formats.
Mikroskop lamı arasına sıkıştırılmış boyalı bir histolojik örnek.A stained histological specimen, sandwiched between a glass microscope slide.
McMurdo'ya ulaşım sağlayan 3 havaalanı vardır: Phoenix Havaalanı (ICAO:NZFX), sıkıştırılmış kar pisti.McMurdo wird abhängig von der Jahreszeit von drei Flugplätzen bedient: Phoenix Airfield (ICAO: NZFX).
CD ve DVD lerde bu bilgi verilerin arasına sıkıştırılmıştır.Bei einer CD oder DVD sind diese Hilfsinformationen zwischen den Nutzdaten verteilt.
Bu sırada yoldaşları sıkıştırılmıştı.Seine eigenen Kameraden wurden dazu gezwungen.