Ana içeriğe geç
Sözlük

sıcaklığı ile cümle

sıcaklığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Muhtemelen oda sıcaklığında olur.بل ستكون غالباً بدرجة حرارة الغرفة
Muhtemelen oda sıcaklığında olur.パラシュートを展開するタイミングがきました
- mutlak 0 sıcaklığıdır. birimi Kelvin'dir.האפס המוחלט, הנקרא גם אפס קלווין, זה כמו מינוס 273
Neden su damlasının sıcaklığını düşürür ve onun deriden daha fazla enerji almasını sağlar?Czemu to nie schłodziłoby kropli i dało jej więcej możliwości na zaabsorbowanie energii ze skóry?
Neden su damlasının sıcaklığını düşürür ve onun deriden daha fazla enerji almasını sağlar?Jak by to ochladilo kapku potu a tím umožnilo příjem další energie z kůže?
Neden su damlasının sıcaklığını düşürür ve onun deriden daha fazla enerji almasını sağlar?Чому це призводить до охолодження краплини і, по суті, зменшення енергії на поверхні шкіри?
Neden su damlasının sıcaklığını düşürür ve onun deriden daha fazla enerji almasını sağlar?لماذا سيبرد ذلك القطرة و يعطيها قابلية أكبر لتقبل طاقة أكثر من الجلد ؟
Oda sıcaklığında katı bir metaldir, fakat 30°C'de, yani 85°F gibi düşük bir sıcaklıkta erir.상온에서 고체입니다. 하지만 녹는점은 고작 섭씨 30도고 화씨로는 85도입니다.
Oda sıcaklığında katı bir metaldir, fakat 30°C'de, yani 85°F gibi düşük bir sıcaklıkta erir.Det är en fast metall vid rumstemperatur, men smälter vid låga 30 grader Celsius, 85 grader Fahrenheit.
Oda sıcaklığında katı bir metaldir, fakat 30°C'de, yani 85°F gibi düşük bir sıcaklıkta erir.Es un metal sólido a temperatura ambiente y se fusiona a una mera temperatura de 30° Celsius, 85° Fahrenheit.
Oda sıcaklığında katı bir metaldir, fakat 30°C'de, yani 85°F gibi düşük bir sıcaklıkta erir.É um metal sólido à temperatura ambiente, mas funde a uns míseros 30 graus Celsius, a 85 graus Fahrenheit.
Oda sıcaklığında katı bir metaldir, fakat 30°C'de, yani 85°F gibi düşük bir sıcaklıkta erir.E un metal solid la temperatura camerei, dar se topește la 30 de grade Celsius, adică 85 grade Fahrenheit.
Oda sıcaklığında katı bir metaldir, fakat 30°C'de, yani 85°F gibi düşük bir sıcaklıkta erir.При комнатной температуре это металл, но плавится он при жалких 30 градусах Цельсия.
Oda sıcaklığında katı bir metaldir, fakat 30°C'de, yani 85°F gibi düşük bir sıcaklıkta erir.הוא מתכת מוצקה בטמפרטורת החדר, אבל הוא נמס בטמפרטורה חסרת ערך של 30 מעלות צלזיוס, 85 מעלות פרנהייט.
Oda sıcaklığında katı bir metaldir, fakat 30°C'de, yani 85°F gibi düşük bir sıcaklıkta erir.هو صلب في درجة حرارة الغرفة ولكنه ينصهر في درجة حرارة 30 سيليزية و 85 فهرنهايتية
Oda sıcaklığında sıvı halde bulunan nadir metallerdendir. aEs ist eines der wenigen Metalle, die bei Zimmertemperatur flüssig sind Temperatur.
Oda sıcaklığında sıvı halde bulunan nadir metallerdendir. aÉ um dos poucos metais que são líquidos em temperatura ambiente.
Oda sıcaklığında sıvı halde bulunan nadir metallerdendir. aJe to jeden z těch mála kovů, které jsou tekuté za pokojové teploty.
Oda sıcaklığında sıvı halde bulunan nadir metallerdendir. a수은은 실온에서 몇 안되는 액체 금속 입니다. 실온
Oda sıcaklığında sıvı halde bulunan nadir metallerdendir. aRtęć to metal, który w temperaturze pokojowej jest cieczą.
O halde ilk bakılan şey sıvının sıcaklığının ne kadar arttığı?Also ist das erste was, dem ich sah, nun, wie viel Grad sind erhöhen wir die Temperatur?
O halde ilk bakılan şey sıvının sıcaklığının ne kadar arttığı?Takže první věc, na kterou se zaměříme je to, o kolik stupňů zvýšíme teplotu.
Oksijen yakarak çekirdek sıcaklığımızı 37 derecede tutmaya çalışırız.우리는 추우면 심부온도를 섭씨 37도로 유지하려고 사실 산소를 더 많이 사용하지요.
Oksijen yakarak çekirdek sıcaklığımızı 37 derecede tutmaya çalışırız.Cerchiamo di mantenere la nostra temperatura corporea a 37 gradi bruciando più ossigeno.
Oksijen yakarak çekirdek sıcaklığımızı 37 derecede tutmaya çalışırız.Chúng ta cố gắng duy trì thân nhiệt ở 37 độ C bằng cách đốt cháy nhiều ô-xi hơn.
Oksijen yakarak çekirdek sıcaklığımızı 37 derecede tutmaya çalışırız.Încercăm să ne păstram temperatura internă la 37 grade celsius defapt prin arderea a mai mult oxigen.
Oksijen yakarak çekirdek sıcaklığımızı 37 derecede tutmaya çalışırız.On essaye de maintenir notre température centrale à 37 degrés en brûlant justement plus d'oxygène.
Oksijen yakarak çekirdek sıcaklığımızı 37 derecede tutmaya çalışırız.Próbujemy utrzymać temperaturę ciała na poziomie 37 stopni, spalając więcej tlenu.
Oksijen yakarak çekirdek sıcaklığımızı 37 derecede tutmaya çalışırız.Tratamos de mantener nuestra temperatura a 37ºC quemando más oxígeno.
Oksijen yakarak çekirdek sıcaklığımızı 37 derecede tutmaya çalışırız.We proberen onze lichaamstemperatuur op 37 graden te houden. door in feite meer zuurstof te verbranden.
Oksijen yakarak çekirdek sıcaklığımızı 37 derecede tutmaya çalışırız.Wir versuchen, unsere Temperatur bei 37 Grad zu halten indem wir mehr Sauerstoff verbrennen.
Oksijen yakarak çekirdek sıcaklığımızı 37 derecede tutmaya çalışırız.Опитваме се да поддържаме вътрешната си температура 37 градуса, всъщност, като горим повече кислород.
Oksijen yakarak çekirdek sıcaklığımızı 37 derecede tutmaya çalışırız.ומנסים לשמור את טמפרטורת הגוף ב-37 מעלות בעצם ע"י שריפת יותר חמצן.
Oksijen yakarak çekirdek sıcaklığımızı 37 derecede tutmaya çalışırız.إننا نحاول أن نبقي حراراتنا الداخلية عند ٣٧ درجة حقيقة عن طريق حرق المزيد من الأكسجين
Oksijen yakarak çekirdek sıcaklığımızı 37 derecede tutmaya çalışırız.中核体温を37度に保とうとするのです ですから 低温下で
Okyanus, iklimi ve havayı belirler, sıcaklığı dengede tutar, Dünya'nın kimyasını şekillendirir.Biển cả tác động tới khí hậu và thời tiết, điều hòa nhiệt độ, cấu thành nên đặc tính hóa học của Trái đất.
Okyanus, iklimi ve havayı belirler, sıcaklığı dengede tutar, Dünya'nın kimyasını şekillendirir.Die Meere bestimmen Klima und Wetter, sie halten die Temperatur stabil und formen die Chemie der Welt.
Okyanus, iklimi ve havayı belirler, sıcaklığı dengede tutar, Dünya'nın kimyasını şekillendirir.El océano dirige el clima y la temperatura, estabiliza la temperatura, le da forma a la química de la Tierra.
Okyanus, iklimi ve havayı belirler, sıcaklığı dengede tutar, Dünya'nın kimyasını şekillendirir.바다는 기후와 날씨를 조절하고, 기온을 안정시키고, 지구의 화학반응을 형성합니다.
Okyanus, iklimi ve havayı belirler, sıcaklığı dengede tutar, Dünya'nın kimyasını şekillendirir.L'oceano determina il clima e il tempo, stabilizza le temperature, regola la chimica terrestre.
Okyanus, iklimi ve havayı belirler, sıcaklığı dengede tutar, Dünya'nın kimyasını şekillendirir.Oceanerna bildar klimat och väder, stabiliserar temperatur, skapar jordens kemi.
Okyanus, iklimi ve havayı belirler, sıcaklığı dengede tutar, Dünya'nın kimyasını şekillendirir.Oceani narekujejo podnebja in vreme, uravnavajo temperaturo, oblikujejo Zemljino kemijo.
Okyanus, iklimi ve havayı belirler, sıcaklığı dengede tutar, Dünya'nın kimyasını şekillendirir.Oceán riadi klímu a počasie, stabilizuje teplotu, tvorí chemické procesy Zeme.
Okyanus, iklimi ve havayı belirler, sıcaklığı dengede tutar, Dünya'nın kimyasını şekillendirir.Oceanul determină climatul şi vremea, stabilizează temperatura, modelează chimia Pământului.
Okyanus, iklimi ve havayı belirler, sıcaklığı dengede tutar, Dünya'nın kimyasını şekillendirir.Oceany regulują klimat i pogodę, stabilizują temperaturę i kształtują procesy chemiczne na Ziemi.
Okyanus, iklimi ve havayı belirler, sıcaklığı dengede tutar, Dünya'nın kimyasını şekillendirir.O oceano comanda o clima e o tempo, estabiliza a temperatura, modela a química da Terra.
Okyanus, iklimi ve havayı belirler, sıcaklığı dengede tutar, Dünya'nın kimyasını şekillendirir.Samudralah yang menentukan iklim dan cuaca, menstabilkan suhu udara, membentuk kimia Bumi.
Okyanus, iklimi ve havayı belirler, sıcaklığı dengede tutar, Dünya'nın kimyasını şekillendirir.Valtameri ohjaa ilmastoa ja säätä, vakauttaa lämpötiloja ja muovaa Maan kemiaa.
Okyanus, iklimi ve havayı belirler, sıcaklığı dengede tutar, Dünya'nın kimyasını şekillendirir.Οι ωκεανοί καθορίζουν το κλίμα και τον καιρό, σταθεροποιούν τη θερμοκρασία, διαμορφώνουν τη χημεία της Γης.
Okyanus, iklimi ve havayı belirler, sıcaklığı dengede tutar, Dünya'nın kimyasını şekillendirir.Океан управляет климатом и погодой, стабилизирует температуру и формирует химический состав Земли.
Okyanus, iklimi ve havayı belirler, sıcaklığı dengede tutar, Dünya'nın kimyasını şekillendirir.Океанът управлява климата и времето, стабилизира температурата, оформя химичния състав на Земята.
Okyanus, iklimi ve havayı belirler, sıcaklığı dengede tutar, Dünya'nın kimyasını şekillendirir.האוקיינוס מניע את האקלים ומזג האוויר, מייצב טמפרטורה, מעצב את הכימיה של כדור-הארץ.
Okyanus, iklimi ve havayı belirler, sıcaklığı dengede tutar, Dünya'nın kimyasını şekillendirir.يقود المحيط المناخ والطقس، نحو إستقرار درجة الحرارة، وتشكيل كيمياء الأرض.
Okyanus, iklimi ve havayı belirler, sıcaklığı dengede tutar, Dünya'nın kimyasını şekillendirir.すべて海に支配されているのです 海水の水分が雲を生み
Okyanusların, yaklaşık bir buçuk mil kadar derinlerinde, neredeyse kaynama sıcaklığında suda yaşıyor.1.5마일 정도 되는 깊이의 깊은 해양에서 거의 끓는 물의 온도에 삽니다.
Okyanusların, yaklaşık bir buçuk mil kadar derinlerinde, neredeyse kaynama sıcaklığında suda yaşıyor.A mély óceánban él, körülbelül másfél mérföld mélységben, majdnem forrási hőmérsékleten.
Okyanusların, yaklaşık bir buçuk mil kadar derinlerinde, neredeyse kaynama sıcaklığında suda yaşıyor.Dia hidup di laut dalam, pada kedalaman sekitar 2.4 km, hampir mendekati suhu air mendidih.
Okyanusların, yaklaşık bir buçuk mil kadar derinlerinde, neredeyse kaynama sıcaklığında suda yaşıyor.Er lebt in der Tiefsee, ungefähr ein-einhalb Meilen tief, bei nahezu kochenden Wassertemperaturen.
Okyanusların, yaklaşık bir buçuk mil kadar derinlerinde, neredeyse kaynama sıcaklığında suda yaşıyor.Het leeft in de diepzee, ongeveer 2,5 kilometer diep, bij kokend hete temperaturen.
Okyanusların, yaklaşık bir buçuk mil kadar derinlerinde, neredeyse kaynama sıcaklığında suda yaşıyor.Il vit au fond des océans, vers 2500m de profondeur, dans des températures de près de 100°C.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sıcaklığı ile cümle - Sayfa 25 - sıcaklığı kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App