15 Mayıs'ta İngilizler teslim oldu ve siyasi sığınma hakkı talep etti.He surrendered to the British on 15 May and demanded political asylum.
Orada kendisine siyasi sığınma hakkı verildi.He was given political asylum there.
Temmuz 1951 yılında İspanyol hükümeti, ailesine sığınma hakkı tanıdı.In July 1951, General Franco's dictatorship in Spain granted asylum to the family.
Çernobil sayesinde, Amerika'da sığınma hakkı kazandık.Thanks to Chernobyl, we get asylum in the U.S.
Bir diğer kategoride de Makedonya'ya sığınma hakkı arayanlar ve yasal yabancılar yer alıyor.Another category includes those seeking asylum in Macedonia and legal aliens.
Hong Kong'a ve ardından Temmuz 2013'te kendisine siyasi sığınma hakkı verilen Rusya'ya kaçtı.He fled to Hong Kong, and then to Russia where in July 2013 he was granted political asylum.
Hatum ve Asali güneye, Kral Hüseyin'in kendilerine sığınma hakkı verdiği Ürdün'e kaçtılar.Hatum and Asali fled south to Jordan, where King Hussein gave them asylum.
Orada kendisine siyasi sığınma hakkı verildi.Dort wurde ihm politisches Asyl gewährt.
Orada kendisine siyasi sığınma hakkı verildi.Il demanda alors l'asile politique.
Kamboçya Prensi Norodom Sihanouk, darbecilere sığınma hakkı tanıdı.Au Cambodge, Norodom Sihanouk se proclame Premier ministre.
Uçağı kaçıran iki kişi Türkiye'den siyasi sığınma hakkı istedi.3 de octubre: un avión turco es secuestrado por un ciudadano de ese país que pedía asilo político en Italia.
Orada kendisine siyasi sığınma hakkı verildi.A continuación pidió asilo político.
Orada kendisine siyasi sığınma hakkı verildi.В конце концов ей было предоставлено политическое убежище.
Uçağı kaçıran iki kişi Türkiye'den siyasi sığınma hakkı istedi.Захватив самолёт, преступники потребовали совершить посадку в Турции.
Temmuz 1951 yılında İspanyol hükümeti, ailesine sığınma hakkı tanıdı.Em julho de 1951, o governo espanhol concedeu o asilo à família real búlgara.
Temmuz 1951 yılında İspanyol hükümeti, ailesine sığınma hakkı tanıdı.In juli 1951 verleende de Spaanse regering hem asiel.
Orada kendisine siyasi sığınma hakkı verildi.Ook ontving hij hier politieke lotgenoten.
Rusya’da havalimanında bir süre kaldıktan sonra Temmuz 2013'te 1 yıllık geçici siyasi sığınma hakkı aldı.Op 1 augustus 2013 werd Snowden tijdelijk politiek asiel voor één jaar in Rusland verleend.
Orada kendisine siyasi sığınma hakkı verildi.Osadzeni w nim uzyskali status emigrantów politycznych.
Orada kendisine siyasi sığınma hakkı verildi.Була оголошена амністія політичним в'язням.
Uçağı kaçıran iki kişi Türkiye'den siyasi sığınma hakkı istedi.Двоє злочинців наказали летіти в Туреччину.
Orada kendisine siyasi sığınma hakkı verildi.El are dreptul de amnistie în materie politică.
Orada kendisine siyasi sığınma hakkı verildi.Politikai menedékjogot kértek.
Temmuz 1951 yılında İspanyol hükümeti, ailesine sığınma hakkı tanıdı.Heinäkuussa 1951 Espanjan Francon hallitus antoi tsaariperheelle turvapaikan.
15 Mayıs'ta İngilizler teslim oldu ve siyasi sığınma hakkı talep etti.Ngày 15 tháng 5, Hà Lan ký văn kiện đầu hàng.
Uçağı kaçıran iki kişi Türkiye'den siyasi sığınma hakkı istedi.ルーマニアの将校3人が、民間機を乗っ取りトルコに亡命した。
Orada kendisine siyasi sığınma hakkı verildi.Казва се, че на тях им се предлага политическо убежище.
Burada halen herhangi bir şahısa sığınma hakkı vermeyen 1951 Sözleşmesinin önüne geçmektedir.В преброяването от 1951 година се води без жители.
Orada kendisine siyasi sığınma hakkı verildi.Požiadal o pridelenie štatútu politického utečenca.
Rusya’da havalimanında bir süre kaldıktan sonra Temmuz 2013'te 1 yıllık geçici siyasi sığınma hakkı aldı.1. augustil andis Venemaa talle ajutise varjupaiga, tähtajaga üks aasta.
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu. Çernobil sayesinde, Amerika'da sığınma hakkı kazandık.Fem år senare, som en oväntad gåva tack vare Tjernobyl, fick vi asyl i USA.
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu. Çernobil sayesinde, Amerika'da sığınma hakkı kazandık.Fünf Jahre später zeigte sich unerwarteterweise ein Silberstreif - dank Tschernobyl gewährte uns die USA Asyl.
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu. Çernobil sayesinde, Amerika'da sığınma hakkı kazandık.Lima tahun kemudian, sebuah kebetulan. karena Chernobyl, kami mendapatkan suaka di A.S.
Benim cevabımsa " peki ayırma ameliyatı yerine politik sığınma hakkını düşündünüzmü? oldu."A czy rozważał pan azyl polityczny zamiast operacji rozdzielenia?"
Benim cevabımsa " peki ayırma ameliyatı yerine politik sığınma hakkını düşündünüzmü? oldu.A minha resposta foi, "Bem, já considerou asilo político em vez de uma cirurgia de separação?"
Benim cevabımsa " peki ayırma ameliyatı yerine politik sığınma hakkını düşündünüzmü? oldu."Bueno, ¿ha considerado el asilo político en vez de la separación quirúrgica?".
Benim cevabımsa " peki ayırma ameliyatı yerine politik sığınma hakkını düşündünüzmü? oldu.Jawaban saya adalah, "Pernahkah kau mempertimbangkan suaka politik ketimbang operasi pemisahan?"
Benim cevabımsa " peki ayırma ameliyatı yerine politik sığınma hakkını düşündünüzmü? oldu.그에 대한 저의 대답은 "글쎄요, 분리 수술 대신 정치적 망명을 고려해본적이 있으신가요?"
Benim cevabımsa " peki ayırma ameliyatı yerine politik sığınma hakkını düşündünüzmü? oldu.Mijn antwoord aan hem was: "Nou, heb je politiek asiel overwogen in plaats van deze ingreep? "
Benim cevabımsa " peki ayırma ameliyatı yerine politik sığınma hakkını düşündünüzmü? oldu.Mitt svar blev "har du tänkt på politisk asyl snarare än en operation för att separera dem?"
Benim cevabımsa " peki ayırma ameliyatı yerine politik sığınma hakkını düşündünüzmü? oldu.Odvetila som mu, "Zvažoval si politický azyl namiesto oddeľovacej operácie?"
Benim cevabımsa " peki ayırma ameliyatı yerine politik sığınma hakkını düşündünüzmü? oldu.Моят отговор беше, "А обмисляли ли сте политическо убежище вместо операция?"
Benim cevabımsa " peki ayırma ameliyatı yerine politik sığınma hakkını düşündünüzmü? oldu.Я запитала його: "А ви не задумувалися про політичний притулок напротивагу здійснення опереції з розділення?"
Benim cevabımsa " peki ayırma ameliyatı yerine politik sığınma hakkını düşündünüzmü? oldu.תשובתי אליו הייתה, "ובכן, שקלת אולי מקלט מדיני במקום ניתוח הפרדה?"
Benim cevabımsa " peki ayırma ameliyatı yerine politik sığınma hakkını düşündünüzmü? oldu.جوابي له كان "حسنا , هل أخذت فى الإعتبار اللجوء السياسي بدلاً من جراحة فصل ؟ "
Benim cevabımsa " peki ayırma ameliyatı yerine politik sığınma hakkını düşündünüzmü? oldu.検討したことはあるかと尋ねました 人々がありのままでいられるように
Çernobil sayesinde, Amerika'da sığınma hakkı kazandık.6才になった私は 故郷を離れて アメリカに向かう時も 泣きませんでした
Çernobil sayesinde, Amerika'da sığınma hakkı kazandık.Chernobylnak köszönhetően menedékjogot kapunk Amerikában.
Çernobil sayesinde, Amerika'da sığınma hakkı kazandık.Cinq ans plus tard, grâce à Tchernobyl, nous obtenons l'asile aux États-Unis.
Çernobil sayesinde, Amerika'da sığınma hakkı kazandık.Dankzij Tsjernobyl krijgen we asiel in de VS.
Çernobil sayesinde, Amerika'da sığınma hakkı kazandık.Datorită Cernobîlului, primim azil în Statele Unite.
Çernobil sayesinde, Amerika'da sığınma hakkı kazandık.Díky Černobylu jsme získali azyl ve Spojených státech .
Çernobil sayesinde, Amerika'da sığınma hakkı kazandık.Dzięki Czarnobylowi dostajemy azyl w USA.
Çernobil sayesinde, Amerika'da sığınma hakkı kazandık.Graças a Chernobyl, obtivemos asilo nos EUA.
Çernobil sayesinde, Amerika'da sığınma hakkı kazandık.Gracias a Chernóbil, conseguimos asilo en los EE.UU.
Çernobil sayesinde, Amerika'da sığınma hakkı kazandık.Grazie a Chernobyl otteniamo asilo negli Stati Uniti.
Çernobil sayesinde, Amerika'da sığınma hakkı kazandık.체르노빌 사고 덕분에 우리는 미국으로 망명할 수 있게 됩니다.
Çernobil sayesinde, Amerika'da sığınma hakkı kazandık.Nhờ Chernobyl, chúng tôi được tị nạn tại Hoa Kỳ.
Çernobil sayesinde, Amerika'da sığınma hakkı kazandık.Takket være Tjernobylullykken, får vi asyl i USA.
Çernobil sayesinde, Amerika'da sığınma hakkı kazandık.Tšernobylin vuoksi saamme turvapaikan USA:ssa.