sıçanlar ile cümle
sıçanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sıçanlar veba taşırlar.Rats carry the plague.
Gemi sıçanlar ile doludur.The ship abounds with rats.
Bu kedi sıçanları kovalamaz.This cat doesn't chase rats.
Kedi sıçanları yakaladı.The cat caught the rats.
Onların işleri fareler ve sıçanları yok etmektir.Their job is to exterminate rats and mice.
Bazı insanlar sıçanları yakaladılar ve onları yediler.Some people caught rats and ate them.
Sıçanlar küçüktür.Rats are small.
Sıçanların yeğenleri yoktur.Rats don't have nephews.
Eğer sıçanlar ve farelerle sorunun varsa onları ultrason ile korkutup kaçırabilirsin.If you have problems with rats or mice, you can scare them away with ultrasound.
Onlar tıpkı batan bir gemiyi terkeden sıçanlara benziyorlar.They look just like rats leaving a sinking ship.
Onlar tam batan bir gemiden ayrılan sıçanlar gibi.They're just like rats leaving a sinking ship.
Sıçanlardan nefret ediyorum.I hate rats.
Sıçanlarını öldürmüyorum.I don't exterminate your rats.
Bu sıçanlar hakkında ne yapacaksın?What're you going to do about these rats?
Keseli sıçanlar, fareler ile ilgili değildir.Opossums aren't related to rats.
Sıçanlar hastalık taşır.Rats carry diseases.
Sıçanlar hakkında konuşmayız.We don't talk about rats.
Bodrumunuzda sıçanlar var.There are rats in your basement.
Bodrumunuzda sıçanlar cirit atıyor.There are rats in your basement.
T labirenti kendiliğinden değişimi test etmek için sıçanları kullanır.The T Maze uses rats to test this spontaneous alternation.
Öldürücü dozunun (LD50) 6400 mg/kg olması nedeniyle sıçanlarda zehirliliği düşüktür .The toxicity in rats is low, with lethal dose (LD50) at 6400 mg/kg.
Alttakım: Myomorpha Familya: Muridae (Fareler, sıçanlar, gerbiller, vb.)Suborder: Myomorpha Family: Muridae (mice, rats, gerbils, etc.)
Fakat bu keseli sıçanların sonu değildi.But that wasn't the end of the opossums.
Sıçanlardan örnek verelim.Take this example from rats.
Bu gerçekleştiğinde, sıçanların stresle başa çıkmasına yardımcı olur.When it is, it helps the rat cope with stressful situations.
Kimse sizi ayıplamıyor, kimse suya ittiğiniz sıçanlar gibi sıraya dizilmiyor.For the slaughter No one condemning you Lined up like lemmings, you led to the water
Sıçanlardan. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Rats. boy speaking native language:
Örneğin, sıçanlar üreme konusunda son derece duyarlılar.So, for example, rats are incredibly responsive breeders.
Ateşe verin şu sıçanları!We'll set fire to those rats!
T labirenti kendiliğinden değişimi test etmek için sıçanları kullanır.The T Maze uses rats to test this spontaneous alternation.
Sıçanlarda ve farelerde anemiye neden olduğu bilinmektedir.[2]It is known to cause anemia in rats and mice.[2]
(2008)[2] sıçanları görsel sekansları ayırt etmek üzere eğitti.(2008)[53] trained rats to discriminate between visual sequences.
Sıçanlar ve sümüklü böcekler tarafından yenir.It is eaten by rats and slugs.
Ardından, sıçanların kurbanın yüzünü yutmasına izin veren bir tuzak kapısı açılır.A trap-door is then opened, allowing the rats to devour the victim's face.
Asiatheriidae ("Asya keseli sıçanları"), Asiadelphia düzeninde bir Kretase metatherian ailesidir.Asiatheriidae ("Asian opossums") is an family of Cretaceous metatherians in the order Asiadelphia.
Çok tüylü sıçanları bile 4 ila 7 °C derece vücut sıcaklığıyla 3 günde sindirmektedir.Digestion of fuzzy rats in vipers kept at 4–7 °C (39-45 °F) lasted only 3 days.
Bakteriler, enfekte sıçanların kanından sıçan piresine ( Xenopsylla cheopis) aktarılır.The bacteria are transferred from the blood of infected rats to the rat flea (Xenopsylla cheopis).
Bu dağ sıçanları o dönemde Mançurya'da kürkleri için avlanmaktaydı.It was an airborne spread disease and was incredibly deadly, with a near 100 percent mortality rate.
Fareler sıçanlardan farklıdır.Mäuse unterscheiden sich von Ratten.
Chiloé keseli sıçanları, en azından çiftleşme zamanı boyunca çift olarak beraber yaşarlar.Zumindest während der Paarungszeit leben Chiloé-Beutelratten in Paaren zusammen.
Öldürücü dozunun (LD50) 6400 mg/kg olması nedeniyle sıçanlarda zehirliliği düşüktür .La toxicité chez le rat est faible, la dose létale (DL50) à 6 400 mg / kg.
Kazara sıçanları da adayla tanıştırdılar.Ces marins ont également introduit les rats sur ces îles.
Aktif ve dayanıklı olmasının yanında fare ve sıçanları yakalayacak kadar atik ve kıvraktır.Il se montre actif et efficace chez la souris et le rat de laboratoire.
Chiloé keseli sıçanları, en azından çiftleşme zamanı boyunca çift olarak beraber yaşarlar.Les rats des moissons vivent en couples pendant la période de reproduction.
Şehrin tüm sıçanları toplanarak deposuna girmiş ve tüylerinin arasında tüm çavdarı çalmışlar.Il se mit à jouer de la flûte et tous les rats vinrent se presser autour de lui.
Eğer sıçanlar ve farelerle sorunun varsa onları ultrason ile korkutup kaçırabilirsin.Si tienes problemas de ratones o ratas, los puedes ahuyentar con ultrasonido.
Kazara sıçanları da adayla tanıştırdılar.L'isola è stata anche liberata dai ratti.
Fareler sıçanlardan farklıdır.Мыши отличаются от крыс.
Tom sıçanlardan nefret eder.Том ненавидит крыс.
Malezya'da, larva ve nimfleri Rattus jalorensis türü sıçanlarda bulunmuştur.В Малайзии преимагинальные стадии развития были собраны на крысах Rattus jalorensis.
Bu tür yarışmalarda tüm sıçanları en kısa zamanda öldüren köpek yarışmayı kazanır.والكلب الأسرع في قتل كل الجرذان هو الفائز.
1982 Satoha ve ark. sıçanların ülserinde enfeksiyon etkeni ile ilgili kanıtlar buldular.1982 ساتوها وآخرون يكتشفون أدلَّة تُفيد بِوُجُود سبب مُعدٍ للقرحة في الجُرذان.
Örneğin fare keseli sıçanlarının spermleri daima çift olur.Por exemplo, a rota de desova de várias espécies de esturjão foram permanentemente.
Öldürücü dozunun (LD50) 6400 mg/kg olması nedeniyle sıçanlarda zehirliliği düşüktür .De acute orale letale dosis (LD50) bij ratten is 0,56 mg/kg.
Kazara sıçanları da adayla tanıştırdılar.De Nenetsen zouden het eiland ook Vaingats genoemd hebben.
T labirenti kendiliğinden değişimi test etmek için sıçanları kullanır.Serwer X obsługuje modyfikatory dla przycisków myszy.
Keseli sıçanlara tüm Orta- ve Güney Amerika'da rastlanılır.Змія зустрічається у Центральній та Південній Америці.
Sıçanlardan nefret ediyorum.Я ненавиджу пацюків.
Öldürücü dozunun (LD50) 6400 mg/kg olması nedeniyle sıçanlarda zehirliliği düşüktür .Doza letală (LD50) la șobolani este de 6,4g / kg.
Dövüşme yeteneği, diğer sıçanlara göre daha fazladır.He hallitsevat taikuuden paremmin kuin muut rodut.