Ana içeriğe geç
Sözlük

süt ile cümle

süt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Sütlü çikolata kondense süt ile katı çikolata, süt tozu, sıvı süt veya yoğun süt karışımından yapılır."شوكولا بالحليب" هي الشوكولاته الصلبة المصنوعة من مسحوق الحليب والحليب السائل أو الحليب المكثف.
Yaklaşık 20 gün sonra sütten kesilirler.سيَختفي أكثر من نصف الأمازون خلال 20 عاماً فقط.
Etinden ve sütünden faydalanılır.ويشيع استخدام الحليب ومشتقاته.
Sütunlar kesik veya burgulu verilebilir.على سبيل المثال يمكن أن تكون الكمرة مستقيمة أو منحنيه.
Başkurtlar çayı genelde çayı sütle içerler.بشكل عام، فشاربي الشاي في الهند يشربون الشاي بالحليب.
Evet, süt cumaya kadar yeter.نعم، سيكفي الحليب حتى يوم الجمعة.
İki sütlü kahve, lütfen.فنجانا قهوة بالحليب من فضلك.
Ablam sık sık sütlü çay içer.كثيراً ما تشرب أختي الكبرى الشاي بالحليب.
Süt içiyordum.كنت أشرب الحليب
İncil'de de İbrahim Peygamber'in üç meleğe tatlı ve ekşi süt sunduğu anlatılır.Abraão: uma jornada ao coração de três religiões.
Tagatoz, süt ürünlerinde çok düşük oranlarda bulunur.A tagatose está presente em pequenas quantidades nos produtos lácteos.
Sütunun tabanında her biri 3metre uzunluğunda 8 bronz asker vardır.Na base da coluna estão 8 soldados de bronze, cada um com 3 m de altura.
Bunlar genellikle ışık sütunları ile karıştırılır.Estes são muitas vezes confundidos com os pilares de luz.
Meydanın merkezinde, tanrı Helios'un heykelinin olduğu bir sütun duruyordu.No centro da praça havia uma coluna com uma estátua do deus Hélio.
Bu tür mandalar süt üretimi için uygun değillerdir.Esta proeminência não é necessária para a produção de leite.
Antik çağda Herkül'ün Sütunları olarak da bilinirdi.Era conhecido na Antiguidade como Os Pilares de Hércules.
Üç bölümden oluşur: Vinaya Pitaka, Sutta Pitaka ve Abhidhamma pitaka.O Tipitaka Pali é composto por três partes: o Vinaya Pitaka, Sutta Pitaka e Abhidhamma Pitaka.
"Yıl" sütunu o binanın hangi yılda tamamlandığını gösterir.A coluna "Ano" indica o ano em que o edifício foi concluído.
Forum içine eklenen son anıt Fokas Sütunu'dur.O último monumento construído dentro do Fórum é a Coluna de Focas.
Kiefer Sutherland'in babasıdır.É pai do ator Kiefer Sutherland.
Stereopony (ステレオポニー, Sutereoponī), 2007 yılında kurulmuş Okinawa merkezli Japon pop rock grubudur.Stereopony (ステレオポニー, Sutereoponī?) foi uma banda japonesa formada em 2007, em Okinawa.
Sütun her biri ince bir bronz halka ile ayrılmış üç fildişi bölümden oluşur.A coluna consiste em três grandes seções de marfim, cada uma separada por um anel de bronze fino.
Kakigri'yi tatlandırmak için yoğunlaştırılmış veya buharlaştırılmış süt üzerine dökülür.Para adoçar o kakigōri, leite condensado ou evaporado é derramado sobre ele.
Anne sütü yaklaşık olarak aynı miktarlarda umami içermektedir.O leite materno contém aproximadamente a mesma quantidade de umâmi que caldos.
Sutherland üç kez evlendi.Sutherland casou-se cinco vezes.
Laktozsuz süt preparatları da hazırlanabilmektedir.Tem ainda arranjos de Letieres Leite.
Nogay çayı, çayın sütte kaynatılmasıyla yapılan bir içecektir.Suco de caju é uma bebida feita com caju.
Dişi, 3 aylıkken yavruları sütten keser ve onlara avlanma dersleri vermeye başlar.Os filhotes começam a ser desmamados aos três meses e são ensinados a caçar.
Jordan daha sonra bu şutun kendisinin basketbol kariyeri için önemli bir dönüm noktası olduğunu açıkladı.Jordan descreveu mais tarde que esse arremesso foi o principal ponto de partida para sua carreira no basquete.
Süt endüstrisi buralarda gelişmiş durumdadır.A produção leiteira prosperou na região.
12 erkek ve 8 kadın sutopu takımı turnuvaya katıldı.Oito equipes no masculino e oito equipes no feminino participaram do torneio.
Grup (kimya), periyodik tablodaki tüm dikey sütunlara verilen ad.Em química, denomina-se grupo cada coluna vertical da tabela periódica.
Francesco Natoli sütüyle bir oğlu oldu..Com este último teve um filho, Francesco Natoli.
Whoopi Goldberg'in süt banyosu yaparken fotoğrafı.Whoopi Goldberg numa banheira cheia de leite.
Yamaha Stadyumu (Japonca: ヤマハスタジアム Yamaha Sutajiamu), Japonya'nın Iwata kentinde bulunan bir stadyumdur.Yamaha Stadium (ヤマハスタジアム, Yamaha Sutajiamu?) é um estádio de futebol localizado na cidade de Iwata, Japão.
Onu biraz sütle besleyin".Demos a eles um punhado de farinha.
Sütlüce ismine yeni yeni alışılmaktadır.O nome vidro leitoso é relativamente recente.
1999'da The Source dergisi kendisine "Unsigned Hype" sütununda yer verdi.A revista de hip hop The Source destacou Eminem na coluna "Unsigned Hype" de março de 1998.
Bu törende V. Henry'nin savaş sancağını John Sutton taşıdı.A tentação de Sarah Jane Smith suportar isto.
Satırları sütun, sütunları satır yapar.O primeiro cuidado é cortar as cordas dos arcos.
Küçük sutavuğu daha çok benzerler.São semelhantes a minúsculas cigarras.
Dolaptaki sütten biraz içtim.Uberaba na Taça de Ouro.
Üç adet süt işletmesi mevcuttur.Ela oferece a Cúchulainn três copos de leite.
Sutta Pitaka, çoğunluğu Buda'ya ve öğrencilerine atfedilen konuşmalar.Suta Pitaca Contém os discursos proferidos pelo Buda a seus discípulos, admiradores e adversários.
Karaya döndükten sonra ikili, Kitty'nin Lord Sutcliffe'in vârisleri olduğunu öğrenir.Voltando à superfície, eles descobrem com Kitty que seu benfeitor é o Senhor Sutcliffe, um homem rico.
Latte, İtalyanca'da Süt anlamına gelmektedir.Latte é simplesmente "leite" em italiano.
Bu hayvanların bazıları evcileştirilebilir, sütünden ve yün yapımında tüylerinden faydalanılmaktadır.Muitas pessoas pensam hoje explorar estes recursos, aproveitando a carne e a pele dos animais.
Sütten kesildikten sonra 6 aylık olana kadar günde üç-dört kez beslenmeleri gerekir.Deve ser tomada antes das refeiçoes, 3 a 4 vezes por dia.
Tablo her sütun için sıralandırılabilir.A tabela é classificável para cada coluna.
Sütçüler İlçesinin Tarih Öncesi ve Tarihi Çağları tam olarak bilinmemektedir.Por isso, não se sabe ao certo o papel da mulher no período pré-histórico.
At sütü, attan elde edilen doğal süttür.Carne equina é a carne extraída dos cavalos.
Ayrıca 165 çiftçi ise projeli hayvan besiciliği yapmaktadır.Süt inek besiciliği hızla yaygınlaşmıştır.Por necessidade chegavam a trocar 54 hectares de terra por uma vaca de leite e assim por diante.
Yabancı anahtar, ilişkisel tablodaki başka bir tablonun birincil anahtar sütunuyla eşleşen bir alandır.Uma chave estrangeira é um campo, que aponta para a chave primária de outra tabela ou da mesma tabela.
Mahallede hayvancılık faaliyetleri genelde süt üretimine yöneliktir.O desenvolvimento da pecuária no município tem por objetivo, principalmente, a produção de leite.
Mocha koyu acı kakaolu veya sütlü çikolata içerebilir.Mocha pode conter chocolate escuro (meio amargo) ou ao leite.
Yavru 2-3 ay anne sütü emer.Bebês de até 2 anos tem excelente resposta a leite materno.
Devam eden örnekte iki oyuncu vardır; biri bir satırı seçer, diğeri sütunu.Onde existem dois jogadores, um escolherá as linhas e o outro escolherá as colunas.
Fötal dolaşıma ve süte kolayca geçerler.Em regra, passam a placenta e leite.
Süt üretimi hızlı bir şekilde artmaktadır.No entanto, a taxa de erro irá crescer muito rapidamente.
Ortak dışişleri ve güvenlik politikası da denen ikinci sütun dış ilişkileri ve askerî konularla ilgilenir.Os conceitos de segurança interna e segurança externa e as suas linhas de separação.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod