Ana içeriğe geç
Sözlük

süs ile cümle

süs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Eski diktatörler genellikle muhaliflerini susturmak ve halkı siyaset alanının dışına itmekle yetinmişlerdir.I suoi detrattori dovettero spesso scegliere fra tacere e andare in esilio.
Carter’ın hayatı ise Sadie’nin hayallerini süslemektedir: babayla hep birlikte olmak.Ella condivide il sogno del padre James: aprire un ristorante tutto suo.
Süspansiyon güçlendirildi.La sinapsi risulta così rinforzata.
Düğün günü evlilik törenine hazırlanmış, süslenmiş kadına da gelin denir.Una mattina una donna, si prepara per il suo matrimonio.
Cinna gayet suskun duramaktadır.Solo Peggy appare perplessa.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Sembra andare d'accordo con gli altri domestici, soprattutto con Finnian.
Sonra 1973'te on yıllık bir suskunluğa büründü ve daha sonra Yeni Gündem yazılarıyla tekrar ortaya çıktı.Arrestato una prima volta nel 1977, collezionerà altri 12 arresti.
Eyaletin en büyük ırmağı Susquehanna nehridir.Il suo principale emissario è il fiume Susquehanna.
İç avlu, revaklar ve kubbelerle süslüdür.Si cattura con le reti a strascico e con i palamiti.
Özgür vicdanlar susturulmuştur.La libertà di parola è seriamente compromessa.
Daha sonraki sezonlarda ağırlıklı olarak Susan ve Steve'in ilşkileri işlenir.Il giorno dopo, però, viene intercettato da Steve Miles e i suoi.
Bu durum alarmların susmasına neden olur.Arrivati lì vengono sorpresi dal sistema di allarme.
Filmin çekimlerine, Ocak ayında süslemelerin kalkmasından sonra tekrar başlandı.La vettura provocò delle perplessità dalla sua apparizione, in febbraio.
İçeride, girişte üzerindeki oditoryum kadar büyük, süslü bir konferans salonu bulunmaktadır.All'interno, il piano terra ospita una sala convegni grande come l'auditorium sopra.
Beyaz poselen yaygın şekilde boyanıyordu ve bakırla süsleniyordu.La porcellana bianca era comunemente dipinta o decorata con il rame.
20 Susan Bee elektronik bir şiir merkezi.Cousin, John W. Un succinto dizionario biografico di letteratura inglese.
Iki malonaus susitikimo! : Görüşmek üzere!Ci vediamo, arrivederci!
Duvar ve tavan süslemeleri, kalem işleri ve ahşap oymalar döneminin üslubunun özel örneklerinden sayılır.Si possono ammirare pale, oggetti di legno e ombrelli artigianali unici nel loro genere.
Bu taleplere göre, Süssmayr hukuki yolla çalışarak, kendi yazılarını Mozart'ın yazılarından ayırır.Tra virgolette le parole di Leopardi, tratte da sue lettere.
Yetişkin erkek çok süslü bir kuyruğa sahiptir.L'adulto ha un ciuffo nucale molto evidente.
AKS-74 UN: AKS-74U'nun susturuculu modelidir.Daha düşük enerjili mermiler kullanır.AK-74U e AKS-74U: varianti carabina.
Bazı "kırılabilir" epoksi yapıştırıcılar AP süspansiyonu içerir.Alcuni sottolivelli possono cioè "invadere" i livelli energetici adiacenti.
Fakat bu durum ‘Suskunluk Sarmalı’nın ‘online’ ortamda hiçbir zaman oluşmadığı anlamına gelmez.«Il "davanti a che" dell'angoscia non è mai un ente intramondano. (...)
Mozaiklerde çeşitli süs ve çiçek desenleri yer almaktadır.Nella livrea sono spesso presenti macchiette e punti di vario colore.
“Asıl siz susunuz.Tu sei una maga.
Susan B. Antony’nin derneğin başkanı seçilmesiyle kadınları seçim hakkı konusundaki çabalar artmıştır.Da quel momento in poi, Susan B. Anthony prese il posto d'onore tra la maggioranza delle suffragette.
Videoda netizenler arasında popülerlik kazanan "Suspender Dance" ortaya çıktı.Il pubblico proclama tramite una votazione online il vincitore: La PJD.
Böylece Ferdinand’ın suçlaması karşısında suskun kalır.L’accusa rivolta a Falcone sarebbe una ritorsione polemica”.
Neo-Bizanten üslubunda bir çeşmedir; içeriden altın mozaikle süslüdür.È una struttura moderna abbellita da mosaici in oro.
Gün sonunda cephede silahlar susmuştu.I cannoni poco alla volta furono ritirati dal fronte.
O'Mara, Sussex'de 74 yaşında öldü.La morte arrivò all'età di 79 anni, nella città di Sussex.
Çift taretli, Daha kalın zırhlı, süspansiyonlar yenilendi.Doppia torretta, corazzatura più spessa, sospensioni migliorate.
Susan Blackmore (1951–): İngiliz psikolog.Susan Jane Blackmore (Londra, 29 giugno 1951) è una psicologa britannica.
Kontes Susanna'nın elbisesini giymiş şekilde gelir.Così trova Tiana con indosso il vestito di Charlotte.
Caminin ve revakların iç yüzeyi kalem işi nakışlarla süslüdür.Alcune piume delle ali e della coda servono per regolare il volo.
Şasi, helezonlu bağımsız ön süspansiyon ve makaslı arka aksın üzerine kurulmuştur.Le sospensioni erano a ruote indipendenti all'avantreno e ad assale rigido al retrotreno.
Ben bütün bu iddialar karşısında hep sustum.Io non credo in tutto questo pasticcio politico.
Törensel Hampshire Kontluğu Dorset, Wiltshire, Berkshire, Surrey ve West Sussex kontluklari ile komşudur.Confina con (In senso orario dall'ovest) Dorset, Wiltshire, Berkshire, Surrey e West Sussex.
Arada kalan bu bölüm Portekiz arması ile süslenmiştir.Per il suo lancio, questo pezzo è riservato al mercato portoghese.
"Bu kitap zamanın ziyneti ve süsüdür.Altri scrittori del periodo furono Ndre Mjeda e Asdreni (pseudonimo).
Sonraki yöneticiler mescidi genişletmeye ve süslemeye devam ettiler.I successivi governanti continuarono nei secoli l'opera di ampliamento e di abbellimento della moschea.
Kayıkçı, Balıkesir ilinin Susurluk ilçesine bağlı bir mahalledir.È un tipo litigioso che vive di pesca con un proprio battello.
Telefon bir türlü susmadı.Телефон не прекращал звонить.
Bugün internette öyle şeyler okudum ki çenemi kapatıp sonsuza kadar susmam gerekir.Сегодня я начитался таких вещей в интернете, что должен заткнуться и не открывать рот всю свою жизнь.
O, beni susturdu.Она меня перебила.
Biz susuzuz.Мы без воды.
Tom Mary'ye susması için işaret etti.Фома сделал знак Маше, чтобы она сидела тихо.
Değerli taşları ile kendini süsledi.Она украсила себя драгоценными камнями.
Okulda birinci sınıf öğrencileri Noel süslemeleri yapıyorlar.В школе первоклассники мастерят рождественские украшения.
Gerçekten suşi seviyorum.Я действительно люблю суши.
28 Ocak 1992'de Shusha (Şuşa)'ya iki başarılı uçuş yaptı.28 января 1992 года он совершил два успешных полета в Шушу.
Susan annesinin itirazlarını görmezden gelmiş, sonuç olarak Edward ile evlenmiştir.Сьюзен проигнорировала возражения матери и вышла замуж за Эдварда.
Susan şu anki davranışını yeniden değerlendirir ve Edward ile görüşür.Сьюзан переоценивает своё поведение в прошлом с Эдвардом.
The Suspended Kid, Sevdaliza ve Rotterdam'lı prodüktör Mucky tarafından kaydedildi.The Suspended Kid был спродюсирован самой Sevdaliza и Роттердамским продюсером Mucky.
Susuzmüsellim, Tekirdağ ilinin Hayrabolu ilçesine bağlı bir mahalledir.С холодностью взираю я теперь На скуку славы предстоящей...
(Suskunluğun Mektupları.Письма гр.
Bu kitaplarda özellikle "kana susamış Türk" imajı yerleştirilmeye çalışılmıştır.В этих публикациях читателю внушался в первую очередь образ «кровожадного турка».
Simit (yiyecek): Bir tür susamlı yiyecek.Ша́йба (от нем. Scheibe) — крепёжное изделие.
Cinna gayet suskun duramaktadır.Кинтана с трудом поднялся.
Susuzluğu giderir.Мучает жажда.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod