sürmeyi ile cümle
sürmeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
"Arabalara binmeyi ve sürmeyi bıraktım." dedim.父は言いました 「なんで16の時にそうしなかったんだ」
Ben de bisiklet sürmeyi biliyorum.Aku bisa naik sepeda juga.
Ben de bisiklet sürmeyi biliyorum.Anch'io so andare piuttosto bene in bici.
Ben de bisiklet sürmeyi biliyorum.Én is jól biciklizem.
Ben de bisiklet sürmeyi biliyorum.Moi aussi, je fais du vélo.
Ben de bisiklet sürmeyi biliyorum.Nếu là xe đạp, em cũng có thể đi xe đôi.
Ben de bisiklet sürmeyi biliyorum.أنا أعرف كيفية قيادة الدراجات أيضاً
Bir çoğumuz araba sürmeyi sadece görebilenlere ayrılmış bir faaliyet olarak algılar.Banyak orang percaya mengemudi hanya merupakan kegiatan bagi mereka yang bisa melihat.
Bir çoğumuz araba sürmeyi sadece görebilenlere ayrılmış bir faaliyet olarak algılar.Beaucoup pensent que conduire est une activité exclusivement réservée à ceux qui peuvent voir.
Bir çoğumuz araba sürmeyi sadece görebilenlere ayrılmış bir faaliyet olarak algılar.많은 사람이 운전은 앞을 볼 수 있는 이들에게만 국한된 활동이라 믿습니다.
Bir çoğumuz araba sürmeyi sadece görebilenlere ayrılmış bir faaliyet olarak algılar.Molti credono che guidare sia un'attività esclusivamente riservata a chi può vedere.
Bir çoğumuz araba sürmeyi sadece görebilenlere ayrılmış bir faaliyet olarak algılar.Muchos piensan que conducir es una actividad reservada exclusivamente para los que pueden ver.
Bir çoğumuz araba sürmeyi sadece görebilenlere ayrılmış bir faaliyet olarak algılar.Muitos acreditam que conduzir é uma actividade reservada apenas para aqueles que conseguem ver.
Bir çoğumuz araba sürmeyi sadece görebilenlere ayrılmış bir faaliyet olarak algılar.Mulți cred că şofatul este o activitate rezervată exclusiv celor care văd.
Bir çoğumuz araba sürmeyi sadece görebilenlere ayrılmış bir faaliyet olarak algılar.Nhiều người tin rằng lái xe là một hoạt động chỉ dành riêng cho những người nhìn được.
Bir çoğumuz araba sürmeyi sadece görebilenlere ayrılmış bir faaliyet olarak algılar.Sokan hiszik azt, hogy az autóvezetés olyan tevékenység, ami csak azok számára van fenntartva, akik látnak.
Bir çoğumuz araba sürmeyi sadece görebilenlere ayrılmış bir faaliyet olarak algılar.Spousta lidí věří, že řízení auta je činnost výhradně určená pro ty, kteří vidí.
Bir çoğumuz araba sürmeyi sadece görebilenlere ayrılmış bir faaliyet olarak algılar.Velen geloven dat rijden een activiteit is die gereserveerd is voor degenen die kunnen zien.
Bir çoğumuz araba sürmeyi sadece görebilenlere ayrılmış bir faaliyet olarak algılar.Viele Leute glauben, dass Autofahren eine Aktivität ist, die nur für Leute reserviert ist die sehen können.
Bir çoğumuz araba sürmeyi sadece görebilenlere ayrılmış bir faaliyet olarak algılar.Wiele osób uważa, że kierować samochodem mogą tylko widzący.
Bir çoğumuz araba sürmeyi sadece görebilenlere ayrılmış bir faaliyet olarak algılar.Πολλοί πιστεύουν ότι η οδήγηση είναι μια δραστηριότητα αποκλειστικά για όσους μπορούν και βλέπουν.
Bir çoğumuz araba sürmeyi sadece görebilenlere ayrılmış bir faaliyet olarak algılar.Мнозина смятат, че шофирането е дейност, запазено само за тези, които могат да виждат.
Bir çoğumuz araba sürmeyi sadece görebilenlere ayrılmış bir faaliyet olarak algılar.Считается, что за рулем автомобиля могут быть только зрячие люди.
Bir çoğumuz araba sürmeyi sadece görebilenlere ayrılmış bir faaliyet olarak algılar.רבים חושבים שנהיגה היא פעילות השמורה בבלעדיות לאנשים רואים.
Bir çoğumuz araba sürmeyi sadece görebilenlere ayrılmış bir faaliyet olarak algılar.الكثيرون يعتقدون أن القيادة نشاط ممكن فقط لأولئك الذين يمكنهم الرؤيه.
Bir çoğumuz araba sürmeyi sadece görebilenlere ayrılmış bir faaliyet olarak algılar.多くの人は思っています 視覚障害者が自分で車を安全に運転するなど
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.Annyira megrázott, hogy elhatároztam, többet nem utazom, vagy vezetek motoros járművet.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.Cela m'a tellement dérangé que j'ai décidé d'abandonner de conduire des motos ou des véhicules à moteur.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.Chuyện đó làm tôi lo âu rất nhiều và tôi đã quyết định là tôi sẽ ko sử dụng bất cứ loại xe cộ nào nữa.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.Das hat mich so sehr beunruhigt, dass ich mich dazu entschied, keine motorisierten Fahrzeuge mehr zu benutzen.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.Det påverkade mig till den grad att jag bestämde mig för att sluta använda och köra motoriserade fordon.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.Esto me molestó tanto, que decidí que iba a renunciar a manejar y andar en vehículos motorizados.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.Het verontrustte me zo erg, dat ik besloot om me niet langer te verplaatsen in gemotoriseerde voertuigen.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.M-a tulburat atât de mult încât am decis să renunț să conduc sau să fiu pasager în vehicule cu motor.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.Mi impressionò così tanto, che decisi che avrei rinunciato a usare e guidare veicoli a motore.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.Perturbou-me de tal maneira que decidi que nunca mais andaria ou conduziria um veículo motorizado.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.Rozrušilo mě to tak, že jsem se rozhodl přestat používat motorová vozidla.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.To ma tak znepokojilo, že som sa rozhodol, že sa vzdám riadenia a jazdenia na motorových vozidlách.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.To mną tak wstrząsnęło, że zdecydowałem, że zrezygnuję z jeżdżenia czy prowadzenia pojazdów zmotoryzowanych.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.Това така ме разтревожи, че реших да се откажа да се возя и да карам моторизирани превозни средства.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.Это так сильно меня обеспокоило, что я решил перестать ездить или водить моторные транспортные средства.
Dudak parlatıcımı sürmeyi ve eteğimi giymeyi gerçekten istiyordum ama yapmamaya karar verdim.Ich wollte meinen glänzenden Lipgloss und meinen femininen Rock tragen, aber ich entschied mich dagegen.
Dudak parlatıcımı sürmeyi ve eteğimi giymeyi gerçekten istiyordum ama yapmamaya karar verdim.Îmi doream să port luciu de buze și fustă feminină, dar am decis să n-o fac.
Dudak parlatıcımı sürmeyi ve eteğimi giymeyi gerçekten istiyordum ama yapmamaya karar verdim.Jag ville egentligen ha mitt blänkande läppglans och min flickiga kjol, men jag bestämde mig för att avstå.
Dudak parlatıcımı sürmeyi ve eteğimi giymeyi gerçekten istiyordum ama yapmamaya karar verdim.J'avais vraiment envie de porter mon gloss et ma jupe girly, mais j'ai décidé de ne pas le faire.
Dudak parlatıcımı sürmeyi ve eteğimi giymeyi gerçekten istiyordum ama yapmamaya karar verdim.저는 빛나는 립글로스와 여성스러운 치마를 입고 싶었지만 그러지 않기로 결정했습니다.
Dudak parlatıcımı sürmeyi ve eteğimi giymeyi gerçekten istiyordum ama yapmamaya karar verdim.Realmente quería usar mi brillo de labios y mi falda femenina, pero decidí no hacerlo.
Dudak parlatıcımı sürmeyi ve eteğimi giymeyi gerçekten istiyordum ama yapmamaya karar verdim.Очень хотелось надеть красивую юбку и накрасить губы блеском, но я решила этого не делать.
Dudak parlatıcımı sürmeyi ve eteğimi giymeyi gerçekten istiyordum ama yapmamaya karar verdim.كنت أود حقاً أن أضع ملمع الشفاه، و أن ألبس تنورتي الأنثوية ولكني قررت عكس ذلك.
Dudak parlatıcımı sürmeyi ve eteğimi giymeyi gerçekten istiyordum ama yapmamaya karar verdim.でもやめる事にしました その代わり すごく真面目で
Herkes hem oyunu pazara sürmeyi, hem de en iyi oyunu yapmayı istiyordu!Ils ne voulaient pas seulement sortir un jeu, mais ils voulaient créer le meilleur jeu possible!
Herkes hem oyunu pazara sürmeyi, hem de en iyi oyunu yapmayı istiyordu!Každý chtěl hru nejen uvést na trh, ale také ji vytvořit úžasnou, dokonalou, nejlepší!
Herkes hem oyunu pazara sürmeyi, hem de en iyi oyunu yapmayı istiyordu!모두가 게임 출시를 단지 원하는 것이 아니라 그 게임이 최고가 되길 바랐죠!
"Kendinize güveniyorsanız bisiklet sürmeyi öğrenirsiniz!"Als je in jezelf gelooft, zal je weten hoe je op een fiets moet rijden! Kijk en leer!"
"Kendinize güveniyorsanız bisiklet sürmeyi öğrenirsiniz!"Dacă crezi în tine, vei şti cum să o plimbare cu bicicleta Uita-te şi învaţă!"
"Kendinize güveniyorsanız bisiklet sürmeyi öğrenirsiniz!"Ha hiszel önmagadban biciklizni is fogsz tudni! Figyelj és tanulj!"
"Kendinize güveniyorsanız bisiklet sürmeyi öğrenirsiniz!"Hvis du tror på dig selv, du ved hvordan at ride en cykel!
"Kendinize güveniyorsanız bisiklet sürmeyi öğrenirsiniz! İzleyin ve öğrenin!"「さて、技術的にあなたのデバイスはオンになってるわ。分かるでしょ?」
"Kendinize güveniyorsanız bisiklet sürmeyi öğrenirsiniz!"Jeśli uwierzysz w siebie, nauczysz się jeździć na rowerze!
"Kendinize güveniyorsanız bisiklet sürmeyi öğrenirsiniz!"Jika Anda percaya diri, Anda akan tahu bagaimana naik sepeda Melihat dan belajar!"
İlgili Sayfalar