Üçü daha sonra çok uzun sürmeyen süreçte şarkıyı bitirmek için stüdyoya girdiler.The three of them then got into the studio to finish the song, which didn't take very long.
Yavuz, uzun sürmeyen bir onarımın ardından tekrar denize açıldı.Nadir återvänder efter en lång tids bortavaro.
Bugün varlığı sürmeyen pek çok boyun da Vaynah olarak adlandırıldığı sanılır.Meski demikian, saat ini sudah tidak ada lagi masyarakat Sahu yang menggelarnya berhari-hari seperti itu.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.A cause du froid, le paresseux ne laboure pas; A la moisson, il voudrait récolter, mais il n`y a rien.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.A hideg miatt nem szánt a rest; aratni akar majd, de nincs mit.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Dla zimna leniwy nie orze; przetoż żebrać będzie we żniwa, ale nic nie otrzyma.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.El perezoso no ara al comienzo de la estación; buscará en el tiempo de la siega y no hallará
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Il pigro non ara d'autunno, e alla mietitura cerca, ma non trova nulla
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.게으른 자는 가을에 밭 같지 아니하나니 그러므로 거둘 때에는 구걸할지라도 얻지 못하리라
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Lenoch neoře pro zimu, pročež žebrati bude ve žni, ale nadarmo.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Leňoch neorie pre zimu, a potom žiada v žatve, ale nieto.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Lenuh noče orati zaradi zime, zato bo beračil ob žetvi, a ničesar ne dobi.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.När hösten kommer, vill den late icke plöja; därför söker han vid skördetiden förgäves efter frukt.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Om Efteråret pløjer den lade ikke, han søger i Høst, men finder intet.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Om vinteren vil den late ikke pløie, derfor søker han forgjeves efter grøde om høsten.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.O preguiçoso não lavra no outono; pelo que mendigará na sega, e nada receberá.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Syksyllä ei laiska kynnä; elonaikana hän tyhjää tapailee.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Toamna, leneşul nu ară; la secerat, ar vea să strîngă roade, dar nu este nimic! -
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Um der Kälte willen will der Faule nicht pflügen; so muß er in der Ernte betteln und nichts kriegen.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Vì có mùa đông kẻ biếng nhác chẳng cày ruộng; Qua mùa gặt nó sẽ xin ăn, nhưng chẳng được gì hết.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Vì có mùa_đông kẻ biếng_nhác chẳng cày ruộng ; Qua mùa gặt nó sẽ xin ăn , nhưng chẳng được gì hết .
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Ленивец зимою не пашет: поищет летом – и нет ничего.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Ленивият не иска да оре, поради зимата, Затова, когато търси във време на жътва, не ще има нищо.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.מחרף עצל לא יחרש ישאל בקציר ואין׃
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.الكسلان لا يحرث بسبب الشتاء فيستعطي في الحصاد ولا يعطى.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.懶 惰 人 因 冬 寒 不 肯 耕 種 . 到 收 割 的 時 候 、 他 必 討 飯 、 而 無 所 得
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.懶惰 人 因 冬寒 不 肯 耕種 . 到 收割 的 時候 、 他 必討飯 、 而 無所得