sürmesine ile cümle

sürmesine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Annesi onun motosiklet sürmesine izin vermedi.His mother didn't allow him to ride a motorbike.
O, onun kendi başına sürmesine izin verdi.She let him drive on his own.
Tom'un zihninde çok şeyler vardı, böylece o sürmesine yeterince dikkat etmiyordu.Tom had a lot on his mind, so he wasn't paying enough attention to his driving.
Tom'un arabanı sürmesine izin verdin mi?Did you let Tom drive your car?
Tom, bir ihtimal, Mary'nin arabayı sürmesine izin verdi mi?Did Tom, by any chance, let Mary drive the car?
Tom'un o eski kamyonu sürmesine izin veremezsin. O senin yeni arabanı sürsün.You can't let Tom drive that old truck. Let him drive your new car.
Araba sürmesine izin verme.Don't let her drive.
Araba sürmesine izin vermeyin.Don't let her drive.
Senin arabanı sürmesine izin verme.Don't let her drive your car.
Arabanızı sürmesine izin vermeyin.Don't let her drive your car.
Bunun sürmesine izin veremem.I can't permit this to continue.
Bazı insanların araba sürmesine izin verilmemeli.Some people shouldn't be allowed to drive.
Tom'un araba sürmesine izin vermiyorum.I'm not letting Tom drive.
Tom Mary'nin araba sürmesine izin vermemeliydi.Tom shouldn't have let Mary drive.
Tom Mary'nin araba sürmesine izin vermek niyetinde değildi.Tom didn't intend to let Mary drive.
Tom Mary'nin araba sürmesine izin verdi.Tom let Mary drive.
Tom Mary'ye onun yeni arabasını sürmesine izin verdi.Tom let Mary drive his new car.
Tom Mary'nin onun arabasını sürmesine izin vermiyor.Tom doesn't let Mary drive his car.
Tom çoğunlukla Mary'nin arabasını sürmesine izin vermiyor.Tom doesn't often let Mary drive his car.
Tom'un araba sürmesine izin verme. O içiyor.Don't let Tom drive. He's been drinking.
Tom babası onu araç sürmesine izin vermiyor.Tom's father doesn't allow him to drive.
Tom, Mary'nin onun arabasını sürmesine asla izin vermedi.Tom never allowed Mary to drive his car.
Tom, Mary'nin Tom'un arabasını sürmesine izin vermezdi.Tom wouldn't allow Mary to drive his car.
Tom, Mary'nin, onun arabasını sürmesine izin vermezdi.Tom wouldn't allow Mary to drive his car.
Tom, Mary'nin araba sürmesine izin vermezdi.Tom wouldn't allow Mary to drive.
Tom Mary'nin onun arabasını sürmesine izin verdi.Tom let Mary drive his car.
Tom'un arabamı sürmesine izin vermedim.I didn't let Tom drive my car.
Tom'un arabamı sürmesine asla izin vermezdim.I'd never let Tom drive my car.
Tom'un araba sürmesine izin vermenin iyi bir fikir olduğunu düşünmedim.I didn't think it was a good idea to let Tom drive.
Tom'un araba sürmesine izin vereceğini düşünmedim.I didn't think you were going to let Tom drive.
Tom'un artık arabamı sürmesine izin vermeyeceğim.I'm not going to let Tom drive my car anymore.
Yerinde olsaydım Tom'un araba sürmesine izin vermezdim.I wouldn't have let Tom drive if I'd been you.
Tom'un araba sürmesine izin vereceğini bilmiyordum.I didn't know you were going to let Tom drive.
Tom'un Mary'nin araba sürmesine izin vereceğini bilmiyordum.I didn't know Tom was going to let Mary drive.
Tom'u araba sürmesine asla izin vermeyeceğini söylediğini sanıyordum.I thought you said you'd never let Tom drive.
Tom, Mary'nin araba sürmesine izin vermemiş olmasını dilediğini söyledi.Tom said he wished he hadn't let Mary drive.
Mary Tom'un araba sürmesine izin vermeyeceğini söyledi.Mary said she wasn't going to let Tom drive.
Tom'un arabamı tekrar sürmesine izin vermeyeceğim.I'm not going to let Tom drive my car again.
Tom'un araba sürmesine izin vermeyeceksin, değil mi?You're not going to let Tom drive, are you?
Tom, Mary'nin araba sürmesine izin vermeyeceğini söyledi.Tom said he wasn't going to let Mary drive.
Mary Tom'un araba sürmesine izin vermek istemediğini söyledi.Mary said she didn't want to let Tom drive.
Tom, Mary'nin araba sürmesine izin vermek istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to let Mary drive.
Tom, Mary'nin araba sürmesine izin vereceğini söyledi.Tom said he was going to let Mary drive.
Tom, Mary'nin araba sürmesine izin vermekten daha iyisini bilir.Tom knows better than to let Mary drive.
Tom muhtemelen Mary'nin araba sürmesine izin verecek.Tom is probably going to let Mary drive.
Tom'un arabamı tekrar sürmesine asla izin vermeyeceğim.I'll never let Tom drive my car again.
Tom'un araba sürmesine gerçekten izin verecek misin?Are you really going to let Tom drive?
Tom Mary'nin araba sürmesine asla izin vermemeliydi.Tom should never have let Mary drive.
Tom, Mary'nin onu araba sürmesine izin vermeyeceğini söyledi.Tom said Mary wouldn't let him drive.
Tom'un araba sürmesine izin vermemi düşünüyor musun?Do you think I should let Tom drive?
Tom, Mary'nin araba sürmesine asla izin vermeyeceğini söyledi.Tom said he'd never let Mary drive.
Tom, Mary'nin araba sürmesine izin vermeyecektir.Tom isn't likely to let Mary drive.
Tom'un araba sürmesine izin vermeyeceğiz.We're not going to let Tom drive.
Tom'un Mary'nin araba sürmesine izin vereceğinden eminim.I'm sure Tom will let Mary drive.
Tom'un araba sürmesine asla izin vermeyeceğini biliyorum.I know you'd never let Tom drive.
Tom'un araba sürmesine izin verdiğime inanamıyorum.I can't believe I let Tom drive.
Tom'un araba sürmesine izin vermesen iyi olur.You'd better not let Tom drive.
Neden Tom'un arabasına sürmesine izin vermezdin?Why wouldn't you let Tom drive?
Tom, Mary'nin araba sürmesine asla izin vermezdi.Tom would never let Mary drive.
Tom Mary'nin araba sürmesine izin verecek.Tom is going to let Mary drive.

İlgili Sayfalar