sürmesi ile cümle

sürmesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu bisikleti sürmesi kolaydır.This bike is easy to ride.
Annesi onun motosiklet sürmesine izin vermedi.His mother didn't allow him to ride a motorbike.
Onu dikkatli araba sürmesi için uyardı.He urged her to drive carefully.
O, onun kendi başına sürmesine izin verdi.She let him drive on his own.
Cumhurbaşkanının yeni bir enerji politikası öne sürmesi bekleniyor.The president is expected to put forward a new energy policy.
O, onu dikkatli sürmesi için teşvik etti.She urged him to drive carefully.
Tom'un zihninde çok şeyler vardı, böylece o sürmesine yeterince dikkat etmiyordu.Tom had a lot on his mind, so he wasn't paying enough attention to his driving.
Tom Mary'ye dikkatli sürmesi için ısrar etti.Tom urged Mary to drive carefully.
Tom arabasını sürmesi için Mary'ye izin verdi.Tom gave Mary permission to drive his car.
Tom Mary'nin arabasını sürmesini istemiyordu.Tom didn't want Mary to drive his car.
Tom bütün gece Mary'yi araba sürmesi için ikna etmeye çalıştı.Tom tried to talk Mary into driving all night.
Taksi şoförüne daha hızlı sürmesini söyle.Tell the taxi driver to drive faster.
Tom'un arabanı sürmesine izin verdin mi?Did you let Tom drive your car?
Tom, bir ihtimal, Mary'nin arabayı sürmesine izin verdi mi?Did Tom, by any chance, let Mary drive the car?
Tom'un o eski kamyonu sürmesine izin veremezsin. O senin yeni arabanı sürsün.You can't let Tom drive that old truck. Let him drive your new car.
Tom'un araba sürmesini istemiyorum. O içki içiyor.I don't want Tom to drive. He's been drinking.
Bu toplantının yirmi dakikadan daha fazla sürmesini istemiyorum.I'd like this meeting to last no more than twenty minutes.
Bisiklet sürmesini öğrenmelisin.You should learn how to ride a bicycle.
Araba sürmesine izin verme.Don't let her drive.
Araba sürmesine izin vermeyin.Don't let her drive.
Senin arabanı sürmesine izin verme.Don't let her drive your car.
Arabanızı sürmesine izin vermeyin.Don't let her drive your car.
Bunun sürmesine izin veremem.I can't permit this to continue.
Tom Mary'nin sarhoş olarak araba sürmesini istemedi.Tom didn't want Mary to drive drunk.
Bazı insanların araba sürmesine izin verilmemeli.Some people shouldn't be allowed to drive.
Tom'un araba sürmesine izin vermiyorum.I'm not letting Tom drive.
Soğuk havanın hafta sonuna kadar sürmesi bekleniyor.The cold weather is expected to last until the weekend.
Tom Mary'nin araba sürmesine izin vermemeliydi.Tom shouldn't have let Mary drive.
Aşkın sonsuza kadar sürmesi gerekiyor mu?Isn’t love supposed to last forever?
Tom her zaman Mary'nin çok hızlı araba sürmesinden şikayet eder.Tom always complains that Mary drives too fast.
Tom Mary'nin araba sürmesine izin vermek niyetinde değildi.Tom didn't intend to let Mary drive.
Tom Mary'nin arabayı sürmesini istedi.Tom wanted Mary to drive.
Tom Mary'nin araba sürmesine izin verdi.Tom let Mary drive.
Tom Mary'ye onun yeni arabasını sürmesine izin verdi.Tom let Mary drive his new car.
Tom Mary'nin onun arabasını sürmesine izin vermiyor.Tom doesn't let Mary drive his car.
Tom çoğunlukla Mary'nin arabasını sürmesine izin vermiyor.Tom doesn't often let Mary drive his car.
Bunun beklediğinizden daha uzun sürmesi olasıdır.It's likely to take much longer than you expect.
Tom'un araba sürmesine izin verme. O içiyor.Don't let Tom drive. He's been drinking.
Tom babası onu araç sürmesine izin vermiyor.Tom's father doesn't allow him to drive.
Konserin o kadar uzun sürmesini hiç beklemiyordum.I never expected the concert to last that long.
Konserin o kadar uzun sürmesini beklemiyordum.I didn't expect the concert to last that long.
Tom'un sürmesini istedim.I wanted Tom to drive.
Tom, Mary'nin onun arabasını sürmesine asla izin vermedi.Tom never allowed Mary to drive his car.
Tom, Mary'nin Tom'un arabasını sürmesine izin vermezdi.Tom wouldn't allow Mary to drive his car.
Tom, Mary'nin, onun arabasını sürmesine izin vermezdi.Tom wouldn't allow Mary to drive his car.
Tom, Mary'nin araba sürmesine izin vermezdi.Tom wouldn't allow Mary to drive.
Tom Mary'nin onun arabasını sürmesine izin verdi.Tom let Mary drive his car.
Tom'un arabamı sürmesini istemiyorum.I don't want Tom to drive my car.
Tom'un arabamı sürmesine izin vermedim.I didn't let Tom drive my car.
Tom'un arabamı sürmesine asla izin vermezdim.I'd never let Tom drive my car.
Tom'un araba sürmesine izin vermenin iyi bir fikir olduğunu düşünmedim.I didn't think it was a good idea to let Tom drive.
Tom'un araba sürmesine izin vereceğini düşünmedim.I didn't think you were going to let Tom drive.
Tom'un artık arabamı sürmesine izin vermeyeceğim.I'm not going to let Tom drive my car anymore.
Yerinde olsaydım Tom'un araba sürmesine izin vermezdim.I wouldn't have let Tom drive if I'd been you.
Tom'un araba sürmesine izin vereceğini bilmiyordum.I didn't know you were going to let Tom drive.
Tom'un Mary'nin araba sürmesine izin vereceğini bilmiyordum.I didn't know Tom was going to let Mary drive.
Tom'u araba sürmesine asla izin vermeyeceğini söylediğini sanıyordum.I thought you said you'd never let Tom drive.
Tom, Mary'nin araba sürmesine izin vermemiş olmasını dilediğini söyledi.Tom said he wished he hadn't let Mary drive.
Mary Tom'un araba sürmesine izin vermeyeceğini söyledi.Mary said she wasn't going to let Tom drive.
Tom'un arabamı tekrar sürmesine izin vermeyeceğim.I'm not going to let Tom drive my car again.
İlgili Sayfalar