Aslına bakarsanız gerçekler bizim evimizden sürgün edilmişti.テキサスとカリフォルニアがカナダの真下にあり
Assefa'nın ölümünde oldukça şahsi ve siyasi bir şeyi, sürgünün hüzünlü tarafını anlayabiliriz.В смерти Ассефы присутствует грусть изгнания, нечто одновременно глубоко личное и политическое.
Assefa'nın ölümünde oldukça şahsi ve siyasi bir şeyi, sürgünün hüzünlü tarafını anlayabiliriz.قد يجد المرء في وفاة أسيفا تعبيرًا حقيقيًا عن حزن المنفى، و هو أمر شخصي للغاية وسياسي.
Başkan yüzünden, yabancı bir ülkeye sürgüne gönderildi.Az Elnök úr miatt száműzték külföldre.
Başkan yüzünden, yabancı bir ülkeye sürgüne gönderildi.Διώχθηκε από την χώρα εξαιτίας του θέματος της βασιλικής οικογένειας
Başkan yüzünden, yabancı bir ülkeye sürgüne gönderildi.لقد طرد من البلاد بسبب العائلة الملكية
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.A hovoril som zajatým všetky slová a veci Hospodinove, ktoré mi ukázal.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.A mluvil jsem k zajatým všecky ty věci Hospodinovy, kteréž mi ukázal.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.Bấy giờ ta thuật lại cho những kẻ phu tù mọi sự mà Ðức Giê-hô-va đã tỏ cho ta biết.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.Bấy_giờ ta thuật lại cho những kẻ phu tù mọi sự mà Ðức_Giê - hô-va đã tỏ cho ta biết .
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.E falei aos do cativeiro todas as coisas que o Senhor me tinha mostrado.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.E io raccontai ai deportati quanto il Signore mi aveva mostrato
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.És elbeszélém a foglyoknak az Úrnak minden beszédét, a melyet nékem megjelentetett.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.Ik vertelde de ballingen alles wat de HERE mij in het visioen had laten zien.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.I mówiłem do pojmanych te wszystkie rzeczy Pańskie, które mi ukazał.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.In govoril sem ujetnikom besede GOSPODOVE, ki mi jih je bil pokazal.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.Ja minä puhuin pakkosiirtolaisille kaikki Herran sanat, jotka hän oli minulle näyttänyt.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.Je dis aux captifs toutes les paroles de l`Éternel, qu`il m`avait révélées.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.내가 사로잡힌 자들에게 여호와께서 내게 보이신 모든 일로 고하니라
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.Lalu aku menceritakan kepada orang-orang buangan segala yang diperlihatkan TUHAN kepadaku
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.Och jag talade till de fångna alla de ord som HERREN hade uppenbarat för mig.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.Og jeg talte til de bortførte alle de ord som Herren hadde latt mig se.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.Så kundgjorde jeg de landflyggige alle de Ord, HERREN havde åbenbaret mig.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.Und ich sagte den Gefangenen alle Worte des HERRN, die er mir gezeigt hatte.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.Y comuniqué a los cautivos todas las cosas de Jehovah que él me había mostrado
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.Και ελαλησα προς τους αιχμαλωτους παντα τα πραγματα οσα εδειξεν ο Κυριος εις εμε.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.И я пересказал переселенцам все слова Господа, которые Он открыл мне.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.После, казах на пленниците всичките думи, които Господ беше ми показал.
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.ואדבר אל הגולה את כל דברי יהוה אשר הראני׃
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.فكلمت المسبيين بكل كلام الرب الذي اراني اياه
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.我 便 將 耶 和 華 所 指 示 我 的 一 切 事 、 都 說 給 被 擄 的 人 聽
Ben de RAB'bin bana gösterdiği her şeyi sürgündekilere anlattım.我 便將 耶和華 所 指示 我 的 一切事 、 都說給 被 擄 的 人聽
Beni bu kelime sürgün ile cendereye?A mangle nekem ezt a szót száműzetés?
Beni bu kelime sürgün ile cendereye?Att mangla mig med det ordet förvisning?
Beni bu kelime sürgün ile cendereye?Da bi me Komadati s to besedo izgon?
Beni bu kelime sürgün ile cendereye?For at mangle mig med det ord forvist?
Beni bu kelime sürgün ile cendereye?해당 단어 추방 날 탈수하는 기계로?
Beni bu kelime sürgün ile cendereye?Mangle tôi từ đó xua đuổi?
Beni bu kelime sürgün ile cendereye?Modifikovat mi to slovo vyhnání?
Beni bu kelime sürgün ile cendereye?Modifikovať mi to slovo vyhnanie?
Beni bu kelime sürgün ile cendereye?Para mangle-me com esse banimento palavra?
Beni bu kelime sürgün ile cendereye?Para mí mangle con el destierro de la palabra?
Beni bu kelime sürgün ile cendereye?Pentru mine mutila cu faptul că exilul cuvânt?
Beni bu kelime sürgün ile cendereye?Per mangle me con quel bando parola?
Beni bu kelime sürgün ile cendereye?Pomiesza mi z tego wygnania słowo?
Beni bu kelime sürgün ile cendereye?Pour moi mangle avec ce bannissement mot?
Beni bu kelime sürgün ile cendereye?Um mich mit dem Wort Verbannung mangle?
Beni bu kelime sürgün ile cendereye?Untuk mengoyakkan saya dengan pembuangan kata?
Beni bu kelime sürgün ile cendereye?Voit mankeli minua, että sanan karkotus?
Beni bu kelime sürgün ile cendereye?Voor mij mangel met dat woord verbanning?
Beni bu kelime sürgün ile cendereye?Για μένα μάγγανο με ότι εξορία λέξη;
Beni bu kelime sürgün ile cendereye?Для калечить меня с этим словом изгнание?
Beni bu kelime sürgün ile cendereye?За мен обезобразявам с тази дума заточение?
Beni bu kelime sürgün ile cendereye?כדי להשחית אותי עם גירוש במילה הזאת?
Beni bu kelime sürgün ile cendereye?لفسد لي مع هذا النفي الكلمة؟
Beni bu kelime sürgün ile cendereye?修道士汝好きなマッドマンは、、私は少し話す聞く -
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Au căzut, s'au prăbuşit împreună, nu pot să scape povara; ei înşişi se duc în robie.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.De bøjes, i Knæ er de alle, de kan ikke frelse Byrden, og selv må de vandre i Fangenskab.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.De faller om, segner alle sammen, de kan ikke redde byrden, og selv går de bort i fangenskap.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Eles juntamente se abaixam e se encurvam; não podem salvar a carga, mas eles mesmos vão para o cativeiro.