Senin için ağlarız, Havva'nın kızı; senin için ah ederiz, yas ve hüzün hep bu sürgünde.K tebi vpijemo izgnani Evini otroci, k tebi zdihujemo žalostni in objokani v tej solzni dolini.
1 Temmuz 1977 tarihinde sürgün hükümeti resmen çözüldü.Na novinarski konferenci 7. novembra 1991 je javno oznanil takojšnjo upokojitev.
Bu ittifak Trotski'yi sürgün etmeyi başardı.Konkretne operacije je vodil Trocki.
Çok kez tutuklanacak ve sürgüne gönderilecektir.Večkrat je bila aretirana in obsojena.
1474 yılında sürgün dönemi sona erdi.Dekoracija je bila končana verjetno v letu 1474.
Avusturya'ya sürgün gitti.Uspel je pobegniti v Avstrijo.
Ayaklanmanın bastırılması sırasında İrlanda nüfusunun üçte biri öldü veya sürgüne gönderildi.Le tretjina rimske armade ubeži pokolu ali ujetništvu.
Gençliğindeki maceracılığından ve kabahatlerinden ötürü Floransa kentinden iki kez sürgün edilmiştir.Že kot otrok je izkazoval veliko fizično moč in spretnost, zaradi nasilništva so ga dvakrat izgnali iz Firenc.
Bu işlem sürgünleri ayıracaktır.Namesto tega verjetno služi za odganjanje plenilcev.
En yaygın üretim şekli sürgünlerle yapılan üretimdir.Je ena izmed najbolj pogostih pojavnih oblik delovne neproduktivnosti.
12 Eylül darbesinden sonra sürgün edilerek zorla emekli edildi.12. januarja so jih razglasili za pogrešane.
Bu yargılamanın sonucunda suçlu bulundu ve sürgüne gönderildi.Za te izjave je bil postavljen pred sodišče in obsojen.
Şarkı, genel olarak 1944 yılında yaşanan Kırım Tatar Sürgünü'nden bahsetmektedir.Slavila je ukrajinska pevka Jamala s pesmijo »1944«, ki govori o izgonu Tatarov s Krima leta 1944.
Kısa ve uzun sürgünler bulunur.Imajo dolge in kratke vokale.
Kendisine karşı gelen herkesi sürgüne yolladı.Zahteval je, da se vsi vaščani pred njim priklonijo.
Sürgüne gönderilme riski bu Brahmi'ye yardım etme isteğini etkilemedi.Dunajska praizvedba pa Brahmsu ni prinesla takega uspeha.
Eylemcilerin derhal yargılanmadan derhal sürgün cezasına çarptırılmalarını padişahtan istemiştir.Vrhovno sodišče mu je nemudoma odvzelo imuniteto.
Savaş Yıllarında Bir Sürgün.Delo opisuje čas v povojnih letih.
Yine bu karakolda yaptığı “işgüzarlıklar”, onun bu sefer bir sınır karakoluna sürgün edilmesiyle sonuçlanır.Ponovno je končal v bolnišnici, tokrat ga je poveljstvo poslalo na okrevanje v Nemčijo.
Bu zamana kadar en popüler cezalandırma yöntemi insanları sürgüne göndermekti.Iki tol populiariausia bausmė buvo tremtis.
Önceden sürgüne gönderilmiş olan Hıristiyan piskoposlar geri çağrıldı.Krikščionims kaip kompensacija grąžintos anksčiau konfiskuotos bažnyčios.
Kendisine karşı gelen herkesi sürgüne yolladı.Jis įtraukia visus, kas prie jo prisiliečia.
Genç sürgünlerin üzerleri lentisellidir.Jauniems sodinukams reikalingas pavėsis.
Şubat Devriminden sonra sürgünde İsviçre’de bulunan Lenin derhal Rusya’ya dönmek ister.Po Vasario revoliucijos Leninas norėjo kuo greičiau grįžti į Rusiją.
Komplocular tutuklandı, işkence gördü ve sürgüne gönderildi.Jie buvo tardomi, kankinami, priversti prisipažinti.
6 Nisan 1814 günü tahttan çekilen Napolyon, Elba adasına sürgüne gönderildi.1814 m. balandžio 6 d. Napoleonas atsisako sosto ir buvo ištremtas į Elbos salą.
Tıklayın-Adıge sürgünü,Adigey.Tai taukinės ataugos, adibocae.
2.000 kişi yakalanıp ya idam edildi ya da Anadolu'ya sürgüne gönderildi.200 tūkst. žmonių buvo išžudyta arba išvesta į vergovę.
Sürgünde iken İsa kendisine görünmüştür.Kelyje jam pasirodė Jėzus Kristus.
Doğu Türkistan Bayrağı Doğu Türkistan Cumhuriyeti Sürgündeki HükûmetiDar naudota Rytų Turkestano Islamo Respublikos vėliava Dar naudota Rytų Turkestano Respublikos vėliava
10 bin pound kefaletle salıverilir ve sürgüne gitmesine izin verilir.Nubaustas £375,000 svarų bauda ir 10 mėnesių kalėjimo bei atimtas riterio titulas.
Ruslar Kralın Sakson ordusunu sürgün etti.Jis įtikino karalių išvesti Saksonijos kariuomenę iš Lenkijos.
Sürgün edilenlere insanî şekilde davrandım.Ją pasiųsdavo žmonėms pažeidusiems nusistovėjusią tvarką.
Rum halkı İzmite sürgün edilmiştir.Paraiška iš Romos buvo atsiimta.
Sansür, cezalar, hapis ya da sürgünler eleştirileri durdurmak için yeterli olmadı.Jokie metodai - spaudos draudimas, baudos, įkalinimas, ištrėmimas - nebegalėjo, atrodo, numalšinti kritikos.
Sonraki yaşamının çoğunu hapiste, yeraltında ve sürgünde geçirdi.Likusį gyvenimą jis praleido kalėjime ir tremtyje.
Devrimci faaliyetlerinden dolayı 1915'te Sibirya'ya sürgün edildi.1905 m. ištremtas į Sibirą už veiklą revoliuciniuose rateliuose.
Paris idam edildi, Domitia sürgüne gönderildi ve Domitian bir daha asla evlenmemek üzere boşandı.Paris buvo nužudytas, Domicija ištremta, jie išsiskyrė ir antrąkart niekada nevedė.
1906'da tutuklandı ve Bakü'ye sürgün edildi.1909 m. vėl suimtas ir ištremtas į Kauno guberniją.
Ayaklanmanın bastırılması sırasında İrlanda nüfusunun üçte biri öldü veya sürgüne gönderildi.Penktadalis salų gyventojų pabėgo ar buvo nužudyta.
Szálasi Nazilerin desteğiyle başta Budapeşte'dekiler olmak üzere Yahudilerin sürgününü tekrar başlattı.Bendradarbiaudamas su naciais Szálasi atnaujino žydų deportaciją, ypač iš Budapešto.
Thrasyllus geleceğin Roma İmparatoru Tiberius ile sürgüne gönderildiği Rodos adasından karşılaşmıştır.I a. į Rodo salą buvo ištremtas Romos imperatorius Tiberijus.
Birçok mahkûm ve sürgünü bağışlayarak baskı ve kısıtlamaları hafifletti.Represijomis ir nuolaidomis sukilimas numalšintas.
1829'da Balıkesir'de sürgünde iken vefat etti.1829 m. sugriautas žemės drebėjimo metu.
Ayrıca, yurtdışında sürgünde olan birçok Bahreyn vatandaşı birkaç yıl sonra geri dönmesi için izin verildi.Paljudel Bahreini kodanikel lubati kodumaale tagasi pöörduda pärast aastaid kestnud eksiili.
Ancak sürgün hükümeti Fransa'yı terk etmek zorunda kalacaktı.Tagaotsitavad karupojad on sunnitud Prantsusmaalt lahkuma.
Sürgünde hayat her zaman çok zordu.Vangide olukord Beti aidas oli raske.
2 Ağustos 1600 de Katalizim e dönüşü reddettiğinde, Kepler ve ailesi Graz’dan sürgün edildi.2. augustil 1600 pagendati Kepler, kes oli keeldunud katoliiklusse pöördumast, kogu perekonnaga Grazist.
25 yıl sürgün hayatı yaşamış ve 2011 yılında Haiti'ye dönmüştür.Pärast 25 aasta pikkust eksiili Prantsusmaal naasis ta 2011. aastal kodumaale.
Claudius, Agrippina'nın sürgünden dönmesine izin verdi.49 saavutas Agrippina tema tagasikutsumise.
Bunu 1610'daki Sürgün Fermanı izlemiştir.Asulat on esmamainitud 1610. aastal.
Aslan Abaşidze'nin babası ise Gulag adalarında on yıl sürgün edildi.Aslan Abašidze isa saadeti 10 aastaks Gulagi, kuid jäi ellu.
Birçoğu yaz sürgünü yapar.Enamasti toimuvad laadad suvel.
1815 - Napolyon Bonapart, Elba'daki sürgünden Fransa'ya geri döndü.1815 – Napoleon Bonaparte naasis pärast pagendust Elba saarel Prantsusmaale.
Sürgünlere geniş bir açı ile üçlü çevrel olarak dizilmişlerdir.Vangid magasid kolmekorruselistel naridel.
Manon ise Amerika'ya sürgün edilen fahişelerle birlikte New Orleans'a gönderilir.Manon saadetakse maalt välja asumisele New Orleansi.
İki yıldan fazla süredir sürgünde kaldı.Tal õnnestus end varjata üle kahe aasta.
Bu zamana kadar en popüler cezalandırma yöntemi insanları sürgüne göndermekti.Kõige populaarsem ründaja karistusmeetod on hetkel panuse konfiskeerimine.
Ana madde: Yüz Gün Napolyon, sürgün kaçar ve 20 Mart 1815'te Paris'e geri döner.Napoléoni saadikud teavitasid teda kaasnevatest rahutustest ja 20. märtsil 1815 tuli ta Elbalt Pariisi tagasi.
Ancak Sovyet yönetimi kendisine karşı olan sürgündeki hükümetle işbirliği yapmak istemez.Siis ei oleks kedagi, kes vaidleks nende valitsemise vastu Tiibetis.