Bisikletler kentsel sürdürülebilirlik için araçlardır.Bicycles are tools for urban sustainability.
Bu yaklaşım güvenilirlik ve sürdürülebilirlik problemlerinin birçoğunu ortaya çıkarır.This is the basis of the great potential of this new logistics problem and challenge.
İşte sürdürülebilirlik için olurluk incelemesi.Here is the business case for sustainability.
Bilim dünyasından arkadaşlarımı ve sürdürülebilirlik pratisyenlerini hapishanelere götürdüm.I brought my scientific colleagues and sustainability practitioners into the prison.
Bak Sürdürülebilirlik ekonomik sistemleri. Makro-makro İktisat söylüyorum.look at the sustainability of economic systems.
Sürdürülebilirlikle ilgili komik şey, onu devam ettirebilir olmanız gerektiğidir.The funny thing about sustainability, you have to sustain it.
Biliyorsunuz işte, sürdürülebilirlik, küçük gezegen.So, you know, sustainability, small planet.
Sürdürülebilirlik bir rekabet meselesi olmalı.Sustainability has got to be a pre-competitive issue.
Ve dediğim gibi sürdürülebilirlikten daha yararlı bir kavram.And I think it's a more useful concept than sustainability, as I said.
Bu yüzden, işlevsellik ve sürdürülebilirlik gerçekten önemli iki kriter," şeklinde devam etti.So functionality and sustainability are really the two criteria," Rohan said.
Bu yüzden işlevsellik ve sürdürülebilirlik gerçek iki kriterdir."So functionality and sustainability are really the two criteria."
IREX Raporu: Güneydoğu Avrupa Ülkelerinde Medya Sürdürülebilirlik Hedefine YakınReport: Media in SEE Countries Nearly Sustainable
Sürdürülebilirlik için iki kritik değişiklik gerekiyor.For sustainability, two critical changes are needed.
Avro bölgesi üyeleri sürdürülebilirlik istiyorEurozone members aim for sustainability
Mali sürdürülebilirlik açısından, bir Mali Kurul oluşturulması olmazsa olmazlar arasında yer alıyor.With regard to fiscal sustainability, the establishment of the Fiscal Council is a must.
Kurumsal sürdürülebilirlik raporlamasının, çevresel raporlamaya dayanan bir geçmişi vardır.Corporate sustainability reporting has a history going back to environmental reporting.
Ülke şu anda sürdürülebilirlik, biyolojik çeşitlilik ve diğer korumaların liderlerinden biridir.The country is now one of the leaders of sustainability, biodiversity, and other protections.
Sürdürülebilirlik, bir projenin başarısının anahtarıdır.Sustainability is the key to a project's success.
2012 yılında, EU Business School Sürdürülebilirlik Yönetimi'nde Güzel Sanatlar Lisans derecesini başlattı.En 2012, EU Business School a lancé un bachelor of Arts in Sustainability Management.
Sürdürülebilirlik Permakültür Karbon ayak iziHuella ecológica Huella de carbono Sostenibilidad
Green Cross International EU Business School'ndan 2014 Sürdürülebilirlik Ödülü'ne layık görüldü.La Green Cross International ha ricevuto il premio per la sostenibilità nel 2014 da EU Business School.
Green Cross International EU Business School'ndan 2014 Sürdürülebilirlik Ödülü'ne layık görüldü.وقد حصلت غرين كروس إنترناشيونال على جائزةٍ من الجامعة الأوروبية سنة 2014.
Green Cross International EU Business School'ndan 2014 Sürdürülebilirlik Ödülü'ne layık görüldü.A Cruz Verde Internacional recebeu o Prémio de Sustentabilidade 2014 da EU Business School.
Bu yaklaşım güvenilirlik ve sürdürülebilirlik problemlerinin birçoğunu ortaya çıkarır.Mostrou desenvoltura e persistência na solução de vários problemas.
Zaman Bankacılığına getirlien en sert eleştirilerden bir tanesi de örgütsel sürdürülebilirlik yönündedir.Один із найсильніших критичних заперечень до банку часу є питання його організаційної стійкості.
Bu gösterge, bir kurumun bilimsel üretkenliğindeki kalitenin sürdürülebilirlik düzeyini göstermektedir.このことは、科学者としてのMr.ゾーンの能力の高さを示す。
Green Cross International EU Business School'ndan 2014 Sürdürülebilirlik Ödülü'ne layık görüldü.2014年日本商業学会学会賞優秀賞受賞。
Bu yaklaşım güvenilirlik ve sürdürülebilirlik problemlerinin birçoğunu ortaya çıkarır.יחד עם זאת, גישה זו עלולה ליצור בעיות אמינות ותחזוקה רבות.
Test script yazmaya ilişkin maliyetler, geliştirme ve sürdürülebilirlik için harcanan eforla ilişkilidir.Разходите свързани с тестването на сценарии се дължат на усилията положени за разработка и поддържане.
Zaman Bankacılığına getirlien en sert eleştirilerden bir tanesi de örgütsel sürdürülebilirlik yönündedir.Една от най-силните критики към Световната банка е заради начина, по който тя е управлявана.
Ana konu da bugün konuştuğumuz sürdürülebilirlik idi.Dan itu betul-betul menjadi topik yang bertahan sampai hari ini.
Ana konu da bugün konuştuğumuz sürdürülebilirlik idi.Era de fapt subiectul denumit de noi acum dezvoltare durabilă.
Ana konu da bugün konuştuğumuz sürdürülebilirlik idi.Era mesmo o tema que hoje designamos por sustentabilidade.
Ana konu da bugün konuştuğumuz sürdürülebilirlik idi.Era praticamente l'argomento che oggi chiamiamo sostenibilità.
Ana konu da bugün konuştuğumuz sürdürülebilirlik idi.Et c'était vraiment le sujet que nous appelons aujourd'hui la durabilité.
Ana konu da bugün konuştuğumuz sürdürülebilirlik idi.그리고 그것이 바로 오늘 날 지속가능성이라고 부르는 주제입니다.
Ana konu da bugün konuştuğumuz sürdürülebilirlik idi.Que era justamente el tema que hoy conocemos como sostenibilidad.
Ana konu da bugün konuştuğumuz sürdürülebilirlik idi.Tak naprawdę mówiłem o tym, co dzisiaj nazywamy zrównoważonym rozwojem.
Ana konu da bugün konuştuğumuz sürdürülebilirlik idi.Und das war genau das Thema, das wir heute Nachhaltigkeit nennen.
Ana konu da bugün konuştuğumuz sürdürülebilirlik idi.Và đó chính là chủ đề mà ngày nay chúng ta gọi là tính bền vững.
Ana konu da bugün konuştuğumuz sürdürülebilirlik idi.И продължих гласността за околната среда. Това беше темата, която днес наричаме устойчиво развитие.
Ana konu da bugün konuştuğumuz sürdürülebilirlik idi.Это действительно было идеей, называемой нынче основой устойчивого развития.
Ana konu da bugün konuştuğumuz sürdürülebilirlik idi.וזה באמת היה הנושא לו אנחנו קוראים היום קיימות.
Ana konu da bugün konuştuğumuz sürdürülebilirlik idi.وكان ذلك هو الموضوع الذي تمثله الاستدامة في وقتنا الحالي
Ana konu da bugün konuştuğumuz sürdürülebilirlik idi.持続可能性と定義しているものでした やがて私の意見は物議を醸すものから
Bak Sürdürülebilirlik ekonomik sistemleri.Κοίτα τη βιωσιμότητα των οικονομικών συστημάτων.
Bana bir tasarım sorunu verin, sürdürülebilir olmanızı engelleyen bir sürdürülebilirlik engeli söyleyin.Adjatok egy tervezési kihívást, egy akadályt, ami visszatart attól, hogy fenntarthatóak legyetek.
Bana bir tasarım sorunu verin, sürdürülebilir olmanızı engelleyen bir sürdürülebilirlik engeli söyleyin.Beri saya tantangan desain, rintangan kelestarian, yang menghalangi Anda mengusahakan kelestarian.
Bana bir tasarım sorunu verin, sürdürülebilir olmanızı engelleyen bir sürdürülebilirlik engeli söyleyin.Daţi-mi o provocare de design, obstacole în dezvoltarea durabilă, care vă împiedică să fiţi sustenabili.
Bana bir tasarım sorunu verin, sürdürülebilir olmanızı engelleyen bir sürdürülebilirlik engeli söyleyin.Dénme un desafío de diseño, un obstáculo para la sustentabilidad, que no les permita ser sustentables.
Bana bir tasarım sorunu verin, sürdürülebilir olmanızı engelleyen bir sürdürülebilirlik engeli söyleyin.Donnez-moi un problème de design, un ralentisseur de durabilité, qui vous empêche d"être durable.
Bana bir tasarım sorunu verin, sürdürülebilir olmanızı engelleyen bir sürdürülebilirlik engeli söyleyin.Geef me een ontwerpuitdaging. Een duurzaamheidsremmer, iets wat de duurzaamheid bemoeilijkt."
Bana bir tasarım sorunu verin, sürdürülebilir olmanızı engelleyen bir sürdürülebilirlik engeli söyleyin.당신의 디자인을 방해하고 있는 그 문제가 무엇인지 말해보세요"
Bana bir tasarım sorunu verin, sürdürülebilir olmanızı engelleyen bir sürdürülebilirlik engeli söyleyin.Um problema de design, um obstáculo à sustentabilidade, que vos impeça de serem sustentáveis.
Bana bir tasarım sorunu verin, sürdürülebilir olmanızı engelleyen bir sürdürülebilirlik engeli söyleyin.Δώστε μου μία πρόκληση, ένα εμπόδιο αειφορίας, που σας εμποδίζει να εφαρμόσετε την αειφορία.
Bana bir tasarım sorunu verin, sürdürülebilir olmanızı engelleyen bir sürdürülebilirlik engeli söyleyin.מכשול, שמונע מכם להמשיך ולגדול.
Bana bir tasarım sorunu verin, sürdürülebilir olmanızı engelleyen bir sürdürülebilirlik engeli söyleyin.ضعف في سرعة الاستدامة، والتي تمنعك من الاستدامة.
Bana bir tasarım sorunu verin, sürdürülebilir olmanızı engelleyen bir sürdürülebilirlik engeli söyleyin."スケーリング - 水道管内に 無機物が堆積すること" が返事でした
Banka bu süreçte kendi sürdürülebilirlik politikalarını zedeledi.1億3千万ドルほどを稼いでいました
Banka bu süreçte kendi sürdürülebilirlik politikalarını zedeledi.A bank megsértette saját fenntarthatósági előírásait az ügyletben, de keresett kb.