Ana içeriğe geç
Sözlük

sürüsünü ile cümle

sürüsünü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bizim tekne bir balık sürüsünü izledi.Our boat followed a school of fish.
Bir oğlan koyun sürüsünü güdüyordu.A boy was driving a flock of sheep.
Çoban sürüsünü otlatıyor.The shepherd is tending his flock.
Sam Uley kurt adamların Alfa'sı/lideri La Push sürüsünün en eski üyesidir.Sam Uley is the Alpha, or leader, and oldest member of the La Push pack.
Tecrübesiz çoban köpeği George, Gabriel'in sürüsünü uçurumdan aşağı sürmüş ve onu mahvetmiştir.An inexperienced new sheepdog drives Gabriel's flock over a cliff, ruining him.
Bir av sürüsünün kilit kavramı "sürüdür"The key to being part of a hunting pack is the word "pack."
Sonra Yakuptan üç günlük yol kadar uzaklaştı. Yakup Lavanın kalan sürüsünü gütmeye devam etti.He set three days' journey between himself and Jacob, and Jacob fed the rest of Laban's flocks.
Bunun üzerine Yakup Rahelle Leayı sürüsünün bulunduğu kırlara çağırttı.Jacob sent and called Rachel and Leah to the field to his flock,
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.His brothers went to feed their father's flock in Shechem.
Tamara, ‹‹Kayınbaban sürüsünü kırkmak için Timnaya gidiyor›› diye haber verdiler.It was told Tamar, saying, "Behold, your father-in-law is going up to Timnah to shear his sheep."
Wolf sürüsünün en büyük kardeşidir.Shaun ist das kleinste erwachsene Schaf der Herde.
Tecrübesiz çoban köpeği George, Gabriel'in sürüsünü uçurumdan aşağı sürmüş ve onu mahvetmiştir.Un nuevo e inexperto perro pastor ha hecho que el rebaño de Gabriel se despeñe, arruinándolo.
Silah ateşi oldukça kalabalık bir aylak sürüsünün dikkatini çeker ve hızlıca çiftliğe giderler.يجذب صوت إطلاق النار قطيعاً كبيراً من الموتى السائرون ويهاجم المزرعة مجبراً المجموعة على الهرب.
Kapıyı açtığında büyük bir aylak sürüsünün saldırısına uğrar.No decorrer da sua jornada depara-se com uma vara de porcos.
Yıl boyunca kasaba yakınlarında ren geyiği sürüsünün göçü eksik olmaz.Er zou de komende maanden geen korrel graan via Russische bodem de stad kunnen bereiken.
Kapıyı açtığında büyük bir aylak sürüsünün saldırısına uğrar.Nadat de deuren opengaan stormt er een enorme mensenmassa naar binnen.
Wolf sürüsünün en büyük kardeşidir.Samiec jest przywódcą stada.
Wolf sürüsünün en büyük kardeşidir.Vlk obecný je největší psovitá šelma.
(Tulpar dünyanın bir başka köşesinde olsa da, kendi sürüsünü bulur.)(V druhé polovině tohoto úseku se vedle cesty nachází sad, v němž se pasou ovce.)
Sam Uley kurt adamların Alfa'sı/lideri La Push sürüsünün en eski üyesidir.Sam Uley este liderul vârcolacilor din La Push.
(Tulpar dünyanın bir başka köşesinde olsa da, kendi sürüsünü bulur.)(Suomesta listalle pääsi Lappeen­rannan teknil­linen yli­opisto.)
Sam Uley kurt adamların Alfa'sı/lideri La Push sürüsünün en eski üyesidir.Sam Uley on La Pushin ihmissusilauman johtaja.
Wolf sürüsünün en büyük kardeşidir.Argalifåret er det største af vildfårene.
Wolf sürüsünün en büyük kardeşidir.Негов по-голям брат е Вълко Чалъков.
Hava kararmaktadır ve bir koyun sürüsünün devamlı melemesini ve birden melemeyi kestiklerini duyarlar.Ima nevjerojatan sluh te čuje kako raste trava i ovčje runo.
Bir av sürüsünün kilit kavramı "sürüdür"A chave para ser parte de um grupo de caça é a palavra "grupo."
Bir av sürüsünün kilit kavramı "sürüdür"A falkában vadászás kulcsa a "falka" szó.
Bir av sürüsünün kilit kavramı "sürüdür"Cheia pentru a fi o parte a unei haite de vânătoare este cuvântul "haită".
Bir av sürüsünün kilit kavramı "sürüdür"Chìa khoá cho việc trở thành một phần của đàn đi săn đó là từ "bầy đàn."
Bir av sürüsünün kilit kavramı "sürüdür"Chodzi o pojęcie stada.
Bir av sürüsünün kilit kavramı "sürüdür"Der Schlüssel dazu, Teil einer Jagdgruppe zu sein, ist das Wort "Gruppe".
Bir av sürüsünün kilit kavramı "sürüdür"Het sleutelwoord in een jachtgroep is het woord "groep".
Bir av sürüsünün kilit kavramı "sürüdür"Il segreto del far parte di un branco di caccia è la parola "branco".
Bir av sürüsünün kilit kavramı "sürüdür"Kata kunci dari kawanan pemburu adalah "kawanan."
Bir av sürüsünün kilit kavramı "sürüdür"Klíčem k tomu stát se součástí smečky je to slovo "smečka".
Bir av sürüsünün kilit kavramı "sürüdür"Kľúčom k tomu stať sa súčasťou svorky je to slovo "svorka".
Bir av sürüsünün kilit kavramı "sürüdür"사냥하는 무리의 구성원이 되기 위한 핵심은 "무리"라는 단어입니다.
Bir av sürüsünün kilit kavramı "sürüdür"La clave de ser una manada de cazadores es la manada.
Bir av sürüsünün kilit kavramı "sürüdür"La clé pour faire partie d'une meute, c'est bien le mot 'meute'.
Bir av sürüsünün kilit kavramı "sürüdür"Nyckeln till att vara en del av en grupp jägare är ordet "grupp".
Bir av sürüsünün kilit kavramı "sürüdür"Το κλειδί στο να είσαι μέλος μιας κυνηγετικής ομάδας είναι η λέξη "ομάδα".
Bir av sürüsünün kilit kavramı "sürüdür"Ключ к тому, чтобы быть частью охотничьей стаи, находится в слове "стая".
Bir av sürüsünün kilit kavramı "sürüdür"Ключът за това да сте част от ловна хайка е думата "хайка."
Bir av sürüsünün kilit kavramı "sürüdür"מילת המפתח במושג "להקת ציד" היא "להקה."
Bir av sürüsünün kilit kavramı "sürüdür"ان محور كون الفرد ينتمي الى الحيوانات المفرسة هو وجود " فرقة صيد محترفة" لديه
Bir av sürüsünün kilit kavramı "sürüdür"一人で獲物を追い回しても
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Братья его пошли пасти скот отца своего в Сихем.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Các anh chàng đi chăn chiên của cha tại Si-chem.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Các anh_chàng đi chăn_chiên của cha tại Si-chem .
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Da hans Brødre engang var gået hen for at vogte deres Faders Småkvæg ved Sikem,
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Då nu en gång hans bröder hade gått bort för att vakta sin faders får i Sikem,
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Da nun seine Brüder hingingen, zu weiden das Vieh ihres Vaters in Sichem,
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Engang gikk hans brødre avsted for å gjæte sin fars buskap i Sikem.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Fraţii lui Iosif se duseseră la Sihem, ca să pască oile tatălui lor.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.I odeszli bracia jego, aby paśli trzody ojca swego w Sychem.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.I suoi fratelli andarono a pascolare il gregge del loro padre a Sichem
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Jozefs broers trokken met de schapen naar Sichem om ze daar te laten grazen.
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.그 형들이 세겜에 가서 아비의 양떼를 칠 때에
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Ko so pa odšli bratje njegovi past čredo očeta svojega poleg Sihema,
Bir gün Yusufun kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekeme gittiler.Kun hänen veljensä olivat menneet kaitsemaan isänsä lampaita Sikemiin,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod