sürüsü ile cümle
sürüsü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Peki ya bir av sürüsü hayvanı olarak evrimleştiysek?Και τι έγινε που εξελιχθήκαμε ως ομαδικά κυνηγετικά ζώα;
Peki ya bir av sürüsü hayvanı olarak evrimleştiysek?А что если мы эволюционировали из охотничьей стае животных?
Peki ya bir av sürüsü hayvanı olarak evrimleştiysek?Така че, какво би било ако сме се развили като хайка ловни животни?
Peki ya bir av sürüsü hayvanı olarak evrimleştiysek?אז מה אם התפתחנו כחיות בלהקת ציד?
Peki ya bir av sürüsü hayvanı olarak evrimleştiysek?اذا .. ماذا لو كنا تطورنا عن حيوانات مفترسة ؟
Peki ya bir av sürüsü hayvanı olarak evrimleştiysek?人類の生まれ持った長所とは
Ringa balık sürüsünde yem aramak istiyor.Chce żywić się ławicami śledzi.
Ringa balık sürüsünde yem aramak istiyor.Er will zu den futterreichen Heringsschwärmen.
Ringa balık sürüsünde yem aramak istiyor.Hij wil er foerageren op haringscholen.
Ringa balık sürüsünde yem aramak istiyor.Il veut aller se gaver de bancs de harengs.
Ringa balık sürüsünde yem aramak istiyor.Quiere buscar en los bancos de arenques.
Ringa balık sürüsünde yem aramak istiyor.Va a caccia di banchi di aringhe.
Ringa balık sürüsünde yem aramak istiyor.Иска да се храни от пасажите от херинга.
Sonra Yakuptan üç günlük yol kadar uzaklaştı. Yakup Lavanın kalan sürüsünü gütmeye devam etti.Apoi a pus o depărtare de trei zile de drum între el şi Iacov; şi Iacov păştea celelalte oi ale lui Laban.
Sonra Yakuptan üç günlük yol kadar uzaklaştı. Yakup Lavanın kalan sürüsünü gütmeye devam etti.e pôs três dias de caminho entre si e Jacó; e Jacó apascentava o restante dos rebanhos de Labão.
Sonra Yakuptan üç günlük yol kadar uzaklaştı. Yakup Lavanın kalan sürüsünü gütmeye devam etti.És három napi járó földet vete maga közé és Jákób közé; Jákób pedig legelteti vala Lábán egyéb juhait.
Sonra Yakuptan üç günlük yol kadar uzaklaştı. Yakup Lavanın kalan sürüsünü gütmeye devam etti.in določi tri dni hoda razdalja med seboj in Jakobom; in Jakob je pasel ostalo drobnico Labanovo.
Sonra Yakuptan üç günlük yol kadar uzaklaştı. Yakup Lavanın kalan sürüsünü gütmeye devam etti.I odłączył się Laban od Jakóba, jakoby na trzy dni drogi; a Jakób pasł ostatek owiec Labanowych.
Sonra Yakuptan üç günlük yol kadar uzaklaştı. Yakup Lavanın kalan sürüsünü gütmeye devam etti.자기와 야곱의 사이를 사흘 길이 뜨게 하였고 야곱은 라반의 남은 양떼를 치니라
Sonra Yakuptan üç günlük yol kadar uzaklaştı. Yakup Lavanın kalan sürüsünü gütmeye devam etti.og han la tre dagsreiser mellem sig og Jakob. Og Jakob gjætte resten av Labans småfe.
Sonra Yakuptan üç günlük yol kadar uzaklaştı. Yakup Lavanın kalan sürüsünü gütmeye devam etti.og han lod der være tre Dagsrejser mellem dem og Jakob; og Jakob vogtede Resten af Labans Hjord.
Sonra Yakuptan üç günlük yol kadar uzaklaştı. Yakup Lavanın kalan sürüsünü gütmeye devam etti.Uložil pak mezi sebou a Jákobem místo vzdálí tří dní cesty; a Jákob pásl ostatek dobytka Lábanova.
Sonra Yakuptan üç günlük yol kadar uzaklaştı. Yakup Lavanın kalan sürüsünü gütmeye devam etti.und machte Raum drei Tagereisen weit zwischen sich und Jakob. Also weidete Jakob die übrigen Herden Labans.
Sonra Yakuptan üç günlük yol kadar uzaklaştı. Yakup Lavanın kalan sürüsünü gütmeye devam etti.и назначил расстояние между собою и между Иаковом на три дня пути. Иаков же пас остальной мелкий скот Лаванов.
Sonra Yakuptan üç günlük yol kadar uzaklaştı. Yakup Lavanın kalan sürüsünü gütmeye devam etti.и постави тридневен път между себе си и Якова; а Яков пасеше останалите от Лавановите стада.
Sonra Yakuptan üç günlük yol kadar uzaklaştı. Yakup Lavanın kalan sürüsünü gütmeye devam etti.וישם דרך שלשת ימים בינו ובין יעקב ויעקב רעה את צאן לבן הנותרת׃
Sonra Yakuptan üç günlük yol kadar uzaklaştı. Yakup Lavanın kalan sürüsünü gütmeye devam etti.وجعل مسيرة ثلاثة ايام بينه وبين يعقوب. وكان يعقوب يرعى غنم لابان الباقية
Sonra Yakuptan üç günlük yol kadar uzaklaştı. Yakup Lavanın kalan sürüsünü gütmeye devam etti.又 使 自 己 和 雅 各 相 離 三 天 的 路 程 . 雅 各 就 牧 養 拉 班 其 餘 的 羊
Sonra Yakuptan üç günlük yol kadar uzaklaştı. Yakup Lavanın kalan sürüsünü gütmeye devam etti.又 使 自己 和 雅各 相離 三 天 的 路程 . 雅各 就 牧 養拉班 其餘 的 羊
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.A byť užitočnou som sa naučila z tejto knihy.
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.A naučila jsem se být výkonnou díky této knížce. ["Cheaper by the Dozen"]
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.A skuteczności nauczyła mnie ta książka. ["Fałszywa dwunastka"]
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.그리고 이 책으로부터는 효율적인 삶을 배웠어요. ["한 다스면 더 싸다(Cheaper by the Dozen)"]
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.Dan saya belajar untuk menjadi efisien berkat buku ini. ["Cheaper by the Dozen']
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.E ho imparato a essere efficiente da questo libro. ["Dodici lo chiamano papà]
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.Et avec ce livre, j'ai appris à être efficace. [" Treize à la douzaine "]
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.Fui inspirada a estudar no estrangeiro depois de ler estes.
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.Ik leerde efficiëntie in dit boek. ["Cheaper by the Dozen"]
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.In tale knjiga me je naučila učinkovitosti.
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.Och jag lärde mig att vara effektiv från denna bok.["Dussinet fullt"]
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.Și am învățat să fiu eficientă din această carte. ["Cheaper by the Dozen"]
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.Tämä kirja opetti minut olemaan tehokas.
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.[Tucatjával olcsóbb!] Ezek pedig kedvet adtak a külföldön való tanuláshoz.
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.Và tôi đã học được cách làm việc hiệu quả từ cuốn sách này ["Nhà có một tá con"]
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.Von diesem Buch habe ich gelernt effizient zu sein. ["Im Dutzend billiger"]
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.Y aprendí a ser eficaz de este libro. ["Más barato por docena"]
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.Και έμαθα να είμαι αποτελεσματική από αυτό το βιβλίο [ " Μια ντουζίνα μπελάδες " ]
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.А эта книга научила меня практичности. ["Оптом дешевле"]
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.И се научих да съм ефективна от тази книга. ['По-евтини по дузина']
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.І я навчилась, як бути продуктивною з цієї книги. ["Гуртом дешевше" ]
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.ולמדתי להיות יעילה מהספר הזה. ["תריסר - זה יותר זול"]
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.وتعلمت بأن أكون فعالا من هذا الكتاب [أرخص بالدرزن]
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.これらを読んだ後 海外留学することを決めました
"Sürüsüne Bereket" adlı kitaptan da verimli olmayı öğrendim.由《兒女一籮筐》哩本書 我學識點樣提高工作效率
Tamara, ‹‹Kayınbaban sürüsünü kırkmak için Timnaya gidiyor›› diye haber verdiler.A Támari bolo oznámené, že vraj, hľa, tvoj svokor ide hore do Timny strihať svoje stádo.
Tamara, ‹‹Kayınbaban sürüsünü kırkmak için Timnaya gidiyor›› diye haber verdiler.Da det nu blev fortalt Tamar at hennes svigerfar var på vei op til Timna for å klippe sine får,
Tamara, ‹‹Kayınbaban sürüsünü kırkmak için Timnaya gidiyor›› diye haber verdiler.Da ward der Thamar angesagt: Siehe, dein Schwiegervater geht hinauf gen Thimnath, seine Schafe zu scheren.
Tamara, ‹‹Kayınbaban sürüsünü kırkmak için Timnaya gidiyor›› diye haber verdiler.E deram aviso a Tamar, dizendo: Eis que o teu sogro sobe a Timnate para tosquiar as suas ovelhas.
Tamara, ‹‹Kayınbaban sürüsünü kırkmak için Timnaya gidiyor›› diye haber verdiler.Fu portata a Tamar questa notizia: «Ecco, tuo suocero va a Timna per la tosatura del suo gregge»
Tamara, ‹‹Kayınbaban sürüsünü kırkmak için Timnaya gidiyor›› diye haber verdiler.Hírûl adák pedig Thámárnak mondván: Ím a te ipad Thimnába megy juhainak nyírésére.