sürün ile cümle
sürün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Arapaima gigas, Arapaima gigas Brezilya, 468 sürüngen türüne ev sahipliği yapar.Il Teatro Ermanno Fabbri può ospitare fino a 468 spettatori.
Güneydoğu surunda ise iki kule vardır.Ai lati della facciata vi sono due torrioni con merlatura.
Biz dört ayak üzerinde süründük.Мы ползали на четвереньках.
Tüm hayvanlar, sürüngenler, kuşlar, yeryüzünde yaşayan her tür canlı gemiyi terk etti.Все звери, и все гады, и все птицы, все движущееся по земле, по родам своим, вышли из ковчега.
Alfredo Dugès, daha çok Meksika sürüngenbilimi üzerine yağtığı geniş çaplı araştırmalarla tanınır.Альфредо Дугес, в основном, известен за обширные исследования в области герпетологии Мексики.
Türlerinin neredeyse üçte biri sürüngenlerde (kaplumbağa, kertenkele ve yılan) bulunur.Около трети верующих — униаты.
Eserde memeliler, kuşlar, balıklar ve sürüngenler hakkında detaylı bilgiler verilmektedir.Работа включала обширную информацию о млекопитающих, птицах, рыбах, пресмыкающихся.
Sürünüyorlar !..."Газават!»
Buffy sürünerek ondan kaçar.Пейдж, ударив его, убегает.
Karnın üzerinde sürüneceksin ve ömrün boyunca toprak yiyeceksin.Она питается термитами и проводит под землёй почти всю свою жизнь.
Sürünerek hareket eder ve ayakları yoktur.Ходит без ног, держит без рук.
Türkiye'deki Sürüngenler.Все призёры из Турции.
Pachycephalosaurus, "kalın kafalı sürüngen" anlamına gelmektedir.«Ithyphallic» означает «иметь стоячий пенис».
Tevrat tarafından yasaklanan diğer memeliler fare ve uçan yarasa gibi "sürünen yaratıklar"dır.ثدييات أخرى تحظرها التوراة هي "المخلوقات الزاحفة"، مثل الفئران، والمخلوقات التى تحلق مثل الخفاش.
Arabanın enkazından sürünerek çıkan Andrew ağır yaralı bir biçimde sahneye çıkar.يزحف خارج حُطام السيارة ويصل إلى المسرح مصابا بشدة.
Kehribar sürünüldüğünü zaman hafif vücutları çeker; manyetik demir filizi demiri çekme gücüne sahip. .فالكهرمان عندما يفرك فإنه يجذب الأجسام اللطيفة؛ أما مغناطيس الحديد الخام فله القدرة على جذب الحديد.
Bütün zehirli sürüngen türlerini ve birçok zehirsiz türü kapsamaktadır.كبقية أنواع البروق، يعد هذا النوع من النباتات السامة.
Gaz değişimi sürüngenlerde de alveollerde olur ancak diyaframları yoktur.غير أن تبادل الغازات في الزواحف لا يزال يحدث في الحويصلات الهوائية ، ولكن الزواحف لا تمتلك غشاء.
Güneydoğu surunda ise iki kule vardır.ينتمي الدوّار لمشيخة السيالغة الجنوبيين التي تضم دوارين.
Hepiniz çobansınız ve hepiniz sürünüzden sorumlusunuz.كلكم راع وكلكم مسئول عن رعيته.
Collin Littlesea ve Brady Fuller sürünün en genç iki kurdu.Collin e Brady são os dois lobos mais novos do bando.
Kısa sürünen bir rizom vardır.Têm rizomas curtos.
Kısa ve kalın bacak yapısı jaguarın iyi tırmanmasını, sürünerek ilerlemesini ve yüzmesini sağlar.A forma corporal atarracada e robusta torna a onça-pintada capaz de nadar, rastejar e escalar.
Ayrıca rahatsız edici böcek ve sürüngen resimleri gösteriliyordu.Trouxeram também uma impressionante coleção de plantas e insetos desconhecidos.
"Niğde'nin Biyolojik Çeşitliliği: Sürüngenler".Dia das mães especial.». purepeople.
Özellikle sürüngenler ve amfibiler üzerine olan çalışmalarıyla tanınmıştır.Dit is vooral bekend van geleedpotigen en amfibieën.
Collin Littlesea ve Brady Fuller sürünün en genç iki kurdu.Brady Fuller en Collin Littlesea Brady en Collin zijn de twee jongste leden van de wolvenroedel.
Bu tür büyük taşlarla yapılmış surun eşi dünyada yoktur.De mensen die met deze steen tot leven worden geroepen leven echter niet echt.
Yüzerek veya sürünerek hareket ederler.Zij zwemmen met slingerende of boogvormige bewegingen.
Bu sebeple sürünün sınırlı sayıdaki üyelerinin her biri son derece kıymetlidir.Daarom is het belangrijk dat alle varkens even hard groeien.
Ayrıca 26 farklı çeşit sürüngen ve amfibyum da yaşamaktadır.Daarnaast leven er dertig zoogdiersoorten en 7 amfibieënsoorten.
"Niğde'nin Biyolojik Çeşitliliği: Sürüngenler".Hieruit komt een slechte digimon: Parrotmon.
Sürünüyorlar !..."Donder op!"
Dikenli telin altından sürünerek geçtiğinde, pantolonuyla takılıp kaldı.Toen hij onder het prikkeldraad doorkroop, bleef hij er met zijn broek aan haken.
Kısa ve kalın bacak yapısı jaguarın iyi tırmanmasını, sürünerek ilerlemesini ve yüzmesini sağlar.Dzięki krótkim, masywnym kończynom jaguar sprawnie się wspina, czołga i pływa.
Aceleleri olmadığında genellikle sert ya da yumuşak zeminler üzerinde sürünerek ilerler.Kiedy nie trzeba się śpieszyć, zwierzę zwykle pełznie po twardych lub miękkich podłożach.
Sürünüyorlar !..."Kłamiesz!”.
Ahtapotlar çoğunlukla yavaş yavaş sürünerek hareket ederler kısmen de kafaları önde olacak şekilde yüzerler.Ośmiornice przemieszczają się głównie względnie wolno pełznąc, niekiedy pływając z głową od przodu.
Yılanlar kaburgalarını sürünmek için kullanırlar.Węże wykorzystują węch do tropienia swoich ofiar.
Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün.Przytupują i klaszczą w dłonie.
Bir gün gökkuşağı yılanı uyandı ve dünyanın yüzeyinde süründü.Wtedy Tęczowy Wąż upadł do wody i tam już pozostał.
Hayvan yüzerken sistemik kalp etkin olmadığı için çabuk yorulur ve sürünerek ilerlemeyi yeğler.Serce układowe nie działa, kiedy zwierzę pływa, dlatego też mięczak szybko się męczy i preferuje pełzanie.
Kaslı düz ayaklarıyla zemine sürünerek yürürler.Szuka ich grzebiąc nogą w ziemi.
Yerde sürünerek ilerlerler ama suda iyi yüzerler.Na ziemi jedynie nieporadnie pełzają, lecz w wodzie okazują się być dobrymi pływakami.
Memelilerle sürüngenler arasındaki çizdiğimiz çizgi için hiçbir biyolojik belirti yok.Nie ma biologicznego znaczenia, gdzie narysujemy linię pomiędzy gadami a ssakami.
Sürünerek hareket eder ve ayakları yoktur.(Ramlar fast hon inte har några ben).
Güneydoğu surunda ise iki kule vardır.I södra tornet finns det två svängande klockor.
Memelilerin akciğerlerinde bulunan çok kapsamlı dallı havayolu yapısı sürüngenlerde bulunmaz.Sverige har inte de extremt instabila luftblandningar som bygger upp dem.
Ejderhalar: Ejderhalar çeşitli sihir gücüne sahip, olduça büyük sürüngenlerdir.Huvudartikel: Bamse i Trollskogen Konstiga saker händer.
Yılanlar kaburgalarını sürünmek için kullanırlar.Ormtjusare använder ormar till underhållning.
Ayrıca 26 çeşit tür sürüngen de yaşamaktadır.Dessutom finns 20 arter av ormbunkar.
Sürünüyorlar !..."Розп'яли!»
Yerde sürünerek ilerlerler ama suda iyi yüzerler.Добре пересуваються у траві, гарно плавають.
Güneydoğu surunda ise iki kule vardır.У виду Південна жирафа виділяють два підвиди.
Yılanlar kaburgalarını sürünmek için kullanırlar.Усі ці змії душать свою здобич.
Karnın üzerinde sürüneceksin ve ömrün boyunca toprak yiyeceksin.Polezeš po břiše, po všechny dny svého života žrát budeš prach."
Güneydoğu surunda ise iki kule vardır.Západnímu průčelí dominují dvě čtverhranné věže.
Şehri böceklere ve sürüngenlere karşı korumak için büyülü güçlere sahip olduğuna inanılırdı.Věřilo se, že má moc chránit děti před kouzly a čáry.
Kısa ve kalın bacak yapısı jaguarın iyi tırmanmasını, sürünerek ilerlemesini ve yüzmesini sağlar.Díky krátkým a podsaditým končetinám je jaguár zdatný ve šplhání, plazení a plavání.
Bu tanımlamadan da anlaşılacağı üzere, sürünme ile soliflüksiyon arasında büyük bir yakınlık vardır.Jak již bylo zmíněno výše, je velice složité rozlišit mezi vyhaslou a spící sopkou.