sürün ile cümle

sürün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Orada koyun ölçütlerini karşılamayıp reddedilen 662 adet koyun vardı ve sürünün dışına atıldılar.662 вівці ми відкинули, бо вони не були схожими на овець, і тому їх вигнали з отари.
Orada koyun ölçütlerini karşılamayıp reddedilen 662 adet koyun vardı ve sürünün dışına atıldılar.Ada 662 domba yang ditolak karena tidak memenuhi kriteria bentuk domba, dan dibuang dari kawanannya.
Orada koyun ölçütlerini karşılamayıp reddedilen 662 adet koyun vardı ve sürünün dışına atıldılar.Au fost 662 de oi refuzate care nu întruneau criterii de oaie și au fost alungate din turmă.
Orada koyun ölçütlerini karşılamayıp reddedilen 662 adet koyun vardı ve sürünün dışına atıldılar.Było 662 odrzuconych owiec, które nie spełniły kryterium przypominania owcy i zostały wyrzucone ze stada.
Orada koyun ölçütlerini karşılamayıp reddedilen 662 adet koyun vardı ve sürünün dışına atıldılar.Có tất cả 662 con cừu bị từ chối vì chúng không gặp được tiêu chuẩn giống cừu và đã bị ném ra khỏi đàn.
Orada koyun ölçütlerini karşılamayıp reddedilen 662 adet koyun vardı ve sürünün dışına atıldılar.Er waren 662 afgekeurde schapen die niet aan de schaapachtige criteria voldeden en uit de kudde zijn gegooid.
Orada koyun ölçütlerini karşılamayıp reddedilen 662 adet koyun vardı ve sürünün dışına atıldılar.Foram rejeitadas 662 ovelhas que não cumpriram os critérios e foram retiradas do rebanho.
Orada koyun ölçütlerini karşılamayıp reddedilen 662 adet koyun vardı ve sürünün dışına atıldılar.Hubo 662 ovejas rechazadas que no cumplieron los criterios "ovejunos" y fueron expulsadas de la manada.
Orada koyun ölçütlerini karşılamayıp reddedilen 662 adet koyun vardı ve sürünün dışına atıldılar.Sono state rifiutate 662 pecore perchè non rispettavano i canoni e sono state eliminate dal gregge.
Orada koyun ölçütlerini karşılamayıp reddedilen 662 adet koyun vardı ve sürünün dışına atıldılar.Zamítli jsme 662 ovcí, které nevypadaly jako ovce a byly tudíž vyloučeny ze stáda.
Orada koyun ölçütlerini karşılamayıp reddedilen 662 adet koyun vardı ve sürünün dışına atıldılar.Было 662 отвергнутые овцы, которые не подходили под критерий похожести на овцу и были выброшены из стада.
Orada koyun ölçütlerini karşılamayıp reddedilen 662 adet koyun vardı ve sürünün dışına atıldılar.Имаше 662 отхвърлени овце, които не покриха критерия да приличат на овца и бяха изхвърлени от стадото.
Orada koyun ölçütlerini karşılamayıp reddedilen 662 adet koyun vardı ve sürünün dışına atıldılar.היו 662 כבשים שלא התקבלו מפני שלא עמדו בקריטריונים של דמיון לכבשה ונזרקו מהעדר.
Orada koyun ölçütlerini karşılamayıp reddedilen 662 adet koyun vardı ve sürünün dışına atıldılar.كان هناك 662 خروفا رفضوا والذين لم يتلائموا مع المعايير القياسية لشكل الخروف، وطردوا من القطيع.
Orada koyun ölçütlerini karşılamayıp reddedilen 662 adet koyun vardı ve sürünün dışına atıldılar.基準を満たさなかった羊達は 群れから追い出されたのです (笑)
O uzman izcilerin sürünün bir parçası olması gerekir. 10 mil geride olamazlar.Ces pisteurs experts doivent faire partie de la meute, pas 15 kilomètres en arrière.
O uzman izcilerin sürünün bir parçası olması gerekir. 10 mil geride olamazlar.Los expertos tienen que ser parte de la manada, no pueden estar a 15 km.
O uzman izcilerin sürünün bir parçası olması gerekir.Acei experţi urmăritori trebuie să facă parte din haită.
O uzman izcilerin sürünün bir parçası olması gerekir.Azok a tapasztalt nyomkeresők ott kell hogy legyenek a falkában.
O uzman izcilerin sürünün bir parçası olması gerekir.Các nhà theo dõi xuất sắc là một phần của đàn.
O uzman izcilerin sürünün bir parçası olması gerekir.Ci tropiciele musieli tam być.
O uzman izcilerin sürünün bir parçası olması gerekir.Die Experten-Pfadfinder werden als Teil der Gruppe gebraucht.
O uzman izcilerin sürünün bir parçası olması gerekir.Die expert speurneuzen moeten bij de groep zitten.
O uzman izcilerin sürünün bir parçası olması gerekir.Dom där expertspårarna måste vara en del av flocken.
O uzman izcilerin sürünün bir parçası olması gerekir.Esses batedores experimentados têm de fazer parte do grupo.
O uzman izcilerin sürünün bir parçası olması gerekir.Gli inseguitori esperti devono far parte del branco.
O uzman izcilerin sürünün bir parçası olması gerekir.그 전문 추적자들은 그 무리의 일부분이 됩니다.
O uzman izcilerin sürünün bir parçası olması gerekir.Para pelacak ahli itu pastilah bagian dari kawanan ini.
O uzman izcilerin sürünün bir parçası olması gerekir.Ti skvělí stopaři musí být součástí skupiny.
O uzman izcilerin sürünün bir parçası olması gerekir.Tí skvelí stopovatelia musia byť súčasťou skupiny.
O uzman izcilerin sürünün bir parçası olması gerekir.Αυτοί οι ειδικοί ανιχνευτές πρέπει να είναι μέλος της αγέλης.
O uzman izcilerin sürünün bir parçası olması gerekir.Тези експерти следачи трябва да бъдет част от хайката.
O uzman izcilerin sürünün bir parçası olması gerekir.Эти преследователи-эксперты обычно должны были быть частью группы.
O uzman izcilerin sürünün bir parçası olması gerekir.הסיירים המומחים האלה חייבים להיות חלק מהלהקה.
O uzman izcilerin sürünün bir parçası olması gerekir.فعلى هؤلاء المحترفين ان يكونوا ضمن مجموعة الصيد
O uzman izcilerin sürünün bir parçası olması gerekir.集団が遠く離れてはダメです
O yerine sürünme bu masum tatma Amerikan içecekler gibi그녀는 오히려 크리프 순진한 - 시음 미국 음료 중 하나 같았다
O yerine sürünme bu masum tatma Amerikan içecekler gibiبل كانت وكأنها واحدة من تلك المشروبات الأبرياء المذاق الأمريكي الذي زحف
O yerine sürünme bu masum tatma Amerikan içecekler gibi何をやっているかを知る前に、いつの間にかあなたのシステムになるように、、あなたはだ
Pislikte sürün!¡Arrástrate en la suciedad!
Pislikte sürün!Rastejar no lixo!
Pislikte sürün!Rulla runt i smutsen!
Pislikte sürün!Slås, og rul rundt i sølet!
Pislikte sürün!Striscia nel fango!
Pislikte sürün!Tarzajcie się w błocie.
Pislikte sürün!Κυλίσου στη λάσπη!
Pislikte sürün!Унизь их!
RAB beni sürünün ardından aldı, ‹Git, halkım İsraile peygamberlik et› dedi.aber der HERR nahm mich von der Herde und sprach zu mir: Geh hin und weissage meinem Volk Israel!
RAB beni sürünün ardından aldı, ‹Git, halkım İsraile peygamberlik et› dedi.Ale Hospodin ma vzal zpoza stáda a povedal mi Hospodin: Idi, prorokuj môjmu ľudu Izraelovi.
RAB beni sürünün ardından aldı, ‹Git, halkım İsraile peygamberlik et› dedi.Ale Hospodin mne vzal, když jsem chodil za stádem, a řekl mi Hospodin: Jdi, prorokuj lidu mému Izraelskému.
RAB beni sürünün ardından aldı, ‹Git, halkım İsraile peygamberlik et› dedi.Ale mię Pan wziął, gdym chodził za bydłem, i rzekł do mnie Pan: Idź, prorokuj ludowi memu Izraelskiemu.
RAB beni sürünün ardından aldı, ‹Git, halkım İsraile peygamberlik et› dedi.Dar Domnul m'a luat dela oi, şi Domnul mi -a zis: ,Du-te şi prooroceşte poporului Meu Israel!`
RAB beni sürünün ardından aldı, ‹Git, halkım İsraile peygamberlik et› dedi.Il Signore mi prese di dietro al bestiame e il Signore mi disse: Và, profetizza al mio popolo Israele
RAB beni sürünün ardından aldı, ‹Git, halkım İsraile peygamberlik et› dedi.양떼를 따를 때에 여호와께서 나를 데려다가 내게 이르시기를 가서 내 백성 이스라엘에게 예언하라 하셨나니
RAB beni sürünün ardından aldı, ‹Git, halkım İsraile peygamberlik et› dedi.L`Éternel m`a pris derrière le troupeau, et l`Éternel m`a dit: Va, prophétise à mon peuple d`Israël.
RAB beni sürünün ardından aldı, ‹Git, halkım İsraile peygamberlik et› dedi.Maar de HERE haalde mij weg uit het herdersbestaan en zei: 'U moet gaan profeteren voor mijn volk Israël.'
RAB beni sürünün ardından aldı, ‹Git, halkım İsraile peygamberlik et› dedi.Mas o Senhor me tirou de após o gado, e o Senhor me disse: Vai, profetiza ao meu povo Israel.
RAB beni sürünün ardından aldı, ‹Git, halkım İsraile peygamberlik et› dedi.men HERREN tog mig fra Hjorden og sagde til mig: Gå hen og profeter for mit Folk Israel!
RAB beni sürünün ardından aldı, ‹Git, halkım İsraile peygamberlik et› dedi.Men HERREN tog mig från hjorden; HERREN sade till mig: 'Gå åstad och profetera för mitt folk Israel.'
RAB beni sürünün ardından aldı, ‹Git, halkım İsraile peygamberlik et› dedi.Men Herren tok mig fra hjorden, og Herren sa til mig: Gå og vær profet for mitt folk Israel!

İlgili Sayfalar