sürün ile cümle

sürün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Etrafta sürünen daha küçük hayvanlar var.Kleinere Tiere kriechen herum.
Etrafta sürünen daha küçük hayvanlar var.작은 동물들이 여기저기 기어다닙니다.
Etrafta sürünen daha küçük hayvanlar var.Są też mniejsze zwierzęta.
Etrafta sürünen daha küçük hayvanlar var.Sok kis állatka kúszik itt fel-alá.
Etrafta sürünen daha küçük hayvanlar var.Sunt animale mai mici care se târăsc.
Etrafta sürünen daha küçük hayvanlar var.Sú tam menšie živočíchy plávajúce okolo.
Etrafta sürünen daha küçük hayvanlar var.Υπάρχουν μικρότερα ζώα που έρπουν τριγύρω.
Etrafta sürünen daha küçük hayvanlar var.Животные помельче копошатся повсюду.
Etrafta sürünen daha küçük hayvanlar var.Наоколо пълзят по-малки животни.
Etrafta sürünen daha küçük hayvanlar var.יש בעלי חיים קטנים יותר שזוחלים מסביב.
Etrafta sürünen daha küçük hayvanlar var.هناك حيوانات أصغر يزحفون نحوها.
Etrafta sürünen daha küçük hayvanlar var.塔みたな構造をしています
Ey güzeller güzeli, Bilmiyorsan, Sürünün izine çık, Çobanların çadırları yanında Oğlaklarını otlat.Jestliže nevíš, ó nejkrašší mezi ženami, vyjdi po šlepějích ovcí, a pas kozlátka svá podlé obydlí pastýřů.
Ey güzeller güzeli, Bilmiyorsan, Sürünün izine çık, Çobanların çadırları yanında Oğlaklarını otlat."Jos et sitä tiedä, sinä naisista kaunein, käy lammasten jälkiä ja kaitse vohliasi paimenten telttapaikoilla."
Ey güzeller güzeli, Bilmiyorsan, Sürünün izine çık, Çobanların çadırları yanında Oğlaklarını otlat.여인 중에 어여쁜 자야 네가 알지 못하겠거든 양떼의 발자취를 따라 목자들의 장막 곁에서 너의 염소 새끼를 먹일지니라
Ey güzeller güzeli, Bilmiyorsan, Sürünün izine çık, Çobanların çadırları yanında Oğlaklarını otlat.Vet du det ikke, du fagreste blandt kvinner, så gå ut i fårenes spor og vokt dine kje ved hyrdenes hytter!
Ey güzeller güzeli, Bilmiyorsan, Sürünün izine çık, Çobanların çadırları yanında Oğlaklarını otlat.Ако ти не знаеш, хубавице между жените, Излез по дирите на стадата И паси яретата си при шатрите на овчарите.
Ey güzeller güzeli, Bilmiyorsan, Sürünün izine çık, Çobanların çadırları yanında Oğlaklarını otlat.Кобылице моей в колеснице фараоновой я уподобил тебя, возлюбленная моя.
Ey güzeller güzeli, Bilmiyorsan, Sürünün izine çık, Çobanların çadırları yanında Oğlaklarını otlat.אם לא תדעי לך היפה בנשים צאי לך בעקבי הצאן ורעי את גדיתיך על משכנות הרעים׃
Ey güzeller güzeli, Bilmiyorsan, Sürünün izine çık, Çobanların çadırları yanında Oğlaklarını otlat.ان لم تعرفي ايتها الجميلة بين النساء فاخرجي على آثار الغنم وارعي جداءك عند مساكن الرعاة
Ey güzeller güzeli, Bilmiyorsan, Sürünün izine çık, Çobanların çadırları yanında Oğlaklarını otlat.你 這 女 子 中 極 美 麗 的 、 你 若 不 知 道 、 只 管 跟 隨 羊 群 的 腳 蹤 去 、 把 你 的 山 羊 羔 、 牧 放 在 牧 人 帳 棚 的 旁 邊
Ey güzeller güzeli, Bilmiyorsan, Sürünün izine çık, Çobanların çadırları yanında Oğlaklarını otlat.你 這 女子 中極美麗 的 、 你 若 不 知道 、 只管 跟 隨 羊群 的 腳蹤 去 、 把 你 的 山 羊羔 、 牧放 在 牧人 帳棚 的 旁邊
Genellikle, bir şeylere saplanıp kaldığımda derimde sürünen kabartılar görürüm.Задувает свечи Задувает свечи Задувает свечи Задувает... ...
Gezinebilmesinin tek yolu, göbeğinin etrafında şu şekilde sürünmesiydi.Cách duy nhất cậu bé có thể di chuyển là bò bằng bụng như thế này.
Gezinebilmesinin tek yolu, göbeğinin etrafında şu şekilde sürünmesiydi.Den eneste måde han kunne komme rundt på var, at kravle rundt på maven på denne måde.
Gezinebilmesinin tek yolu, göbeğinin etrafında şu şekilde sürünmesiydi.Det enda sättet för honom att röra på sig var att kräla framåt på mage.
Gezinebilmesinin tek yolu, göbeğinin etrafında şu şekilde sürünmesiydi.Egyedül úgy tudott menni, hogy a hasán mászott.
Gezinebilmesinin tek yolu, göbeğinin etrafında şu şekilde sürünmesiydi.Er konnte sich nur kriechend fortbewegen, wie hier.
Gezinebilmesinin tek yolu, göbeğinin etrafında şu şekilde sürünmesiydi. Hiçbir ilaca cevap vermedi.הדרך היחידה בה יכל לנוע היא באמצעות זחילה על בטנו.
Gezinebilmesinin tek yolu, göbeğinin etrafında şu şekilde sürünmesiydi.Hij kon alleen maar wat rondkruipen op zijn buik zoals hier.
Gezinebilmesinin tek yolu, göbeğinin etrafında şu şekilde sürünmesiydi.Jediným způsobem, jak se mohl přemisťovat, bylo takhle se plazit po břiše.
Gezinebilmesinin tek yolu, göbeğinin etrafında şu şekilde sürünmesiydi.돌아다닐 수 있는 유일한 방법은 이렇게 배로 기어다니는 방법 뿐입니다.
Gezinebilmesinin tek yolu, göbeğinin etrafında şu şekilde sürünmesiydi.La única forma en la que podía moverse era gateando sobre su vientre así.
Gezinebilmesinin tek yolu, göbeğinin etrafında şu şekilde sürünmesiydi.L'unico modo che aveva per spostarsi era strisciare sulla pancia.
Gezinebilmesinin tek yolu, göbeğinin etrafında şu şekilde sürünmesiydi.Nu se putea mişca decât târâş pe burtă.
Gezinebilmesinin tek yolu, göbeğinin etrafında şu şekilde sürünmesiydi.Poruszać mógł się tylko - czołgając się.
Gezinebilmesinin tek yolu, göbeğinin etrafında şu şekilde sürünmesiydi.Sa seule manière de se déplacer était en rampant sur le ventre, comme ça,
Gezinebilmesinin tek yolu, göbeğinin etrafında şu şekilde sürünmesiydi.Единствения начин за него да се движи беше да лази ето така по корем.
Gezinebilmesinin tek yolu, göbeğinin etrafında şu şekilde sürünmesiydi.Единственный способ передвижения для него — ползком на животе.
Gezinebilmesinin tek yolu, göbeğinin etrafında şu şekilde sürünmesiydi.الطريقة الوحيدة التي كان يستطيع التحرك فيها هي بالزحف على بطنه هكذا
Gezinebilmesinin tek yolu, göbeğinin etrafında şu şekilde sürünmesiydi.どんな薬も効き目がありませんでした
Git süründen bana iki seçme oğlak getir. Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.Du-te de ia-mi din turmă doi iezi buni, ca să fac din ei tatălui tău o mîncare gustoasă cum îi place;
Git süründen bana iki seçme oğlak getir. Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.Hãy ra ngoài bầy , bắt hai dê con tốt , rồi mẹ sẽ dọn cho cha_con một món ngon , tùy theo người sở_thích ;
Git süründen bana iki seçme oğlak getir. Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.Hãy ra ngoài bầy, bắt hai dê con tốt, rồi mẹ sẽ dọn cho cha con một món ngon, tùy theo người sở thích;
Git süründen bana iki seçme oğlak getir. Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.염소떼에 가서 거기서 염소의 좋은 새끼를 내게로 가져오면 내가 그것으로 네 부친을 위하여 그 즐기시는 별미를 만들리니
Git süründen bana iki seçme oğlak getir. Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.Va me prendre au troupeau deux bons chevreaux; j`en ferai pour ton père un mets comme il aime;
Git süründen bana iki seçme oğlak getir. Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.לך נא אל הצאן וקח לי משם שני גדיי עזים טבים ואעשה אתם מטעמים לאביך כאשר אהב׃
Git süründen bana iki seçme oğlak getir. Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.اذهب الى الغنم وخذ لي من هناك جديين جيّدين من المعزى. فأصنعهما اطعمة لابيك كما يحب.
Git süründen bana iki seçme oğlak getir. Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.你 到 羊 群 裡 去 、 給 我 拿 兩 隻 肥 山 羊 羔 來 、 我 便 照 你 父 親 所 愛 的 、 給 他 作 成 美 味
Git süründen bana iki seçme oğlak getir. Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.你 到 羊群 裡去 、 給我 拿兩 隻肥 山 羊羔 來 、 我 便 照 你 父親所愛 的 、 給他 作成 美味
Hatta, bu bölüme hala sürüngen beyin diyoruz.De hecho es aún llamado el cerebro reptiliano.
Hatta, bu bölüme hala sürüngen beyin diyoruz.進化した部分は、より複雑な脳の層に相当する
Hatta bu yalvarma değil yerlerde sürünmekti.Ce n'est même pas une demande. C'est une supplication.
Hatta bu yalvarma değil yerlerde sürünmekti.Das war nicht einmal eine Bitte, das war betteln.
Hatta bu yalvarma değil yerlerde sürünmekti.Det där var inte ens en begäran. Det där var att be.
Hatta bu yalvarma değil yerlerde sürünmekti.Ei se ollut edes vaatimus. Vaan anelua.
Hatta bu yalvarma değil yerlerde sürünmekti.Ez nem is szívesség volt, inkább könyörgés...
Hatta bu yalvarma değil yerlerde sürünmekti.Itu juga bukan permintaan. Itu mengemis.
Hatta bu yalvarma değil yerlerde sürünmekti.Nici macar nu este o cerere. Este o rugaminte.
Hatta bu yalvarma değil yerlerde sürünmekti.Non è neanche una richiesta. E' elemosinare.

İlgili Sayfalar