Ana içeriğe geç
Sözlük

süprüntü ile cümle

süprüntü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Evin süprüntüleri, gece dışarı atılmaz.Therefore, sides of the road could not be seen at night.
Hepsi süprüntü bunların!A lot of rubbish.
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.You have made us an off-scouring and refuse in the midst of the peoples.
Onları sel süprüntüsüne çevirdik. Zalimler güruhunun canı cehenneme! [40,78]And the Cry seized them justly, and We made them as scum; so away with the people of the evildoers!
Derken o korkunç ses, onları gerçekten yakaladı da onları sel süprüntüsü haline getirdik.Then the Blast struck them, justifiably, and We turned them into scum.
Gerçekten, onları bir çığlık yakaladı ve onları süprüntü yığını haline getirdik.Then the Blast struck them, justifiably, and We turned them into scum.
Korkunç felaket onları eşitçe yakaladı ve böylece onları süprüntü yığınına çevirdik.Then the Blast struck them, justifiably, and We turned them into scum.
Böylece onları bir süprüntü kılıverdik. Zulmeden kavim için yıkım olsun.So away with the wrongdoing lot!
Benzer biçimde, uğur böceğini ve süprüntü sineğini de çekmektedir.[1]Similarly, it attracts ladybirds and hoverflies.[1]
Taşıyabileceği iri ve ince malzemeleri (süprüntü-kum, kil silt, çakıl) dağdan aşağı taşır.قوڭۇر تاغ, Қоңур Тағ — «коричневая гора», кит. упр.
Evin süprüntüleri, gece dışarı atılmaz.Τα ταχυδρομικά περιστέρια δεν πετούσαν τη νύχτα.
Evin süprüntüleri, gece dışarı atılmaz.Dugg oppstår ikke bare utendørs om natten.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.Asta e o usurare. Din nou, gunoiul unui barbat e comoara altuia.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.C'est un soulagement ! Les ordures d'un homme sont le trésor d'un autre.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.Che sollievo. Per la seconda volta, il ciarpame di un uomo é il tesoro di un altro.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.Co za ulga. Jednak, śmieć jednego mężczyzny jest skarbem innego.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.Das ist eine Erleichterung. Des einen Mannes Müll ist des anderen Mannes Schatz.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.Dat is een opluchting, Maar dan opnieuw, het vuilnis van de ene man is een schat voor de andere man.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.Det är en lättnad. Men ändå, en mans skräp är en annan mans skatt.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.Itu sungguh melegakan. Dan lagi, sampah seseorang adalah harta bagi orang lain.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.Se on helpotus. Koska toisen miehen roska on toisen aarre.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.Thật là nhẹ nhõm. Đồ bỏ của người này là kho báu của người kia.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.Αυτό είναι ανακούφιση. Αλλά και πάλι, τα σκουπίδια κάποιου είναι για κάποιον άλλον θησαυρός.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.Такое облегчение. И правда, хлам для одного мужчины, для другого - сокровище.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine..איזו הקלה. אבל, זבל של גבר אחד, הוא אוצר של גבר אחר
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.يا للراحة. إذاً مجدداً قمامة رجل ما هي كنز لرجل أخر
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.なに言ってんのよ
Hepsi süprüntü bunların!Das ist doch alles Schrott.
Hepsi süprüntü bunların!E' robaccia!
Hepsi süprüntü bunların! Kırık, dökük, iğrenç. Hepsi için beş kron veririm.Σκουπίδια είναι κι ελαττωματικά Πέντε κορώνες για όλα.
Hepsi süprüntü bunların! Kırık, dökük, iğrenç.Rotos, hechos un asco.
Hepsi süprüntü bunların!Skräp alltihopa.
Hepsi süprüntü bunların!Spousta krámů.
Hepsi süprüntü bunların!Wiele śmieci.
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.Ci hai ridotti a spazzatura e rifiuto in mezzo ai popoli
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.Como desecho y basura, nos pusiste en medio de los pueblos
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.Como escória e refugo nos puseste no meio dos povos.
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.Du hast uns zu Kot und Unflat gemacht unter den Völkern.
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.Ja, orena och föraktade låter du oss stå mitt ibland folken.
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.Kami telah Kaujadikan seperti sampah di mata seluruh dunia
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.우리를 열방 가운데서 진개와 폐물을 삼으셨으므로
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.Ne-ai făcut de batjocură şi de ocară printre popoare.
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.Ngài làm chúng tôi ra của bỏ, ra đồ rác rến trong dân sự.
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.Ngài làm chúng_tôi ra của bỏ , ra đồ rác_rến trong dân_sự .
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.Položil si nás za smeti a povrheľ uprostred národov.
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.Sepredékké és útálattá tettél minket a népek között.
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.til Skarn og til Udskud har du gjort os midt iblandt Folkene.
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.Til skarn og utskudd gjorde du oss midt iblandt folkene.
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.Tunkioksi ja hylyksi sinä olet meidät tehnyt kansojen seassa.
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.Tu nous as rendus un objet de mépris et de dédain Au milieu des peuples.
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.U hebt ons gemaakt als paria's en uitschot onder de volken.
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.Za nesnago in izmeček si nas postavil sredi ljudstev.
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.Za smeti a povrhel položil jsi nás u prostřed národů těchto.
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.Za śmieci i za pomiotło położyłeś nas w pośrodku tych narodów.
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.Μας εκαμες σκυβαλον και βδελυγμα εν μεσω των λαων.
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.Направил си ни като помия и смет всред племената.
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.сором и мерзостью Ты сделал нас среди народов.
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.סחי ומאוס תשימנו בקרב העמים׃
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.جعلتنا وسخا وكرها في وسط الشعوب.
Uluslar arasında bizi pisliğe, süprüntüye çevirdin.你 使 我 們 在 萬 民 中 成 為 污 穢 和 渣 滓
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod