süleyman ile cümle
süleyman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Süleymanın Ezgiler Ezgisi.نشيد الانشاد الذي لسليمان
Süleymanın Ezgiler Ezgisi.所 羅 門 的 歌 、 是 歌 中 的 雅 歌
Süleymanın Ezgiler Ezgisi.所羅門 的 歌 、 是 歌 中 的 雅歌
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››Afligiré a la descendencia de David por causa de esto, pero no para siempre.'
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››a potrápim semeno Dávidovo pre tú vec, avšak nebudem ho trápiť po všetky dni.
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››E por isso afligirei a descendência de Davi, todavia não para sempre.
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››És megsanyargatom ezért a Dávid magvát: de még sem örökre.
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››In zaradi tega bom poniževal seme Davidovo, a ne vse dni.
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››I trapić będę nasienie Dawidowe dla tego; a wszakże nie po wszystkie dni.
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››Ja, för den sakens skull skall jag ödmjuka Davids säd, dock icke för alltid.»
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››J`humilierai par là la postérité de David, mais ce ne sera pas pour toujours.
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››Karena Salomo berdosa, Aku akan menghukum keturunan Daud, tetapi tidak untuk selama-lamanya.'
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››내가 이로 인하여 다윗의 자손을 괴롭게 할 터이나 영원히 하지는 아니하리라 하셨느니라 한지라
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››Maar om Salomo's zonde zal Ik de nakomelingen van David vernederen; maar niet voor altijd."
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››men jeg ydmyger Davids Slægt for den Sags Skyld, dog ikke for stedse!"
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››Og Davids ætt vil jeg ydmyke på grunn av det som er gjort, dog ikke for alle tider.
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››Potrápímť zajisté semene Davidova pro tu věc, a však ne po všecky dny.
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››Siitä syystä minä nöyryytän Daavidin jälkeläiset, en kuitenkaan ainiaaksi."
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››umilierò la discendenza di Davide per questo motivo, ma non per sempre»
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››und will den Samen Davids um deswillen demütigen, doch nicht ewiglich.
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››Voi smeri prin aceasta sămînţa lui David, dar nu pentru totdeauna.``
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››και θελω κακουχησει το σπερμα του Δαβιδ δια τουτο, πλην ουχι δια παντος.
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››и смирю Я род Давидов за сие, но не на все дни.
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››И чрез това ще оскърбя Давидовия род, но не за винаги.
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››ואענה את זרע דוד למען זאת אך לא כל הימים׃
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››واذل نسل داود من اجل هذا ولكن لا كل الايام.
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››我 必 因 所 羅 門 所 行 的 、 使 大 衛 後 裔 受 患 難 、 但 不 至 於 永 遠
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››我 必 因 所羅門 所 行 的 、 使 大衛 後 裔 受 患難 、 但 不 至於 永遠
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.A avut de neveste şapte sute de crăiese împărăteşti şi trei sute de ţiitoare; şi nevestele i-au abătut inima.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.A mal žien kňažní sedemsto a ženín tristo, a jeho ženy naklonily jeho srdce.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.Aveva settecento principesse per mogli e trecento concubine; le sue donne gli pervertirono il cuore
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.És valának néki feleségei, hétszáz királynéasszony és háromszáz ágyas; és az õ feleségei elhajták az õ szívét.
Süleyman Keruvları da altınla kaplattı.És beborítá a Kérubokat aranynyal.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.Han havde 700 fyrsfelige Hustruer og 300 Medhustruer, og hans Hustruer drog hans Hjerte bort fra Herren.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.Il eut sept cents princesses pour femmes et trois cents concubines; et ses femmes détournèrent son coeur.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.In imel je sedemsto žen kneginj in tristo priležnic; in žene so odvrnile srce njegovo.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.왕은 후비가 칠백인이요 빈장이 삼백인이라 왕비들이 왕의 마음을 돌이켰더라
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.Người có bảy trăm hoàng hậu, và ba trăm cung nữ; chúng nó bèn làm cho người trở lòng.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.Người có bảy_trăm hoàng_hậu , và ba_trăm cung_nữ ; chúng_nó bèn làm cho người trở lòng .
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.Tak iż miał żon królowych siedm set, a założnic trzy sta; i odwróciły żony jego serce jego.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.Tak že měl žen královen sedm set a ženin tři sta. I odvrátily ženy jeho srdce jeho.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.Tinha ele setecentas mulheres, princesas, e trezentas concubinas; e suas mulheres lhe perverteram o coração.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.Tuvo 700 mujeres reinas y 300 concubinas. Y sus mujeres hicieron que se desviara su corazón
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.Und er hatte siebenhundert Weiber zu Frauen und dreihundert Kebsweiber; und seine Weiber neigten sein Herz.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.И было у него семьсот жен и триста наложниц; и развратили жены его сердце его.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.Имаше седемстотин жени княгини и триста наложници; и жените му отвърнаха сърцето му.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.ויהי לו נשים שרות שבע מאות ופלגשים שלש מאות ויטו נשיו את לבו׃
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.وكانت له سبع مئة من النساء السيدات وثلاث مئة من السراري فامالت نساؤه قلبه.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.所 羅 門 有 妃 七 百 、 都 是 公 主 . 還 有 嬪 三 百 . 這 些 妃 嬪 誘 惑 他 的 心
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.所羅門 有妃 七百 、 都 是 公主 . 還有 嬪三百 . 這些 妃嬪誘惑 他 的 心
Süleymanın krallığı dönemindeki öteki olaylar, bütün yaptıkları ve bilgeliği Süleymanın tarihinde yazılıdır.Alles wat Salomo verder deed en zei, staat beschreven in het boek 'De geschiedenis van Salomo'.
Süleymanın krallığı dönemindeki öteki olaylar, bütün yaptıkları ve bilgeliği Süleymanın tarihinde yazılıdır.A ostatné deje Šalamúnove a všetko, čo robil, a jeho múdrosť, či nie sú napísané v knihe dejov Šalamúnových?
Süleymanın krallığı dönemindeki öteki olaylar, bütün yaptıkları ve bilgeliği Süleymanın tarihinde yazılıdır.Jiné pak věci Šalomounovy, kteréž činil, i moudrost jeho vypsány jsou v knize činů Šalomounových.
Süleymanın krallığı dönemindeki öteki olaylar, bütün yaptıkları ve bilgeliği Süleymanın tarihinde yazılıdır.솔로몬의 남은 사적과 무릇 저의 행한 일과 그 지혜는 솔로몬의 행장에 기록되지 아니하였느냐
Süleymanın krallığı dönemindeki öteki olaylar, bütün yaptıkları ve bilgeliği Süleymanın tarihinde yazılıdır.Le altre gesta di Salomone, le sue azioni e la sua sapienza, sono descritte nel libro della gesta di Salomone
Süleymanın krallığı dönemindeki öteki olaylar, bütün yaptıkları ve bilgeliği Süleymanın tarihinde yazılıdır.Прочие события Соломоновы и все, что он делал, и мудрость его описаны в книге дел Соломоновых.
Süleymanın krallığı dönemindeki öteki olaylar, bütün yaptıkları ve bilgeliği Süleymanın tarihinde yazılıdır.ויתר דברי שלמה וכל אשר עשה וחכמתו הלוא הם כתבים על ספר דברי שלמה׃
Süleymanın krallığı dönemindeki öteki olaylar, bütün yaptıkları ve bilgeliği Süleymanın tarihinde yazılıdır.وبقية امور سليمان وكل ما صنع وحكمته أما هي مكتوبة في سفر امور سليمان.
Süleymanın krallığı dönemindeki öteki olaylar, bütün yaptıkları ve bilgeliği Süleymanın tarihinde yazılıdır.所 羅 門 其 餘 的 事 、 凡 他 所 行 的 、 和 他 的 智 慧 、 都 寫 在 所 羅 門 記 上
Süleymanın krallığı dönemindeki öteki olaylar, bütün yaptıkları ve bilgeliği Süleymanın tarihinde yazılıdır.所羅門 其 餘 的 事 、 凡 他 所 行 的 、 和 他 的 智慧 、 都 寫 在 所羅門 記上
İlgili Sayfalar